@ZturkS 2012’de de yapamadığınız soru olursa şiir yazın demiştiniz. Ben de bir soruyu yapamayınca akrostij yazmıştım size . Puan da vermiştiniz. Tekrar teşekkürler hocam :)
Yozlaşmış duygulardan, çabuk kanıksamalardan, emeksiz vazgeçişlerden, benmerkezcilikten, dinlememeyişlerden, anlamak için çaba gösterilmemesinden hatta bunun istenilmemesinden, ön yargıların doğru olduğunun düşünülmesinden, katıksız saygısızlıktan/sevgisizlikten çok sıkıldım.
Ne ara bu kadar umursamaz hale geldik ve daha da fenası ne ara bu ağır umursamazlığımızı kabullenebildik? Herkeste herkese dair benzer bir acı. İnsanı insanlıktan çıkaran sen ve benden başkası değil.
Hiç bir şey düşünmeden kayıtsız güvenebildiğim çocuk zamanlarımı özl��yorum. Her şeyin açık ve net olduğu zamanlar. Birine ve bir şeylere inanmanın güzel bir his bıraktığı zamanlar. Şimdi ise hep tedirgin, endişeli, yarım, yıkık, sahte, umursamaz.
Lisede felsefe hocam ‘keşke’ kavramının var olmadığını söylemişti. İnsanların geçmişteki seçimlerinin öz iradeleriyle yaptıklarını ve sonuçlarını da aslında o an kabul ettiklerini söylemişti. Ve eklemişti;’Beklenmedik sonuçlarda insan çıldırır.Bu yüzden keşkeye sığınır.’ Sığınma.
Belirli duygu travmaları, yoğun hayal kırıklıkları ve kişinin epeyce aşılmış tahammül sınırlarından sonraki tepkisizlik; Kişinin bir şeylere şaşıramaması ve hiçbir şeyin o kişiyi yaralayamaması. Nefis bir evre.