Bu süreçte en azından Barış Akademisyenleri için koşulsuz iade konusunda bir düzenleme kolaylıkla yapılabilir. Kuşkusuz daha önemli işler var. Ancak sürecin karmaşıklığı bahanesine ve eleştirilere karşı niyetin ciddiyeti gösterilmiş olur. “Barış Akd.leri ” bu ülkenin onurudur.
SON DAKİKA
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan:
Çerçeve yasa ile ilgili bir mutabakat sağlandı. Sağlanan mutabakat, zamanlamaya dair. Takvime ilişkin henüz paylaşabileceğimiz net bir bilgi yok.
Yasa gelecek gelmesine ancak ne gelecek, nasıl gelecek? Bu kritik bir soru.
Haklarımız torba yasalara, hayatlarımız iktidarın denetim siyasetine teslim edilemez
Torba yasa pratiğine terk edilen yargı paketleri kadın örgütlerinden, çocuk hakları savunucularından, LGBTİ+ örgütlerinden, barolardan,hak savunucularından ve toplumsal muhalefetten gizlenerek hazırlanmaktadır. Yaşamlarımızı, haklarımızı ve özgürlüklerimizi doğrudan etkileyecek düzenlemeler hakkında neyin yasalaştırılmak istendiği belirsiz bırakılırken, bu düzenlemelerin asıl muhatabı olan bizlerin sözleri, deneyimleri ve itirazları dikkate alınmamaktadır.Dün kamuoyuyla paylaşılan 12. Yargı Paketi’nde kadın ve LGBTİ+ haklarını hedef alan düzenlemeler yer almadı ancak her yargı paketinde, temel haklarımızın hedef alınacağına dair belirsizlik yerini koruyor.
Bu yalnızca bir usul sorunu değildir. Yasaların, etkileyeceği toplumsal kesimlerin katılımı olmadan hazırlanması demokratik bir yasa yapma sürecinin reddidir. Belirsizliğin kendisi başlı başına antidemokratiktir ve bir hak ihlalidir. Haklarımızı ilgilendiren hiçbir düzenleme, bizlerin sözünü yok sayarak hazırlanamaz.
Bugün kamuoyunda tartışılan kadınların nafaka hakkınınsınırlandırılması, LGBTİ+’ların varoluşunu hedef alan düzenlemeler, sosyal medya alanını denetim ve baskı altına alma hazırlıkları ve suça sürüklenen çocuklara yönelik cezaları artırma yaklaşımı birbirinden bağımsız değildir. Bütün bu düzenlemeler, hak ve özgürlükleri genişletmek yerine toplumu itaat, denetim ve cezalandırma üzerinden yeniden şekillendirmek isteyen otoriter bir siyasal yaklaşımın parçalarıdır.
Çocukları korumak yerine cezaları artırmayı çözüm diye sunan anlayışı kabul etmiyoruz. Yoksulluğu, eşitsizliği, şiddeti, ihmali, eğitimden kopuşu ve devletin yükümlülüklerini görmezden gelerekçocukları daha ağır cezalarla karşı karşıya bırakmak adalet değil, devletin kendi sorumluluğunu çocukların omuzlarına yüklemesidir.
Nafaka hakkına yönelik her müdahale, kadınları boşanamaz, şiddetten uzaklaşamaz, ekonomik olarak bağımlı hale getirmepolitikasının parçasıdır. LGBTİ+’ların kimliklerini ve varoluşlarını suçun konusu haline getiren her düzenleme ise eşit yurttaşlık ilkesine, insan haklarına ve yaşam hakkına açık bir saldırıdır.
Bu denetim ve kontrol yasaları, tüm hak ve özgürlüklerimize yönelik bir saldırıdır. “Özendirme” ve “teşvik” gibi muğlak kavramlarla ifade özgürlüğünü, örgütlenme hakkını ve kimliklerimizi hedef alan düzenlemeler; hukuk eliyle ayrımcılığı kurumsallaştırma girişimleridir. İnsan hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği ve yaşamlarımız hiçbir iktidarın ideolojik toplum mühendisliği alanı değildir.
Biz kadınlar, feministler ve hak savunucuları olarak biliyoruz ki; hak kayıpları bir gecede oldubitti ile yok edilmeden önce tartışmaya açılır, sonra pazarlık konusu yapılır, ardından olağanlaştırılarak ortadan kaldırılır. Bu nedenle hiçbir saldırıyı “şimdilik ertelendi” diyerek geçiştirmiyoruz. Hak ve özgürlüklerimiz, torba yasalar��n, kapalı kapılar ardında yürütülen müzakerelerin ve pazarlıkların konusu yapılamaz!
Kadın Koalisyonu olarak iktidara ve Meclis’e sesleniyoruz:
Hak ve özgürlüklere ilişkin hiçbir düzenleme torba yasa mantığıyla, kapalı kapılar ardında, toplumsal muhalefetin denetiminden kaçırılarak yasalaştırılamaz. Nasıl ki 12. Yargı Paketi’nde kadın ve LGBTİ+ haklarında geriye gidişe sebep olan düzenlemelerin yer almaması için mücadele ettiysek, diğer yargı paketlerinde temel hak ve özgürlüklerimizi kısıtlayacak düzenlemelerin yer almaması için de demokratik mücadelemizi sürdüreceğiz.
Hiçbir yasal düzenleme olmamasına rağmen, idari uygulamalar eliyle keyfi bir biçimde kısıtlanan ifade ve örgütlenme özgürlüğümüz, hak mücadelemiz sansürlenemez!
Hayatlarımız üzerinde kurulan denetimi kabul etmiyoruz.
Oldubittilere, hak gasplarına izin vermeyeceğiz.
