30 yıldır AKP’nin kalesi olan Üsküdar’ı kazanan ve “Ben AKP’ye asla geçmem. Onurunu kaybedersen geri dönüşü olmaz.” diyen Sinem Dedetaş, 22 gündür haksız şekilde tutuklu!
O onurlu bir duruşu tercih etti, bize de onu unutturmamak düşer.
Sinem Dedetaş derhal serbest bırakılmalı!
Milyonlarca liralık şüpheli para hareketleriyle ilişkilendirilen Rasim Ozan Kütahyalı, iddianame hazırlanmadan tahliye edildi.
Hakkındaki tek maddi delil internette herkese açık stand-up gösterisi olan Deniz Göktaş ise 47 gündür “kuyu tipi” cezaevinde.
Göktaş’ın gösterisi çözümlendi, esprileri savcılıkta tek tek soruldu; ancak iddianame hâlâ yazılmadı. .
İki dosya, tutuklamanın neden birinde geçici tedbir, diğerinde ise peşin cezaya dönüştüğü sorusunu gündeme getirdi.
Demirtaş: Çocuklarımıza güzel bir ülkeyi miras bırakalım. Yılmadık, bıkmadık, geri adım atmadık. 12 metre karelik bir hücredeyim ama burada yazıyorum, çiziyorum, üretiyorum, vazgeçmiyorum. Çünkü özgürlük mücadelesi ilkesel bir duruş, bir yaşam felsefesidir.
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar.
Size bu satırları hemen yan hücremden gelen “Aşkın mapushanee, içindee ben mahkum” dizeleri eşliğinde yazıyorum.
Bir düzeltmeyle başlayayım; tanımadığım ve görüşmediğim bir avukat “Deniz bizi unutmayın dedi ” gibi bir bilgi yaymış. Ne böyle bir duygum var ne de öyle bir talebim oldu. Aksine sürekli beni paylaştığını öğrendiğim arkadaşlarıma şu mesajı yolladım: “Abartma be king, yaz böyle geçmez.” Hazır hayatımın ilk tekzibini yapıp kendimi bir şey sanmışken hız kesmeden ikinciyi de yapayım. Biraz gecikmeli olacak ama tutuklandığımı öğrenince söylediğim “neşemizi çalamazlar” mesajını tırnak içinde olduğunu vurgulayarak söylemiştim. Nöşömözü çolomozlor gibi. Ama adliyeden Twitter’a ulaşana kadar yolda ironik tırnaklar kaybolmuş. Bana bu haberler geç geldiği için özetle şöyle diyebilirim; romantik, arabesk ya da talepkar bir cümle duyarsanız bilin ki doğru değildir. Çünkü ruh halim — olumlu anlamda — üçünden de uzak.
Evet, Çorlu’da birinci ayımı doldurdum. Ankara, Çorum, Antalya ve İstanbul’dan sonra en çok vakit geçirdiğim şehir Tekirdağ oldu. Beş Şehir’i tamamladım. Gelirseniz gezdiremem ama şehrimizin en çok ziyaret edilen noktası olan cezaevine çoğu Tekirdağlıdan daha hakimim. En iyi köfteciyi herkes bilir.
Moralim yerinde, sağlığım iyi. Bir ay boyunca kötü hissettiğim tek bir an bile olmadı. Tabii ki cezaevi romantize edilebilecek bir yer değil. Bunu herkes bilir. Monopoly’de bile kodese girince sinir krizi geçiren arkadaşlarım oldu. Yine de adettendir, benden de duyun; cezaevine girmeyin mecbur kalmadıkça.
Aile, arkadaşlar, iletişim ve seyahat özgürlüğü, gözetlenmediğim bir oda, güneş, sahne, sokakta yürümek gibi mahrumiyetlerin yanında önemini burada anladığım şeyler de oluyor. Klavye ve bıyık makası benim için önemliymiş. Klavyeye hazırlıklıydım ama bıyık makası sürpriz oldu. Berber prosedürünü öğrenene kadar bıyıklar ağzımı kapattı. Kantin listesinde olmamasına rağmen şansımı deneyip “Bıyık makası?” diye dilekçe yazdım; cevap verilmeyen tek dilekçem oldu. Bir filmde dev makası olan bir adam gördüm. Çok özendim. Hayatımda ilk kez canım makas çekti. Neyse ki bıyığım Türkiye’de övgü alabileceği en kritik kişiden övgü aldı; ziyarete gelen Erkan Baş’tan.
Özetle cezaevine girmemeye çalışın ama işinizi olması gerektiği gibi yapmanın karşılığı buysa en huzurlu uykular burada uyunuyor. Sonraki gün yapacak işinizin ya da verilmiş sözünüzün olmaması da cabası.
