🚨Süleymancıların önceki lideri Arif Ahmet Denizolgun'un vefatındaki şüpheli noktalar neler?
Alihan Kuriş, Denizolgun'un vefat ettiği gece cemaatten nasıl biat aldı?
#Süleymacılar#AlihanKuriş
Türkiye’ye gelen Alman turistten dikkat çeken sözler:
Türkiye’ye 50 yıl önce de geldiğini belirten Alman kadın, “O zaman Türkiye’de hiçbir şey yoktu, çok fakirdi. Erdoğan çok güzel şeyler yapmış. Şimdi Türkiye çok zengin olmuş.”
⭕️ Asırlık gece dizisine kadar
kamuoyu 15 Temmuz'u böyle detaylı bilmiyordu.
En çok da üzen işte bu nokta.
Fetöcülerin tevziratlarını,
Kontrollü darbe iftiralarını önemseyenler;
Umarım Asırlık geceyi izliyordur.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan El-Cezire'ye flaş açıklama: İsrail savaş istiyorsa savaşırız, Türkiye bundan çekinmez, kaçmaz=
Çelik Kubbe ile yakinda tüm Ortadoğu'da bütüncül hava savunma şemsiyesi ile tüm bölge Türk hava savunma sistemleri altında olacak
O zaman BÖLGEMİZ sonsuza dek huzur olacak... o zaman İsrail'de tek bir uçak bile havalanamayaca
Tüm eski yükler temizlendi ve geri çekildi
İngilizlerin Fransizlarin Sykes-Picot ile
yaptığı her şey düzeltildi
Çelik Kubbe sayesinde tam bir hava egemenliği ve ülkemizin tam egemenliğini kazandık hava gücü hâkimiyeti olmayan ülke
her türlü saldırıya tamamen açıktır
https://t.co/fH5jWduipw
Süleymancılar cemaatinin lideri Alihan Kuriş, defalarca FETÖ'den ihraç edilen emniyetçilerle görüştü.
☑️Görüşmeler cemaatin Ümraniye'deki merkez yurdunda yapıldı.
☑️Konuştuğumuz bazı cemaat mensupları, Alihan Kuriş'in çok sayıda benzer görüşme yaptığını, "Fetullahçılıktan" ihraç edilen doktor, mühendis ve iş insanlarıyla görüştüğünü belirtti.
Alihan Kuriş'i Ümraniye'deki yurtta bir de emekli emniyet müdürü H.B. ziyaret etti.
✅Bir Malatyalı iş insanı, 2 ay önce H.B. aracılığıyla Ümraniye'de Kuriş'le bir araya geldi.
✅İş insanı, görüşmede bulunan cemaat yöneticileri için "Maşallah, herkes bizim Altunizade ekibi" tepkisini verdi.
✅Altunizade ekibi = FETÖ'nün eski yönetici kadrosu. FETÖ'nün FEM dersanesinin ilk şubesi Altunizade'deydi. Fetullah Gülen'in ABD'ye kaçmadan önce ikamet ettiği yer de burasıydı.
Yargı ve Emniyet yetkililerimize çağrı yapıyoruz! Alihan Kuriş'in görüşmeleri, telefon trafiği takip edilsin. Ümraniye'deki yurdun giriş çıkışları denetlensin!
➡️2019'da Kaynak Yayınları'nın yayınladığı Diyanet'in Gizli Tarikatlar Raporu'nda sadece bir cemaat hakkında "Yeni FETÖ" uyarısı yapılıyor: Süleymancılar!
➡️Alihan Kuriş ve yönetiminin yabancı istihbarat bağlantıları, Alman devletiyle ilişkileri ortada.
🛑Süleymancılar, 15 Temmuz'dan sonra Birleşik Arap Emirlikleri'nde kapatılan FETÖ okullarını devraldı!
✅Süleymancıların Dubai yapılanması, Türkiye'den kaçan FETÖ'cüleri koruma altına alıyor.
✅Firari FETÖ mensupları, Süleymancıların kurduğu restoranlarda işe giriyor.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi: (Alihan Kuriş suç örgütü hk.)
