Hayatımda ilk defa, 40 yaşında, tek çocuk olduğum için memnunum. Eskiden buna kızardım. Ailemi hep beni gelecekte yalnız bırakmakla suçlardım. Herkesin kardeşi var ve birbirine destek oluyor diye hayıflanırdım. Şimdi çok iyi öğrendim ki; tek çocuk özgürlüğü bambaşka bir şey +++
'Benim parayla ömrümde işim olmadı' diyen Ağbaba: Aileme ve çevreme saldırılıyor
Veli Ağbaba, hakkındaki suçlamaları reddederek şunları söyledi:
◾️"Yeğenim, hesabına giren 150 bin lira yardım parası için tutuklandı.
◾️"Danışmanıma 'Veli Ağbaba hakkında konuşmadığın sürece seni cezaevinden çıkartmayız' denildi."
◾️"Hangimiz danışmanlar üzerinden iş yapmıyoruz?"
◾️"Hepimiz seçimlerde, kampanyada destek alıyoruz. Allah aşkına, bunlar rüşvet sayılırsa hangi milletvekili dışarıda kalabilir?"
https://t.co/yHDzIVdNVq
Kendinizi çok rezil hissederseniz 2018’de diş dolgularından sonra ağzımın uyuşuk olduğunu unutup tramvayda su içtiğimi ve suyun yere dökülüp herkes tarafından engelli sanılıp otutturulduğumu “ben engelli değilim”demeye çalışırken bi amcanın “değilsin kızım” tesellisini hatırlayın
Türkiye, Barzani ile birlikte Irak petrolünü yasadışı şekilde satmaktan dolayı tazminat ödemeye mahkum edildi.
En son Paris istinaf mahkemesine açılan dava da sonuç vermedi ve Türkiye'nin mahrumiyeti kesinleşti. Peki Türkiye Barzani ile birlikte bu Irak petrolünü kime satmıştı.
Tabi ki İsrail'e.
Aşağıdaki yazı bu satışın hikayesini anlatıyor.
https://t.co/6kuIwiH6Mk
soL Haber yeni hesabıyla X’te
17 yıldır kullandığımız X hesabımız, NATO Zirvesi’ne giden süreçte tüm ülkeyi bir süreliğine cezaevine çeviren iktidar tarafından Türkiye’de erişime engellendi.
Kamuoyunu, dostlarımızı, okurlarımızı soL’la dayanışmaya çağırıyoruz.
En önemli dayanışma, soL’a abone olmak, bizzat omuz vermektir.
soL’u susturma girişimi başarısızlığa mahkumdur.
Sesimizi yükselteceğiz. Sizin desteğinizle. Hep birlikte.
📍Abonelik: https://t.co/N5rjOWVsCX
📍soL TV X: https://t.co/guQIEHTBF8
📍Facebook:https://t.co/fhDdRGd6Dt
📍Instagram:https://t.co/yyBYMUKEnJ
📍soL TV Instagram: https://t.co/3nm2JGAJCR
📍Telegram: https://t.co/VUxQm7FDaU
📍WhatsApp: https://t.co/JpPmLcDvXO
📍Bluesky: https://t.co/aOM1WoFfeN
📍Youtube: https://t.co/8Srx1FKLUA
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş.
Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın.
Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum.
Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.
Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
Macron karşıtı pankartı basmadılar, ‘yasak talimatı geldi’ dediler!
📍Ankara’da NATO Zirvesi öncesi yaşanan skandallara bir yenisi daha eklendi. Dikmen Halk Temsilcileri Meclisi’nin Macron için Dikmen Vadisi’nin kapatılması girişimine karşı eylemde kullanmak istediği “pankart” dahi yasak kapsamına alındı.
Ankara’da pankart ve ozalit baskısı yapan dükkanlara, “NATO karşıtı hiçbir şey basmayın” talimatı verildiği ortaya çıktı.
🖊️Haber: Emre Alım (@emrealim)
https://t.co/tkWcp5qoW0
Küçük düşürülmenin sınırı yok: Macron sabah koşacak diye Ankaralılar parka gidemeyecek!
◾️Dünyanın en büyük terör örgütü olan NATO’nun liderleri gelecek diye Ankara’yı açık hava hapishanesine çevirmeye kalkan AKP, Macron sabah koşusu yapacak diye Dikmen Vadisi veya Botanik Parkı’nı halka kapatacak.
https://t.co/KEvdpXyvIu
Dedem Alzheimer olduktan sonra bizi bazen tanıyor, bazen yabancı gibi bakıyordu. Ama bir şey hiç değişmiyordu.
Sürekli aynı kadını soruyordu.
“Şermin geldi mi?” “Şermin yemek yedi mi?” “Şermin hâlâ bana kırgın mı?”
Evde herkes birbirine bakıyordu çünkü ailemizde Şermin diye biri yoktu.
İlk başta hastalık yüzünden kafası karışıyor sandık. Ama gün geçtikçe bu isim dedemin diline değil, sanki kalbine yerleşmiş gibi oldu. Sabah gözünü açar açmaz onu soruyordu. Hatta bir gün anneannemin elini tutup: “Şermin, gitme…” dedi.
Anneannemin yüzündeki o kırgınlığı hâlâ unutamıyorum.
Bir akşam dedem kayboldu. Evde yoktu. Hepimiz panik olduk. Saatlerce sokak sokak aradık. En sonunda eski mahallelerinin olduğu tarafta, kapalı bir apartmanın önünde bulduk onu.++
Uyap'ta evrak gönderirken "Evrak içeriği ile uzantısı oluşmuyor." hatası alıyorsanız dilekçe içeriğini kopyalayıp yeni açacağınız başka bir udf evrakına yapıştırarak sorunu çözebilirsiniz. Hadi bu da benden size kıyak
Bu maça kadar 77 gol 22 asisti vardı, Antalyaspor maçında 23. asistini yaparak Galatasaray kariyerindeki 100. gol katkısını sağladı. Dün akşam golde Icardi'ye pası veren 77 numaralı Noa Lang, golü atan ise 23 numaralı Kaan Ayhan oldu.
Dolar seviyesi istenilen yerde değil ve avukatların bir kısmı piyasayı öldürdü diyebilirim. Ceza mahkemesine 20-30 bin tl devri bitti arkadaşlar! Bugün en basit dava bile dolar fiyatında söylenmeli. Ha müvekkil kaçar mı dersiniz, bırakın kaçsın. Herkes ofis açmak zorunda değil bağlı çalışın gerekirse ama lütfen piyasayı öldürmeyin. Bakkal düşünüyor biz düşünemiyoruz