Kaçmak için bahanen vardı eskiden
Onu da aldım elinden
ve çekildim artık gözünün önünden
Şafağın hiç sökmediği
ve asla gelmeyeceğin ufuklarda
Özlemeye devam edeceğim seni
Ebediyen
Tuzla’dan Ferhatpaşa’ya birine gittim. Yoldayken adam beni mesajlarla darladı, 3 km kala “sen gelmeyeceksin bu yaptığın ayıp” dedi. Ben konuma gidince oranın videosunu çekip attım ve döndüm. Günlerce özür diledi.. ama boş. O sabırsızlığının, ben de akılsızlığımın cezasını çektik.
Zaman geçer ancak hükmü baki kalır
Acele seyreden, talihsizce uçuruma savrulur
El uzatanları görmezden gelense
Hiçliğin orta yerinde terk edilir ve unutulur
Gittiğinden haberim olmadı
Döndüğündeyse,
Yeni adet getirmişsin eski köye
Bende hasar bıraktığın ne varsa
Onarmış
ve sefasını sürmüşsün başka gönüllerde
Beni hatırlamayı unutmuştu
Kaybettiği yerde bulacak da değildi
Onu tanıdığımdan artık habersizdi
Aşka olan gurbeti ise
Ona hasretlik çektiğim içindi
Kavuşsaydık ve sarılsaydı bana eğer
Azad edilecekti
“Sonra bir ara izlerim belki” diyerek kaydedilen videolar gibi, “belki bir gün yazarım” diye düşünülerek takibe alınan ve unutulan ne çok insan vardır..
Baştan çok ilgili ve meraklı gibi davranan insanların aslında gerçekte sizinle bağ kurmaya çalışmadığını biliyor muydunuz? Gerçek bağ, dozunda ilgiyle, sabırla ve zamanla oluşur. O yüzden size baştan aşırı iltifat eden ya da çok hevesli görünen kişilere aldanmayın.
Yüzü kışa dönmüş yalnızlığımın soğuk gecelerini ısıtırdı arkamdan sarılışın. Hayat dolardım, tutkulu bir alevle kucakladığın zevk çemberinde. Şimdi ne zaman çamaşırının kokusunu hatırlasam, erkekliğine duyduğum hasretim uyanır ve bil ki hala, aklım hayat suyunun lezzetinde.