Ve yıllar sonra, Şapka Devrimi günlerinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Mazhar Müfit Kansu'ya nüktedan sorusu:
"Azizim Mazhar Müfit Bey, kaçıncı maddedeyiz? Notlarına bakıyor musun?"
Kaynak: Mazhar Müfit Kansu, Erzurum'dan Ölümüne Kadar Atatürk'le Beraber, Cilt I, Ankara: Türk Tarih Kurumu Basımevi, 4. Basım, s. 130-132.
#ilberortayli İlber hocamız ruhu şad olsun. Ülkesi ve milleti için sonuna kadar mücadele etti. Koca yürekli bir Atatürk devrimleri savunucusuydu. Türk milletinin evlatları onu örnek almalıdır. Başımız sağolsun.
Dün vahşice bıçaklanarak hayattan koparılan 16 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın acılı annesi Gülhan Çağlayan ve ailesini ziyaret ederek taziye dileklerimizi ilettik.
Zafer Partisi olarak, Türkiye'de "Suç İçin Yetiştirilen Çocuklar Sorunu" olduğunu düşünüyor ve bu sorunun çözümü olarak da bu çocukların yetişkinler gibi yargılanması ve ceza almasını istiyoruz.
Bugün AKP iktidarı bunu uygulamasa bile Zafer Partisi olarak iktidarımızda bu yasaları çıkaracağımızın sözünü veriyoruz.
Vatanımızı, ailemizi ve çocuklarımızı savunacak ve koruyacağız.
@zaferpartisi
#AtlasÇağlayanİçinAdalet
Türkiye'de ellerinde kalem, kitap olması gereken yaşta silah, bıçak, uyuşturucu madde taşıyan ve sayıları her geçen gün artan bir güruh var.
Doğum yeri, inancı, adı hiç önemli değil.
Suça sürüklenen değil, suçlu olması için yetiştirilen kişiler bunlar. Türkiye'de sokaklarımızı, mahallelerimizi, şehirlerimizi güvensiz hale getiriyorlar.
Zafer Partisi olarak suç işlemeye mecbur kalanlar ile suç işlemek için özellikle yetiştirilen çocukları birbirinden ayırmamız gerektiğine inanıyoruz.
Bir çocuğu öldürecek kadar canileşmek için ancak suç için yetiştirilmiş olmak gerekir. Bunlara çocuk muamelesi yapmak da Türk Milletine haksızlık olur.
Atlas Çağlayan'a Allah'tan rahmet diliyorum.
@zaferpartisi
1930'da Cumhuriyet'i yıkmak için ayaklanan hainlere karşı göğsünü siper eden kahraman vatan evladı Mustafa Fehmi Kubilay'ı, Bekçi Hasan Bey ve Bekçi Şevki Bey'i saygı ve rahmetle anıyorum.
Aradan geçen yüz yılda bugün de Cumhuriyeti yıkmak isteyenlerin karşısında Kubilay gibi durmaya devam edeceğiz.
Ne mutlu Türk'üm diyene!
@zaferpartisi
📢 Cumhuriyet'e destek ve dayanışma çağrısı
Cumhuriyet, 101 yıldır halkın haber alma hakkını savunan, özgür ve bağımsız bir gazete. Bugün de aynı kararlılıkla görevimizi sürdürüyoruz. Ancak gazetemiz baskılar ve ekonomik abluka ile karşı karşıyadır. Katkılarınız bağımsız, ilkeli gazeteciliğimiz ve yayıncılığımızın yarınlara taşınmasına güç verecektir. Cumhuriyet için el ele, omuz omuza.
https://t.co/U3h8LVfYqs
Bu gül yüzlü çocuğu kalbine defalarca bıçak darbesi vurarak katlettiler.
Üstüne bir de sırıta sırıta poz verdiler, kahramanlık pozları kestiler.
Ahmet hepimize rica ediyor: “Beni unutmayın, unutturmayın!”
Bu sebeple lütfen gören herkes 1 tweet de olsa yazsın:
#MattiaAhmetDavası
Doğu Akdeniz’de gerilim, İsrail/GKRY ve Yunanistan hattında üç cepheli artarken deniz silahlanmamız seçmenin gururunu okşayan ve oy getiren gösterişli uçak gemilerine değil denizaltılara yapılmalıdır. Türkiye’nin Suriye’de yaptığı jeopolitik hataların sonucunda bugün İsrail komşumuz oldu ve hem Şam’a hem de Türkiye’nin korumasındaki rejime rahatlıkla saldırabiliyor. İsrail, denize çıkışı olan bir Kürdistan’ı açıkça hedef gösterirken, Suriyede Kürt grupları özerklik arayışı ve silahlanmayı sürdürüyor. Bu ortamda yeni bir “Açılım Süreci” başlatılıyor. Aynı dönemde İsrail, KKTC’yi ve askeri varlığımızı düşman ilan ederken, yeni bir Kafkas seddi olabilecek Zengezur koridorunun 99 yıllığına ABD kontrolüne geçmesine Azerbaycan–İsrail ilişkileri dikkat çekici boyutta ve stratejik boyutlardayken onay verilebiliyor. Doğu Akdeniz’de 2020’de yaşanan Rosaline A gemi baskını sonrasında sismik/sondaj faaliyetlerinden çekildik; AB ve ABD baskısına boyun eğdik. 2023’te Yunanistan’la “Atina Deklarasyonu” ile yumuşama başlatıldı, ancak Atina hem deniz parklarıyla hem Sevilla haritasını esas alarak ilan ettiği deniz mekansal planlamasıyla kışkırtıcı tutumunu sürdürdü. Yunanistan, Girit güneybatısında Libya’ya ait MEB içinde ABD şirketlerine sismik/sondaj lisansları vererek 2019 Türk–Libya deniz sınırlandırma anlaşmasını deldi.