"2003 yılında Nevşehir'in Derinkuyu ilçesinde kaymakamdım. Bu Alihan Kuriş, çıkar amaçlı suç örgütünün o dönemlerde bir yurduna gittik, denetleme maksadıyla.
Öğrenci yurdu olarak kullanılan binayı dolaşıyoruz. Bir salonun önüne geldik katları dolaşırken. Yurdun sorumlusuna ‘Burası ne?’ diye sordum. ‘Çok amaçlı salon’ dediler. Düşünün 2003 yılında mescit olarak kullanılan yere mescit diyemiyorlar. Çok amaçlı salon diyorlardı.
AK Parti'nin iktidara gelmesiyle beraber bütün dini cemaatlere yönelik bir özgürlük ortamı oluştu. Ama bugün gelinen noktada, ‘Süleymancılar’ diyelim veya Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü, kesinlikle işi farklı bir noktaya götürdüler."
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın annesi Tenzile Erdoğan hanımefendi,
7 Ekim 2011’de vefat edince vasiyeti gereği Karacaahmet Mezarlığı’ndaki Süleyman Hilmi Tunahan’ın mezarının yanına defnedildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı Süleyman Hilmi Tunahan hocaya ve hizmetlerine karşı gibi göstermek alçaklıktır.
Asıl mesele: Cemaatin lideri Alihan Kuriş'in bu mirası bedbaht bir şekilde örgütsel çıkar amaçlı faaliyetler için kullanması ile ilgili..
HİÇBİR GRUP VEYA OLUŞUM HUKUKTAN ÜSTÜN DEĞİLDİR
Alihan Kuriş liderliğindeki çıkar amaçlı suç şebekesine yönelik gerçekleştirilen operasyon, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin hukukun üstünlüğünden ve kamu düzeninden asla taviz vermeyeceğinin en net göstergesidir.
Muhterem Cumhurbaşkanımız @RTErdogan’ın liderliğinde AK Parti iktidarları, bugüne kadar hiçbir dindar vatandaşımıza, inanç grubuna veya muhafazakâr kesime yönelik en ufak bir kısıtlamaya gitmemiş; aksine tüm dinî yapılar için tam bir özgürlük iklimi tesis etmiştir. Ancak, yüce dinimizi ve vatandaşlarımızın halis duygularını kendilerine kalkan yaparak karanlık bir çıkar şebekesi kuranlara, devletimizin müsamaha göstermesi asla beklenemez. Devletin kararlılığı, inançlı vatandaşlarımıza değil; bu yapıyı suça, ranta ve karanlık emellere alet eden üst yönetime yöneliktir.
Alihan Kuriş’in 2016 yılında bu yapının başına geçmesinden bu yana yaşanan devasa para ve mal varlığı hareketleri, devletimizin ilgili birimlerince milimetrik olarak izlenmiştir. Sadece dinî hassasiyetlerle hareket ettiğini iddia eden bir yapı, neden üç kademeli doğrulamayla erişilen 'gizli bir iletişim yazılımı' kullanma ihtiyacı hisseder? Geçmişte FETÖ’nün ByLock ihanetinde şahit olduğumuz bu kriptolu ve karanlık yöntemlerin kimler tarafından, ne amaçla kullanıldığını çok iyi biliyoruz.
Şeffaflıktan uzak gizli ajandaları olan her türlü suç örgütü, karşısında Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin sarsılmaz iradesini ve hukukun gücünü bulacaktır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan Şam-ı Şerif’i ziyaret edip Emevi Camisi’nde namazını kılınca 13 sene önce vermiş olduğu “İnşallah biz Emevi Camisi’nde namazımızı da kılacağız.” sözünü tutmanın haklı gururu ile geçtiğimiz sene verdiği “Gazze’de de namazımızı kılacağız.” sözünü hayata geçirebilmek için gece gündüz çabalayacaktır. Orta Doğu’nun bakışını, duruşunu, düşüncesini ve en önemlisi kaybolan umudunu değiştirdi Erdoğan. Gazze’deki çocuklar, kadınlar ve yaşlılar tıpkı on dört yıl boyunca Şam’daki çocuklar, kadınlar ve yaşlılar gibi Türkiye’yi gözlüyor.
Tarih tekerrürden ibarettir. Müslümanlar için Kudüs’ün fethi Şam’dan geçer.
