Madenci Mustafa'nın oğlu Resul'le tanıştırayım sizi. Enerji Bakanlığı'nın önünde oturuyoruz beraber. Devlet adına verilen sözün tutulmasını, @bagimsizmadenis 'in taleplerinin karşılanmasını bekliyoruz.
@denizseckin0555 Acıdan zevk alan bir insanın bir sonraki seçtiği canlı çocuk da olabilir. Bunu hangi anne yetiştirdi, hiçmi sevmedi de şeytana dönüştü
Basının kedi ve özellikle köpeklerin üzerin yıktığı ama sonradan öyle olmadığı anlaşılan haberleri bir başlık altına toplayalım. İlk linki paylaşayım hem de havuz medyasından. 👇
Siz de paylaşın lütfen..
https://t.co/wD2XJ0TFxc
Kedi düşmanlığı yapan tüm doktorların uluslararası bağlantıları araştırılmalıdır çünkü kediler yokolursa ülke virüs salgınına açık hale gelecek buda uluslararası ilaç tröstlerinin işine yarayacaktır bu amaçla açılan trol hesapların buna hizmet ettiği ortadadır
@seslisorguluyor Sayenizde hepsi öldürülüyor. Rahat rahat gezin artık. Ama ınlarıda allah yarattı. Bu vebal yerde kalmaz. Bunuda bilin. Allah hiç bir canlıya sebepsiz can vermedi. Sizler onların ölmesine sebep oldunuz
Cumhurbaşkanlığı Kararı ile “Kesin Korunacak Hassas Alan”, 2019’dan beri “Ulusal Önemi Haiz Sulak Alan” olarak tescilli Milas Bargilya-Boğaziçi Sulak Alanı’na kamyonlarla hafriyat dökülüyor.
Kuş Cenneti göz göre göre tahrip ediliyor.
DİYARBAKIR VALİLİĞİNE VE EMNİYET TEŞKİLATINA
SORUYORUZ!
Ulusal Güvenlik Stratejisti ve İletişim Uzmanı Umut Metehan Avcı’nın Diyarkabır’daki olay hakkındaki yazısı önemli. Alıntıladığımdan daha uzun ama tümü okunmalı.
👇🏽
Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Büyükakadı Mahallesi’nde 4 yaşındaki bir çocuğun bir kedi tarafından ısırıldığı ve sonrasında sağlık durumunun ağırlaştığı yönündeki haber, elbette hepimizi üzmüş ve endişelendirmiştir. Ancak böyle hassas bir olayın yalnızca ilk haber başlıkları üzerinden değerlendirilmesi doğru değildir.
Çocuğun kesin teşhisinin ne olduğu, kuduz tanısının laboratuvar tarafından doğrulanıp doğrulanmadığı, eğer kuduz söz konusuysa bulaş kaynağının gerçekten bu kedi olup olmadığı ve bölgede başka risk unsurlarının bulunup bulunmadığı bilimsel ve resmî verilerle ortaya konulmalıdır.
Çünkü insan sağlığını doğrudan ilgilendiren bir olayda kamuoyunun ihtiyacı korku değil, doğru bilgidir.
Burada özellikle dikkat çekmek istediğimiz nokta ise olayın sosyal medyada ele alınış biçimidir. Gerçek bir sağlık vakasının çok kısa süre içerisinde farklı hesaplar tarafından benzer ifadelerle ve eş zamanlı biçimde paylaşılması, olayın tekil bir vakadan çıkarılarak “kediler toplum için tehdit oluşturuyor” şeklinde genişletilmesi ve bu çerçevede korku, panik ve hayvanlara yönelik tepkinin büyütülmesi tarafımızca masum bir iletişim biçimi olarak görülmemektedir.
Tam da bu noktada, olayın yaşandığı mahallede haber yapmak amacıyla bulunan bir muhabirin aracının, iddiaya göre görüntü alınmasını istemeyen bazı kişiler tarafından sıkıştırıldığı ve aracın tarlaya uçması sonucunda gazetecinin bu kişilerden şikâyetçi olduğu yönündeki haber ayrıca önem kazanmaktadır.
Emniyet Teşkilatına soruyoruz:
Muhabirin aracını sıkıştırdığı iddia edilen kişiler tespit edilmiş midir? Olayın gerçekleşme biçimini gösteren kamera veya başka dijital deliller incelenmiş midir? Gazetecinin şikâyeti üzerine adli süreç başlatılmış mıdır? Aracın tarlaya uçmasına neden olan hareketin kaza mı, yoksa kasıtlı bir müdahale mi olduğu araştırılmış mıdır? Daha da önemlisi, söz konusu kişilerin görüntü alınmasına neden karşı çıktıkları konusunda herhangi bir tespit yapılmış mıdır?
Türkiye’de sahipsiz köpekler üzerinden uzun süredir devam eden toplumsal tartışmaların yarattığı gerilimden sonra, şimdi benzer bir toplumsal fay hattı kediler üzerinden mi oluşturulmaya çalışılıyor? İnsanları hayvanlara karşı kışkırtan, öfke ve nefret duygularını büyüten bir dijital kampanya varsa bunun arkasında kimler bulunuyor?
Çocuğun kesin sağlık durumu nedir? Kuduz tanısı kesinleşmiş midir? Tanı laboratuvar tarafından doğrulanmış mıdır? Bulaşın söz konusu kediden gerçekleştiği bilimsel olarak ortaya konulmuş mudur? Bölgede başka kuduz vakaları bulunmakta mıdır? Olay sonrasında hangi halk sağlığı ve veterinerlik tedbirleri alınmıştır?
Toplum sağlığını korumanın yolu tekil bir olaydan bütün bir hayvan türünü suçlu ilan etmek değildir. Bilimsel teşhis, epidemiyolojik inceleme, aşılama, veterinerlik denetimi, kayıt sistemi, etkin popülasyon yönetimi ve vatandaşın doğru biçimde bilgilendirilmesi gerekir. Aynı şekilde bir sağlık vakasının toplumda korku ve nefret üretmek amacıyla kullanılıp kullanılmadığı da araştırılmalıdır.
Diyarbakır Valiliğinden olayın sağlık boyutunu, Emniyet Teşkilatından ise olayın güvenlik ve sosyal medya boyutunu bütün yönleriyle araştırmasını bekliyoruz.
Gerçek neyse ortaya konulsun.
Varsa ihmal ortaya çıkarılsın.
Varsa suç ortaya çıkarılsın.
Varsa dezenformasyon ortaya çıkarılsın.
Varsa koordinasyon deşifre edilsin.
Türkiye’nin toplumsal huzuru, hiçbir dijital operasyonun ve hiçbir organize algı faaliyetinin malzemesi yapılamaz.
https://t.co/N16sDouBrv