Kardak kayalığı benzeri 153 ada/adacık/kayalıkta devlet uygulamalarını artırdı ve Ankara bu konuda hiç bir önlem almadı. Aksine Yunanistan’ın silahsızlandırılmış statüdeki adaların yanısıra bu adaların da silahlandırılmasına göz yumdu.
Kısacası Türkiye Doğu Akdeniz’de doğuda İsrail batıda Yunanistan tarafından kuşatılıyor. Her iki devlet de ABD ve AB koruması altında.
Karadeniz’de Montrö sözleşmesi tarafsızlığımızı korumuş olsa da Romanya’da NATO tatbikatlarına katılım ve Ukrayna’ya silah satışı tarafsızlık ruhumuzu zedeliyor. NATO, Türkiye’yi Rusya karşıtlığına hatta çatışma iklimine itmeye çalışıyor. İçeride ise kutuplaşma derin. Saçma Türkiyelilik kavramı millete dayatılıyor. Vicdani alanda kalması gereken kutsal din siyasetin emrinde sömürülüyor. Halk geçim derdinde. Çevresel felaketler ile liberal ekonominin doğa talanı yarış halinde. Sonuçta: Türkiye ABD neoconlarına ve ABD/AB finans kapitaline karşı net bir duruş sergileyemiyor. Güney Kafkasya ve Suriye’de ABD–İsrail sınırımıza yerleşmiş durumda.
Bu yakıcı konjonktürde Türkiye denizde silahlanmayı iç siyasi beklentiler için değil bekasını korumaya yönelik yapmalıdır. Türk milleti TCG Anadolu’yu büyük ve gösterişli bir gemi olduğu için çok sevebilir. Bu gemi ve devamındaki -askeri ihtiyacı sorgulanması gereken -ilk kaynak töreni yapılan milli uçak gemisi iktidara oy da getirebilir. Ancak bu gemilerin iki cepheli bir Akdeniz savaşında korunması çok zordur. Bu gemiler kriz ve gerginlik zanında çok uygun platformlardır ancak savaş başladığında mutlak hava üstünlüğü sağlandığında kullanılabilirler. Ukrayna Rusya savaşı ve Kızıldeniz Husi taktiklerinden ders almak gerekir. Böylesi bir savaşta beka ancak denizaltılar ile sağlanır. Türkiye ağırlık merkezini acilen denizaltı harbine aktarmalıdır. Zaman gerçekçi olma zamanıdır. Zaman acilen KKTC’de deniz ve hava üssü kurma ve adada sürekli deniz kuvvetleri varlığı gösterme zamanıdır. Denizde savaş ciddi bir iştir. Yapılan hatalar yıllar geçse de derin iz bırakır ve unutulmaz. Mavi Vatan vizyonu, 21. Yüzyılın geri kalanında yüzünü tamamen denizlere dönmüş, deniz yetki alanlarındaki hak ve çıkarlarını garantilemiş ve Akdeniz dışına çıkmaya odaklanmış, savunma sanayinde kendine tamamen yeterli demokratik, laik ve hukuk devleti Türkiye vizyonuna hizmet eder. Uzun vadelidir. Emperyalime karşı duruşu ile Kemalist bir doktrindir. Bir nevi dünya görüşüdür. Bu doktrin günlük siyasi propagandaya indirgenmemelidir. Diğer yandan halkımızın büyük savaş gemilerine teveccühü ve sempatisi sebebiyle donanma gerek gemileri gerekse tersanesi ile siyasete alet edilmemeli ve seçim yatırımı kapsamında kullanılmamalıdır.
Büyük Taarruz, Türk Tarihi’nin en ağır bedeller ödenerek yazılmış en şerefli sayfalarından, taarruz planı da en cesur, en akıl, bilim ve deneyime dayalı, en dâhiyane planlarındandır. 26 Ağustos 1922; Anadolu Türk’ünün Malazgirt öncesine sürülmeyi reddinin olduğu kadar, çağ atlama ve çağdaş uygarlık seviyesini aşma azim ve kararının da dünyaya ilanıdır.
Büyük Atatürk’ü, Kuvayı Milliye kahramanlarını ve Kemalist Devrim kadrolarını minnetle, şehit ve gazilerimizi saygıyla anıyoruz. Büyük Taarruz’un 103. yıl dönümü kutlu olsun! #BüyükTaarruz #YenidenAtatürkCumhuriyeti #ATATÜRKTEBİRLEŞMEZAMANI
@umitozdag Emperyalizm bu sefer işini şansa bırakmak istemiyor hocam. Bop eşbaşkanı ve arkadaşları işini iyi yapıyor. Zafer Partisinin meclise girmesi zorunluluktur ancak Türk milleti vatanını korumak için her türlü senaryoya hazır olmalıdır.
Gazeteci, yazar ve politikacı Altan Öymen’i kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Yakın dönem politik tarihimize tanıklık eden usta kalem Altan Öymen, Cumhuriyetin kazanımları, Atatürk ilke ve devrimlerinin savunulması ve anlatılmasında çok büyük katkılar sunmuştur. Yazıları ve kitapları ile gelecek kuşaklara ışık tutmaya devam edecektir. Altan Öymen’e Allah’tan rahmet, yakınlarına ve ulusumuza baş sağlığı diliyoruz.
#ÇağdaşYaşamıDesteklemeDerneği #AltanÖymen