Kaldığım cezaevi “Kuyu Tipi” olarak biliniyor. Bu konuda uzmanların, avukatların ve uzun süre tecrübe etmek zorunda kalmış insanların yazdıklarını okumanızı tavsiye ederim. Benim kısa süreli gözlemim; güneşsizlik, havasızlık ve sosyal izolasyonun kalıcı fizyolojik ve psikolojik zararlar vermesi kaçınılmaz. Sayımlar dışında insan sesi duymadan günleri, haftaları geçen mahkumlar var. Cezaevi deyince aklımızda canlanandan çok daha yalnızlaştıran bir sistem.
Ben belki kısa süreli olacağını umduğum için dışarıda da bazen yaptığım goblin moduna geçerek şimdilik uyum sağladım. Ama öğlen 7 metrelik duvarları olan avluda yüzüme gelsin diye güneşle köşe kapmaca oynamam gerekiyor. Yolu bir şekilde bu kuyuya düşen güvercin* ve dev çekirgeler duvarları aşamadıkları için benimle beraber kalıyorlar, haklarında CİMER şikayeti olmamasına rağmen. Yalnız hissettirmiyorlar. Gönderdiğiniz kitap kargoları ve şimdiden plastik komodinimin iki çekmecesini dolduran mektuplar hayatımdaki en kalabalık zamanımı yaşamamı sağladı hücrede. Hepsini okudum mektupların, kalışım uzarsa cevap da yazacağım. Yakın arkadaşlarımdan “Niye cevap yazmıyorsun şerefsiz, bu sefer turnede olmadığını hepimiz biliyoruz” tarzı mektuplar gelmeye başladı. WhatsApp’tan kurtuldum, bu sitemden kurtulamadım. Kitap hediyeleri ve mektuplarla memurlara ek mesai çıkardık. Size de, şikayet etmeden hızla yardımcı olan memurlara da teşekkürler.
Düzenli ziyarete gelen avukatlar da nefes oluyor. Cezaevinin yıldızları onlar. Ton balığını cezaevi kantinine ekleten avukatla tanıştım, çok heyecanlandım. Burada Oğuzhan Uğur’dan daha popüler. Dışarıya dair haberleri de onlardan alıyorum.
Okul arkadaşlarım başta olmak üzere dışarıda destek olan, dayanışma gösteren herkese de çok teşekkürler. Sabah 8 sayımlarında memurlar gelene kadar uyanık kalabilmek için “Bugün kim tutuklandı” temalı programlar izlemeye alışmışken, bir sabah ODTÜ Mezuniyet pankartlarıyla uyandım. Gözlerim doldu ilk kez. İyi ki varsınız. Athena Gökhan’ın törende benle ilgili yaşadığı kafa karşılığına çok güldüm. Sansürcü Punkçı da Türkiye’ye kısmetmiş.
Anarchy in THE UK
AcunMedya in Turkey
Böyle diyorum ama NATO ve Dünya Kupası bittiğinden beri Masterchef izliyorum. Açar açmaz orada da bir Karadenizli kazandı. Bütün ülkeyi kısık ateşte karadenize ettiler. (Deniz içerde şimdi ne şaka malzemesi biriktirmişsindir? Aynen kardeşim ful böyle notlar alıyorum, özür.) Burçin ve Tolğa favorim.
İlk hafta ülkeme dair moral tazelemek için Aktroll kanalları izledim; NATO Zirvesi Özel. Programlarda önce bana sövüp ahlak dersi veriyorlardı, sonra Donald Trump övüyorlardı, Türkiye için büyük şansmış varlığına duacılar. Ben de dersimi aldım.
“Değerleri aşağılayan komedyen” den, “Değerli dostum”a terfi etmek için eksiklerim:
- Epstein ile kanka olmak
- Gazze’yi Netanyahu ile birlikte tatil köyü yapma vaadi
Bir kelime şakası ve bir didaktik çıkış yaptığıma göre aylık güncellememi sonlandırabilirim. Hala kararlıyım, Moby Dick’i bitireceğim. Geçen öyle yazdım ama elime geçmedi henüz. Diğer kitaplar geldi, Moby Dick hala kontrolde. Cezaevi okuma komisyonu da bitiremiyor, bela bir kitap. Aslında cezaevi kütüphanesi çok iyi, Chomsky bile var. Belki o da Epstein kontenjanından girmiştir.
(*) 2 haftadır benimle yaşayan güvercin Leo ile tanıştığımız günün öyküsünü yazdım, Uğur Gürsoy Uykusuz Ağustos sayısında çizdi. Benim yerime de okuyun, buraya Uykusuz sokamıyormuşuz.
Söyleyeceklerim bu kadar, iyi günler.
Demokratik siyaset hedefi itibariyle “sürecin” önemli samimiyet testlerinden biri de Sn Demirtaş ve arkadaşlarıdır.
Özgürlükleri için yeni bir yasaya değil, AİHM kararının uygulanmasına ihtiyaç var.
Siyasetin kapısı, kapının anahtarı olacak isimlere kilit vurularak açılamaz!
