Bir dostun yorumuna verdiğim cevabı onun gibi düşünen tüm dostlara cevaben paylaşıyorum 👇
Sevgili dostum; merak edecek bir şey yok, bu desteğimin bir çıkar ilişkisi olmadığı kesin.
Eğer aksi olsaydı Topal Osman’ ın torunuyum diyen şahsı destekler milyonlarca lira konser parasını alır cebe atardım.
Tarih yaşayacak olan herkese gerçekleri gösterecektir!
Dün yetmez ama evet diyenlerin bir çoğu sonra aldatıldık dediler.
Yetmez ama evetle bugünün temellerini atanlar yarın da bir sonraki adımın temellerini attıklarını göreceklerdir.
Dün Chp’ li olduğumuz için celladına aşık olmakla bizi suçlayanları, bugün Topal Osman’ ın torunu olmakla övünenlerle kolkola görmek ilginç.
Peki biz bu duruma, celladına aşık olma sendromu değil de celladıyla yatağa girme durumu mu demeliyiz acaba?
Sevgili dostum; benim düşüncelerimi herkes beğenmek zorunda değil.
Peki dün yetmez ama evetçilerle birlikte yol yürüyen ve bu video da da beni hedef gösteren fetöcüye bile tek bir kelime edip onu eleştirmeden, beni eleştirebilmeniz çok vicdani, insani ve dostane bir tavırsa, bize de ancak böyle düşünen tüm “dostlara” selamlar demek düşer🖖
En devrimci, en solcu siz, hain biz he mi?
Şu mutlak butlandan sonra Alevi dernekleri toplansınlar. Cemevlerinde ve derneklerde bir köşeye Özgür Özel'in diğer köşeye de Ekrem İmamoğlu'nun boy fotoğrafını assınlar da hepimiz kurtulalım. Ağzını açan Alevilerin lideri gibi konuşuyor
https://t.co/v2hwQK0FyG
⚠️Daha kötüsü; CHP Genel merkezinde Kılıçdaroğlu’nun fotoğrafını ayaklar altına alanlar ‘Ermeni, Tunceli Ermenisi’ diye bağırıyordu.
😔En üzüntü verici olanı, tüm bunlar yapılırken sevgili İlkay Akkaya’nın Bertolt Brecht’in şiirinden bestelediği ‘Kurtuluş Yok Tek Başına, Ya Hep Beraber Ya Hiç Birimiz’ şarkısı çalıyordu.
📌Sadece not olsun diye yazıyorum:
👇👇
Seçimlerde büyükşehir belediye başkanı olmak ve eni konu ayda 170 bin lira maaş için (4 bin dolar civarı, beş yıl için toplam 220 bin dolar) neden kampanyasında 100 bin dolar masraf edip, borçlanır? Tek kalemde beş yıllık maaşın yarısı? Bu nasıl bir hizmet aşkı?
özür dilerim ama kabahatin çoğu sizin kardeşim. bu duruma geldikten sonra, kıymet-i harbiyesi yok. ondan önce neler neler dediler, ensest, mum söndü, dersim lobisi, alevi lobisi, sabiha gököçen az, bile yapmış vs defalarca size yazdım, yalvardım, umursamadınız, geçmiş ola.
Her fırsatta fikrini beğenmediği herkese yargı ve yafta dağıtan birinin “kılıç artığı”tanımlamasının anlamını bilmediğine inanmamız bekleniyor.
Diyelim ki bilmiyor! “Alevi dostlardan” dilediği özürün sayın @kilicdarogluk’dan dilenmesi gerekirken nefretinin muhatabı olandan özür dilemeyerek sözünü yerli yerinde bırakmış oluyor. Ayrıca birini soyadıyla kelime oyunu yaparak aşağılamak da zannettiği gibi zekâ taklacıklarıyla yapılan ucuz laf ebeliği değil düpedüz ayrımcılıktır.
Kin ve nefretini yönelttiği farklı toplum kesimleri bu göstermelik özürlere kanmaz. Hepimiz hanımefendinin sıfatlarıyla tanışığız.
Sınıf arkadaşı okul saldırganını anlattı:
'Sınıfta ağlardı, psikolojik sıkıntıları var gibiydi.
Üzüldüğünde kalemle elini kolunu deşerdi, sırası kan olurdu.
Semboller çiziyordu kağıda, değişik değişik.'
https://t.co/m7JsxTxWsu
kahraman yok. hepsi suçlu, hepsi cinayeti gizledi ki, bildiğimiz. sabahattin ali, bahriye üçok, turan dursun, uğur mumcu, çetin emeç, abdi ipekçi, muammer aksoy, doğan öz, m.ali kışlalı hatırladıklarım, bu cinayetlerin hangisi ile yüzleşti ki devlet? cumartesi anneleri mesela?
ha şimdi iyice anlaşıldı. altını enikonu kirletmişsin tamam. bayraktan sonra istiklal marşı, arkasından cesurca cuma namazı beyanı da gelince tamam. helal sana be, ülkenin en korkulan yerinde, cengaverce görev yapmışsınız, ödül vereceklerine suçluyor musunuz kahraman faşoyu?