Ölmeden önce yapılacaklar listesi yazan epey insan var.
Hazza dalınca, keyfin ipini salınca liste kabarıyor. Ölmeden önce yapılacaklara dair listem hiç olmasa da bir fikrim var elbet:
Ölmeden önce kayıtsız, şartsız, şirksiz iman ve hal ile Allah'a kul olmak.
Ömer AYDINER
İnsan insanda yavaş yavaş ölür. Kalpte gömülü olanlar, vaktiyle "onsuz yapamam!" dediklerinizdir.
Bir sınanmayla on(ur)suz kalırsınız.
Ömer AYDINER, 2015
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında oluşturulan yeni yapı, yalnızca üç ülke arasındaki bir savunma anlaşması olarak görülmemeli.
Belki de bölgede yeni bir anlayışın ilk adımıdır:
“Orta Doğu sahipsiz değil. Biz buradayız.”
Dünyanın giderek güçlünün hukukuna teslim olduğu bir dönemde, bu anlaşmanın işlemeyen eski formüller arasında taze bir nefes olmasını umalım.
Ama asıl önemli olan bundan sonrası.
Bu yapının kurumsallaşması ve sürdürülebilir hâle gelmesi hem Türkiye’nin hem de bölgenin yararına olacaktır.
Çünkü orman yangınlarında olduğu gibi, asıl başarı yangını söndürmek değil, çıkmasını önlemektir.
Yıllardır söndürülemeyen bir yangının içinde olan Orta Doğu’nun da yeni bir yangın söndürücüye değil, ateşin sürekli yeniden körüklenmesini engelleyecek bir güvenlik düzenine ihtiyacı var.
Adana'da 95 yaşındaki Türkan İşbilir, babasından miras kalan arsasının kızı ve torunu tarafından kendisinden habersiz şekilde 17 milyon liraya satıldığını öne sürerek şikayetçi oldu.
İşbilir, kendisine arsa karşılığında 10 daire verileceği söylenerek kandırıldığını iddia etti.
"Beni kandırdılar, malım da gitti, canım da gitti. O arsa babamdan miras kaldı, ben yıllardır aç kaldım, susuz kaldım ama bir karış yerini satmadım.
Paranın 13 milyonu 20 günde harcanmış."
Antalya'nın Kemer ilçesinde sahilde güneşlenen bir vatandaş, karpuzun kokusunu alıp kilometrelerce uzaktan yanına gelen tekeye tabağındaki karpuzu ikram edince, teke adeta teşekkür edercesine sevimli hareketler sergiledi.
Kendi belirledikleri meclis üyelerine dahi hakim olamayan Ekrem İmamoğlu, Özgür Özel ve Özgür Çelik bugün Üsküdar Belediye Meclisi’nde gerçekleştirilen Başkanvekili seçimlerinde oylamaya hile karıştırma işime girişmiş…
3. Tur’da çoğunluğun oyunu alan AK Parti Adayı Dündar Ziya Gültekin’in oylarını kameralara göstermeden sebepsiz yere iptal ettikleri yetmezmiş gibi seçime ara verip meclis üyelerine tehditler savurup, 4. Tur’da da G harfini 6 olarak okunduğunu iddia ederek Gültekin’in oyu iptal edilmiş.
Bu iş yargıdan döner…
Trajikomik bir seçim olmuş.
Bu işler siyasi diyenler olan biteni objektif biçimde izlesin.
Ha bu arada Halk Tv’nin sonrasında sessizliğe bürünmek zorunda kaldığı ‘en objektif!’ sabah programı dışında “Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek suçsuzdur, kendisine yönelik operasyon siyasidir” diyenleri neden göremiyoruz?
Savunsanıza yahu adamcağızı...
Şimdi bu baş hırsız “Gültekin”i “6ültekin” diye okudu ya…
Mahkeme haklı şekilde bunu iptal edecek.
Sonra bunlar, “Önce AKP yargısı seçmen iradesine şimdi de meclis iradesine darbe vurdu.” diye propaganda yapacaklar.
Bu ahlaksızlar hırsızlıklarını siyasi operasyonlar diyerek işte böyle meşrulaştırıyorlar.
