🔴Irmak Öğretmenin Ölümüyle İlgili Soruşturma Başlatıldı
Ağrı’da görev yapan öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın ölümünün ardından, mobbing ve haksız idari süreç iddialarına ilişkin Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.
Soruşturma kapsamında okul yönetimiyle ilgili inceleme başlatılırken, Irmak öğretmene mobbing uyguladığı öne sürülen okul müdürü hakkında da soruşturma açıldı.
Irmak öğretmeni ölüme sürükleyen, mobbing yapan, her türlü şiddeti uygulayan, ihmal eden, görmezden gelen, kulağını kapatan kim varsa yargılanmalı!! #Irmaköğretmeniçinadalet
Öğretmenimiz Irmak Koparan'ın öğretmen arkadaşının konuyla ilgili açıklaması:
" 1,5 yıl atanmayı bekledikten sonra 2024-2025 yılının ikinci döneminde Ağrı'nın Hamur ilçesi Soğanlıtepe İlkokuluna Irmak hoca ile birlikte atanmıştık. Hamur İlçe Millî Eğitim Müdürü Mehmet Özmüş'ün bana bir erkek ile bir kadının aynı yerde kalması uygun değil diyerek beni Soğanlıtepe İlkokuluna, Irmak hocayı ise Karakazan İlkokulu-Ortaokuluna görevlendirdiler. Millî Eğitim Müdürüne ben de "Ben o köyde yapamam. İhtiyaçlarımı karşılayamam, köyün servisi yok beni de görevlendirin" diye söylemiştim. Fakat bana "İster uçakla istersen neyle gidiyorsan git!" dedi. Kimse yardımcı olmayınca köy muhtarının yardımıyla köye geldim. Hatta ilk atandığımızda bütün öğretmenlere "okullarınıza gidin ve görün" demişlerdi. Irmak hoca da gidemediği için İlçe Milli Eğitim Müdürü Irmak hocaya takmıştı diyebilirim.
5 Mayıs 2025'te ben askere gittim. Bir yıl sonrasında askerliğim bitmeye yakın Irmak hoca beni aradı. Durumunu anlattı: Karakazan'daki okul müdürü ile tartışma yaşıyor ve okul müdürü Irmak hocaya vuruyor. Bu konu başka kişilere tam tersi olarak anlatılıyor. Olay servis şoförünün gözü önünde olduğu hâlde hiçbir şey söylemiyor. Servislerde bulundurulması zorunlu olan kamera olmadığı için olay tam olarak açıklığa kavuşamıyor. Fakat Irmak hoca olayı gerçekliğiyle anlatacak şahitlerin olduğunu da söylüyordu. Sonuç olarak Irmak hoca Soğanlıtepe İlkokuluna sürülüyor. Köy, Irmak hocanın evine yaklaşık 60 km uzaklıkta. Onun için durum gerçekten çok zordu. Lojman kalınacak durumda değildi ki şu an ben de ana sınıfında kalıyorum. Lojman rutubet içinde ve orada kalacak olan kişinin hastalanması kaçınılmaz. Irmak hoca İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne yazı gönderiyor lojmanın durumuyla ilgili ve yaptıkları tek şey duvarları boyamak. Sonuçta da lojmanı yaptık kalabilir diyerek Irmak hocanın vermiş olduğu dilekçeler hiçbir zaman olumlu yanıtla karşılanmıyor. Fakat Irmak hoca sürekli Kaymakamlığa, İlçe Millî Eğitim Müdürlüğüne gidip durumunu anlatıyor. İlk zamanlarda taksiye 3.000 lira para veriyordu. Bunun üstüne ev kirası da eklenecek olursa bu durum maddi olarak kabul edilemezdi.
