sözün özü; otizmli birine bakan bir ebeveynin cennetlik olmaması mümkün değil ve sözün özü çocukları -bilhassa özel çocukları- mutlu etmeye çalışın dostlar. onlar dünyanın en masum, en samimi ve en dürüst varlıklarıdır.
Noel Baba’nın kucağına oturan küçük kız (Samantha Krieger) gerçek hayatta da işitme engelliydi. Noel Baba’yı canlandıran Richard Attenborough, sahnenin prova edilmemesini isteyerek kızın tepkisinin tamamen doğal olmasını sağladı.
Çekim sırasında küçük kız, karşısındaki oyuncunun işaret dili bildiğini bilmiyordu. Attenborough onunla işaret diliyle konuşunca, yüzündeki şaşkınlık ve mutluluk tamamen gerçekti. O an sadece bir sahne değil, anlaşılmanın saf sevinci yaşandı.
Dostoyevski’nin “Suç ve Ceza” kitabında şöyle yazar:
“İnsanın yüksek bir dağın tepesinde, ancak iki ayağının sığabileceği kadar daracık bir yerde yaşaması gerekse, çevresindeyse uçurumlar, okyanuslar, sonsuz karanlıklar, fırtınalar ve sonsuz bir yalnızlık olsa, yine de o bir avuç yerde ömrü boyunca, binlerce yıl, sonsuza dek yaşamanın, o anda ölmeye yeğleneceği söylenir.
Herkese selamlar,
Sofrada bereket, sokakta selamet, insanda dürüstlük ve daha niceleri gibi dertlerimiz varken,
başka bir derdimiz yokmuş gibi günlerdir yazdığım şarkı sözleri sosyal medyada konuşuluyor. Kasıtlı, son derece art niyetli ve aklıselim biri tarafından algılanması imkansız olacak şekilde bambaşka bir yerlere çekiliyor. Şaşkınlıkla izliyorum.
100’ü aşkın eserin söz yazarı olarak, ilk ve son kez, Perperişan şarkısı özelinde kafaları biraz netlemek gereğini görüyorum. Şarkılarım her zaman hayatın pek çok alanından ilham almış ve hayatın kendisini anlatmıştır. Benim yazım tarzımla ortaya çıkmış bir üründe herkes, her dinleyen, kendine ait, kendine dair kişisel anlamlar bulabilir. Sanatın ve edebiyatın çekici ve güzel yanı da budur zaten.
Bu şarkı halk edebiyatı geleneğine öykünerek, metaforlar üzerinden bir aşk hikayesini anlatıyor.
Dinleyenlerimin son derece aşina olduğu muzip bir anlatım tarzı. Misal, kuş dediğin yuva da kurar göklere de uçar. Artık nereden almak istersen.
Sadece bir noktayı son derece net olarak ifade etmem gerekir ki, şarkıda geçen “toy bebe”, “kelek / ham / hayattan derslerini almamış ruh” manası taşımaktadır. (Kuşkusuz biçimde ve de tabii ki!)
Benim bu hikayenin neresinde olduğumun yorumunu ise sizlerin temiz kalplerine bırakıyorum. En kadim kültürel değerlerimiz arasında olan “ozanlık” gereği, bunun şahit olanı ve anlatıcısı da olabilirim.
Son olarak, kamu düzeni ve genel sağlığımızın alt tarafı bir şarkıdan bozulacak kırılganlıkta olmadığına inanmak istiyorum. Bu algı yaratma çabaları arasında, zihni ve kalbi rencide olan ne kadar sevenim varsa her birine yürekten sarılıyorum.
Eşiniz, Evlilik Birliği İçerisinde Edindiğiniz Malları 3.Şahıslar Üzerine Kayıt Ettirmek Suretiyle Sizden Mal Kaçırıyorsa Tüm Bu Tasarrufların İptali Mümkündür.. https://t.co/HCEoDaIvDB