Pelin Batu, (@pelinbatutr) Niye etrafımızda ülkesini bu kadar sevmeyen insan var? diye sormuş. Daha önce bu soruya bizim aydınımsıları İranlı aydınlarla karşılaştırarak şöyle cevap vermiştik:
“Her zaman ülkesine sahip çıkan muhalif İranlı aydınlarla, bizim hayli yabancılaşmış aydınımsılar arasındaki fark gerçekten de çok dikkat çekicidir. Ben yıllar önce bu durumu bir yazımda şöyle analiz etmeye çalışmıştım:
-İran İslam Devrimi’ni izleyen yıllarda, bir Avrupa ülkesinde yapılan uluslar arası güreş müsabakalarının birinde, finalde Türk ve İranlı sporcular karşı karşıya gelmişti. Salonu tıklım tıklım dolduran seyircilerin de hemen hemen yarısı Türk ve yarısı İranlıydı ve canhıraş biçimde kendi sporcularını destekliyorlardı. İlk bakışta algılanmasa da, o zaman için bu görüntüde çok şaşırtıcı bir durum vardı. İranlı seyirciler hiç de devrime destek olan kimselere benzemiyorlar tam tersine o sıralar ülkemizde de çok sayıda bulunan ve dünyanın birçok yerine dağılmış olan İranlı mültecilerden oluştukları izlenimi alınıyordu. Ülkesinde gerçekleşen yeni siyasi duruma karşı muhalif bir tavır almalarının neticesinde yurtdışında yaşamak zorunda kalmış olmalarına rağmen İranlılar, uluslar arası platformlarda ülkelerini desteklemekten bir an olsun geri kalmamışlardı. Onlar bizim aydınımsıların her fırsatta ülkelerini batılılara şikayet eden yabancılaşmış bir tutumu bilmiyorlardı. Ama galiba onların bilgisizlikleri (!) cehaletlerinden değil, tarihsel psikolojilerinin bir başarısından kaynaklanıyor. Şöyle ki: İran toplumu, Sasani İmparatorluğu’nun yıkılmasının ardından İslamlaşma ve Türk egemenliğinde kalma, Şiileşme ve sert hanedan çekişmelerine rağmen güçlü Pers kültürü mirası üzerine Şiiliği yerleştirerek “İranlılık ruhu”nu modern zamanlarda bile her şart altında yaşatabilecek bir imkana sahip oldu. Biz ise Türk modernleşmesinin hatalı yollardan ilerlemesi ve segmenter toplum yapımız nedeniyle bir türlü bunu başaramadık…
………
Ülkelerine yapılan son saldırıda da İranlı muhalif aydınlar, başta A. Suruş ve Penahi olmak üzere hiç duraksamadan rejimi sert biçimde eleştirmelerine rağmen yine ülkelerinin yanında yer aldılar. Alkışlıyorum bu gerçek aydınları. Darısı bizim aydınımsıların başına!…”
Üsküdar Belediye Başkan Vekili seçiminde iki aday vardı.
İkisinin de adı ve soyadı belliydi.
Buna rağmen bu oy geçersiz sayıldıysa, kamuoyunun şu soruyu sorması gerekir:
Gerçekten seçmenin iradesi mi korunuyor, yoksa kurallar farklı yorumlanarak farklı bir sonuç mu ortaya çıkarılıyor?
Üstelik bugün tartışılan yalnızca bu oyun geçerliliği de değil.
Bu oyun hangi usulle geçersiz sayıldığı da ayrı bir tartışma konusu hâline gelmiş durumda.
Hakkında zaten ciddi iddialar bulunan bir belediyede, böyle bir karar güveni artırmaz; şüpheleri büyütür.
Kararın hangi yetkiye dayanılarak verildiği, neden tutanak altına alınmadığı ve sürecin hangi hukuki zeminde yürütüldüğü açıkça ortaya konulmalıdır.
Çünkü mesele yalnızca bir oy değildir.
Güvenin zedelendiği dönemlerde en küçük usul tartışması bile kamu vicdanında çok daha büyük yankı uyandırır.
Makamlar da geçer, güç de geçer. Değişmeyen tek gerçek ise hepimizin bir gün aynı hakikatin huzuruna çıkacak olmasıdır.