Ulaşımın zorluğu ise işin fiziksel tarafıydı. Ruhsal olarak ise daha kötüydü. Sabahları kahvaltı yapmadan geliyordu. Bunları haber alınca köyde tanıdığım ve güvendiğim bir öğretmene Irmak hocaya iyi bakmasını tembih ettim. Sağ olsun sabahları çay ve kahvaltılık getiriyormuş. Olabildiği kadar gönlünü hoş tutmaya çalışıyormuş. Fakat Mehmet Özmüş'ün uyguladığı mobbing arkadaşımı bitirdi, mahvetti. Özellikle yanlı davranmak. Irmak hocanın sürgün edilmesi fakat arkadaşımı darp edenlerin hiçbir ceza almaması işi psikolojik olarak çok kötüye götürdüğünü düşünüyordum. Ben bunları hocamızdan dinleyince ona şöyle söyledim: "Hocam merak etmeyim askerliğim biter bitmez ben oraya geleceğim ve sizin durumunuzu düzeltmek için elimden geleni yapacağım. Nasıl olsa bir erkek ile bir kadının aynı yerde kalmasını uygun görmüyorlar." Sürekli konuşurduk ve ona olabildiğince moral vermeye çalışıyordum. 13 Mayıs 2026'da göreve başladım. İlçe Millî Eğitim Müdürü ile görüşemedim fakat şube müdürü ile konuşup arkadaşımın durumunu anlattım. Hatta en sonunda "Sizden müdürlük yapmanızı değil abilik yapmanızı istiyorum, Irmak hocanın durumu iyi değil" dedim. Fakat hiçbir gelişme olmadı. Bu süreç içinde Irmak hoca dilekçe vermeye ve durumunu ilgili makamlara iletmeye devam etti. Yine hiçbir sonuç alamadı. "
Hamur İlçe Milli Eğitim Müdürü
Mehmet Özmüş
Para var,geçim sıkıntısı yok,evinde bütün gün temizlik,çocuk peşinde koşma ve yemek yapma derdi yok,istediği yere istediği an gidebilme,her şeyin en iyisine ulaşabilme imkanı var. Bir zahmet de yaşlanmayıversin aq
İkizler kadınlarını hafife alanlar bir süre sonra neden pişman olduklarını anlıyor. Çünkü bunlar sanıldığı gibi “çabuk sıkılan” tipler değil. Aslında çok çabuk çözüyorlar. Bir insanın samimi mi, boş mu, ego mu kastığı üç konuşmada anlıyorlar. O yüzden bazıları “bir anda değişti” diyor. Hayır canım, kız değişmedi. Sadece seni tanıdı.
Prof. Dr. Acar Baltaş, kusursuz hayat arayışının boş bir hayal olduğunu anlattı:
🔹 “Kusursuz aşk yok.”
🔹 “Kusursuz evlilik yok.”
🔹 “Kusursuz iş, ev ya da tatil yok.”
🔹 “Her şeyde mutlaka bir çatlak var.”
🔹 “Her şeyde bir kusur var.”
🔹 “Japonların wabi-sabi anlayışı vardır.”
🔹 “Kusuruyla güzel olmak demektir.”
🔹 “Yaşanmışlığı temsil eder.”
🔹 “Yüzümüzdeki çizgiler gibi.”
🔹 “Saçımızdaki beyazlar gibi.”
🔹 “Evrendeki tek mükemmellik farklılıktır.”
🔹 “Farklılığı yaratan da kusurlardır.”
🔹 “Biz de kusurluyuz.”
🔹 “Bu kusurları kabul ettiğimiz ölçüde barışık oluruz.”
İnsanların en büyük hatalarından biri, güler yüzlü, sevecen ve açık kalpli insanları cepte ve garanti görmeleridir. Oysa bu kişiler size besledikleri samimi duyguların karşılığını görmezlerse, onları geri çekmeyi bilirler. Sizi çıkardıkları tahttan indirmek, onlar için sanattır.
Arabayı yıkamaya bıraktım, yıkamacı 2 saate anca yıkarım dedi. Ben de 4-5 saate gelirim abicim dedim. 6 saat sonra geldim araba daha yıkanmamıştı. Acelesi yok dedin ya diyor. Kısacası bu millete güler yüz yaramıyor