Bir belediye başkanının işleyebileceği en büyük suç vakıf kisvesi altında her yeri peşkeş çektikleri yandaş kurumlarının musluğunu kesmek.
Bkz. şerefini satmak yerine gider paşa paşa yatarım diyen Fatma Başkan!
İstanbul’un en başarılı belediye başkanlarından birini daha tutukladılar.
Suçu Haliç Tersanesinin özelleştirilip AVM yapılmasına engel olmak.
Suçu Üsküdar’ı gerici erkeklerden kurtarıp tarikatların musluğunu kesmek!
Suçu AKP’ye geçecek kadar kendini küçültecek bir suç işlememiş olmak!
Dün tutuklanan sadece Sinem Dedetaş değil.
Asıl tutuklanan onlarca farklı belediyede olduğu gibi “bu belediyeyi bu kadın yönetsin” diyerek oy veren bizlerin seçme hakkıdır!
. @Surucicinadalet avukatlarımızdan Sezin Uçar 100 gündür tutsak.
20 Temmuz 2015'den bugüne meydanlarda, adalet salonlarında, yanıbaşımızda bizleri hiç yalnız bırakmadı. Bugün avukatlığını yaptığı, adalet mücadelesi yürüttüğü için tutsak.
#AvSezinUçaraÖzgürlük
🎥82. ay oturması
Manifesto gibi açıklama yapmış ders kitaplarına konulası...
🇪🇸🇦🇷 İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, Dünya Kupası finalinde Arjantin’i mağlup ederek şampiyonluğa ulaşmalarının ardından dikkat çeken açıklamalarda bulundu;
“Bugün yalnızca bir futbol karşılaşmasını kazanmadık; sporun, siyasi hesaplardan ve çıkar ilişkilerinden daha güçlü olduğunu da gösterdik. Umarımı Arjantin, binlerce masumun kanına giren bir devleti arkasına alarak sempati devşiremeyeceğini ve haysiyetsiz ittifaklarla zafer kazanılamayacağını anlamıştır. Futbol sahaları siyasi provokasyonların değil; emeğin, mücadelenin ve milletlerin onurlu rekabetinin adresidir. İspanya, sahada kendi gücüne, kendi karakterine ve halkının desteğine güvenerek mücadele etti. Bu kupa da başkalarının gölgesine sığınmadan, yalnızca alın teriyle kazanılmış bir zaferin simgesidir.” dedi.
Suruç Katliamında yitirdiğimiz 33 Düş Yolcusu için Bahçeşehir Cemevi'nde lokma pay edilecek.
Tüm halkımızı 23 Temmuz Perşembe günü (yarın) saat 19.30'da Bahçeşehir Cemevi'ne davet ediyoruz.
#Suruç11Yıl
11 yıl geçti…
Suruç’ta düş kuran gençler, savaşın yıktığı bir kente umut taşımak, çocuklara oyuncak, kitap ve geleceğe dair bir gülümseme götürmek için yola çıkmıştı. Tek bir kararla, tek bir bombayla 33 düş yolcusunun yaşamı ellerinden alındı.
Suruç Katliamı, yalnızca 33 insanın değil; barışın, dayanışmanın ve ortak geleceğe duyulan umudun hedef alındığı bir katliamdı.
Aradan geçen 11 yıla rağmen adalet sağlanmadı, hakikat tüm yönleriyle ortaya çıkarılmadı. Ama onların yarım bırakılan düşleri, eşit ve özgür bir yaşam mücadelesinde yaşamaya devam ediyor.
Suruç’u unutmadık, unutturmayacağız.
Anıları yüreğimizde, direnişleri ve umutları mücadelemizde yaşamaya devam edecek.
#SuruçİçinAdalet #Suruç11Yıl
"Babam kelimeleri yalnızca yan yana dizen bir şair değildi. O; acıyı umutla, yalnızlığı dayanışmayla, karanlığı insanın içindeki iyiliğe olan inançla karşılayan bir yürekti"
Ahmet Telli'nin kızı Eylül Telli:
📌"Gerçek şairler yalnızca yaşadıkları yıllarda değil, onları okuyan her yürekte yaşamaya devam ederler. Babam da şiirleriyle, düşünceleriyle ve mücadele ruhuyla aramızda olmaya devam edecek"
📌 "Şimdi gözyaşlarımız kadar umutlarımızı da yanımıza alarak Ahmet Telli'yi, onun sevdiği gibi şiirlerle, dostlukla ve dayanışmayla uğurluyoruz"
https://t.co/lrtNopgQGY
Trump kim?
Dini dolar tanrısı para olan...
Netanyahu'nun hamisi...
Gazze'yi kumarhane kenti yapma isteyen...
Filistinli çocukların katil destekçisi...
Epstein'da çocuk müdavimi...
İran'da 165 çocuğun katili...
Böyle birisi kime nasıl muşruiyet, itibar ve onur verebilir?