Utanmadan mağduriyet devşirmeye çalışıyor. İstiklal marşını yüksek sesle okuduğunu beyan ediyor. İşlediğin suçla İstiklal Marşı’nın ne alakası var.
“Bize faşist derlerdi” sözleriyle de bir yerlere göz kırpıyor!
Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in jandarma ifadesi…
“Bize faşist derlerdi”
“Okuduğum okullarda da asker- polis çocukları gibi bende akran zorbalığına maruz kalmışımdır” diyen Sonel, “hatta Tunceli’de lise okuduğum dönemde istiklal marşını bile bağıra bağıra okuyan asker polis çocukları ve bendim.
Bundan dolayı da çok bize yönelik faşist, ırkçı derlerdi” ifadelerini kullandı. Halen Yeditepe Üniversitesi’nde Halkla İlişkiler bölümü 4. Sınıfta okuduğunu anlattı.
"Asıl korkunç olan ihtimal ise şu: Asitle yakarak kemikleri tamamen ortadan kaldırmak. Anne Bedriye Doku’nun adliye önünde “Kızımı yaktılar” diye haykırdığı iddia tam da bu noktaya işaret ediyor."
Gülistan Doku’nun kemikleri nerede?
Anne Bedriye Doku’nun en büyük talebi, kızının bir mezarının olması.
Yaklaşık üç-dört ay önce dosyada yaşanan bir gelişmeyi ben de öğrenmiştim. İsim vermeden anlatayım: Sansasyon yaratabilecek nitelikte bilgiler kamerama anlatıldı. Ancak çekim sırasında bu bilgileri yayımlamama kararı aldım. Hatta haber kaynağımın yanında, kamera kaydını sildim. Çünkü bu soruşturmaya ve Gülistan Doku’nun hatırasına zarar vermek istemedim.
Ardından yaptığım kısa bir araştırmayla dosyada yaşanan ilerlemeyi daha net öğrendim.
Bu ilerlemeyi birçok kişi biliyordu. Peki, bu kadar kişinin haberdar olduğu bir gelişmeden kamu gücünü temsil eden bir vali habersiz olabilir miydi? Belki de hepimizden önce o öğrendi!
Asıl meselelerden biri de bu.
Gülistan’ı katledenler, suçlarının ortaya çıkmaması için planlı ve organize hareket ediyordu. Büyük bir organizasyonla hareket eden bu yapı, Gülistan’ın cansız bedenine dahi saygı göstermedi.
Koçpınar köyüne gömülen Gülistan, daha sonra buradan çıkarıldı. İki ihtimal var: Burası bilindiği için yer değiştirdiler. Ya başka bir yere gömdüler ya da…
Asıl korkunç olan ihtimal ise şu: Asitle yakarak kemikleri tamamen ortadan kaldırmak. Anne Bedriye Doku’nun adliye önünde “Kızımı yaktılar” diye haykırdığı iddia tam da bu noktaya işaret ediyor.
Ne yazık ki hem cinayet hem de delillerin yok edilmesi, büyük bir organizasyon izlenimi veriyor. Kemikleri yok eden bir suç şebekesi…
Şimdi sormak gerekiyor: Bu yapı bir suç örgütü değilde nedir?
19 Mart eylemlerinde memleketin gençleri bir çığlık attı, geleceksiz, güvencesiz, önünü göremediğin bir yaşama isyandı bu bence, ama anlaşılamadı değişimi sadece iktidar olmaya indirgeyen siyasetler o çığlığı da bastırdı, kendi için işlevselleştirdi düşünmeden duramıyorum bunu.
Soru: Trump bu gece İran medeniyetini yok edeceğini söyledi, ne düşünüyorsunuz?
Cevap: 250 yıllık bir ülke; 4000 yıllık, 6000 yıllık bir medeniyet için karar veremez.
💥 ADALETİN BU MU DÜNYA!
📣Kentsel dönüşümde kooperatif modeliyle İzmir’de ilk anahtarlar teslim edildi. Anahtar Teslim Töreni ve türlü açılışlar için CHP Genel Başkanı Özgür Özel de İzmir’e geldi. Herkesi temsilen 5 yurttaşa anahtarları teslim edildi. Ev sahibi olanlara hayırlı olsun.
📌Teslim edilen etap, şuan hala tutuklu bulunan Eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun kurucu başkanı olduğu kooperatifin etabı.
📌Proje Tunç Soyer’in ve hala tutuklu.
📌Projeyi hayata geçiren eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya hala tutuklu.
⚠️Törenin fotoğraf karesinde ise onları tutuklattığı resmen tescillenen, kooperatifleri durdurarak diğer etaplarda gecikmelere sebep olan cemil tugay var.
⚠️Törenin şarkısı da ‘adaletin bu mu dünya’ olsaydı keşke!