çalışmaktan nefret ediyorum. beyaz yakalı olmaktan nefret ediyorum. bir iş/fikir göz göre göre olmayacakken sikko sikko toplantılarla o işin olacağına inandırılmaya çalışmaktan nefret ediyorum. sonra artık orta yol bulunsun diye o işi o şekilde yapıp ve o iş dediğim gibi olmayınca en başında nasıl olacağını anlattığım o yola dönmekten nefret ediyorum. insanların birbirlerine iş yapmamak için bahane paslamasına, pasif agresif davranışlara katlanamıyorum. farklı takımlar arası bürokrasiden nefret ediyorum. yazılanları okumayan, konuşulanı dinlemeyen insanlardan nefret ediyorum. beyaz yakalılık insan bünyesine, sağlığına asla uyan bir şey değil. keşke giderimin üstünde/eş bir kira gelirim olsaydı da ömrüm boyunca çalışmak zorunda kalmasaydım.
üç dört sene önce bir şeyler yapmak kolaydı. akşam eve gelirdin bu kitabı okuyacağım derdin ve okurdun. şimdi şu basit şey bile o kadar çok çaba istiyor ki.
Saçların hafızası olduğu teorisine göre her saçımızı kestirdiğimizde bir şeyleri geride bırakıyormuşuz. Erkeklerin her ay kestirdiğini düşünürsek nasıl bu kadar rahat oldukları ortada.