Eşitlikten, özgürlükten ve birbirimizin yaşam hakkını savunmaktan vazgeçmeyeceğiz.
Kadın Koalisyonu 23 Haziran 2026
The EU has invited Taliban officials to Brussels to discuss a migration deal — and today I am shaken and deeply disturbed by this.
This is the same Taliban that banned girls from secondary schools and forced them into marriage. The same Taliban that, earlier this month, arrested dozens of women in Herat for how they were dressed. The same Taliban that detains, beats and executes women who dare to speak out or break their rules.
Through its system of gender apartheid, the Taliban have erased women and girls from public life. Europe must not legitimise a regime responsible for one of the worst human rights crises in the world.
Any engagement with the Taliban must begin and end with the rights of Afghan women and girls.
🚨 Family courts are failing women and children. The evidence is undeniable.
New @RighttoEquality report finds 72.5% of judgments in domestic abuse cases contain judicial victim-blaming. 530 instances — mostly from judges. Mothers discredited, their trauma trivialised, rape myths repeated, abusers excused while their behaviour is minimised.
This isn’t “neutrality”. It’s institutional misogyny that puts kids at risk and re-traumatises survivors.
The report lands in Parliament TODAY.
Enough secrecy. Enough bias. Enough judges marking their own homework.
Read the full Guardian exposé:
https://t.co/EzaAydOLTt
The book for those who've lived it: The System Is The Weapon https://t.co/IiILdHVF3u
Nafaka Hakkı Kadınların Yaşam Güvencesidir
Anayasa Mahkemesi, Medeni Kanun'da yer alan nafakada "süresiz" ibaresini sanki koşulsuz ve ebedi gibi empoze eden erkek egemen aklın ve iktidarın talebine paralel biçimde iptal kararı verdi.
Kadın haklarına yargı darbesi:
AYM 12 yıl önce reddettiği nafaka yasasını iptal etti. Şiddet koşullarında yaşamaya zorlanan bütün kadınların vebali üzerinizdedir. Asıl amaç 3 kuruş nafakanın verilmemesi değil, kadınları tabi kılmaktır. Eril tahakkümdür. İtaat etmeyeceğiz!
Ama Türkiye dış politikada çok iyi diyerek alkış tutan arkadaşlar, kolonyal hayallerden heyecan duyarken kolonize edildiğiniz gerçekliği ile karşılaşmak
In the tradition of those who have long studied the Levant and Anatolia — Iraq, Syria, and Turkey remain the strategic fulcrum upon which any enduring Middle East stability must pivot. Balancing these three nations requires a single, consistent point of American contact and leverage — transcending tribal, religious, or sectarian differences. This vital mission, embraced by President Trump, seeks to aid the region in aligning itself toward shared prosperity by weaving its disparate threads into one coherent tapestry of order and mutual interest.
Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu @ituc tarafından yayımlanan 2026 Küresel Haklar Endeksi, işçi hakları ve sendikal özgürlükler açısından dünya genelinde yaşanan gerilemenin derinleşerek sürdüğünü bir kez daha ortaya koydu. Türkiye 2018’den beri yer aldığı, “işçiler açısından dünyanın en kötü 10 ülkesi” pozisyonunu korudu.
2026 Küresel Haklar Endeksi, işçi hakları ile demokrasi arasındaki bağı bir kez daha gözler önüne serdi. DİSK olarak her zaman söylediğimiz gibi demokrasi işçinin ekmeğidir. Ülkemizde gelirde ve vergide adaletsizliğin giderek artması, işçi haklarındaki bu tablonun doğrudan bir sonucudur. ITUC’un “milyarderlerin darbesi” diye nitelendirdiği süreç, ülkemizde seçme ve seçilme hakkımızı fiilen ortadan kaldırmaya yönelik girişimlere dönüşmüş durumdadır.
Bir kez daha görülmüştür ki, örgütlenme özgürlüğünün, toplu pazarlık hakkının ve grev hakkının savunulması, yalnızca çalışma yaşamına ilişkin bir mücadele değil, aynı zamanda demokrasi, sosyal adalet ve eşitlik mücadelesinin de ayrılmaz bir parçasıdır.
Bizler ülkemizin bu kara tablodan kurtulması için, sermayenin değil halkın söz ve karar sahibi olduğu bir ülke için her türlü engeli aşarak örgütlenmek zorundayız. Bugün örgütlenmek ve örgütlü mücadeleyi büyütmek sadece ekmeğimizi değil, demokrasiyi, adaleti ve en önemlisi de Cumhuriyet’i korumanın tek yoludur.
https://t.co/Gr7Udg7l83
Çok özel bir insandı. İdarenin sorumluluğu panelinde polisler işkenceyle dernek https://t.co/hFwogPBJrP göz altına aldığında, diğerleri istifini bozmamışken o kapıya kadar gidip polise müdahale etmiş ve kapı kilitlendiğinde elbet hesabı sorulur demişti. 🖤🩵
AÜHF İdare Hukuku Anabilim Dalında yıllarca birlikte çalıştığım çok değerli meslektaşım Prof. Dr. Yıldırım Uler'i kaybetmiş olmanın derin üzüntüsü içindeyim. Hocamızı, İdare Hukuku ve İdari Yargılama Hukuku alanlarında yapmış olduğu özgün çalışmalarıyla (örneğin "İdari Yargıda İptal Kararının Sonuçları", "Anayasa Mahkemesi Kararları Geri Yürür", "Yönetsel Yargıda Dava Süresi") hep anımsayacağız, unutmayacağız.
AKP, CHP’yi içerinin yardımıyla parçalayarak sadece gelecek seçimdeki rakibini elimine etmekle kalmıyor; Türkiye yüzyılındaki bir başka hedefe, kurucu Cumhuriyet yüzyılının en önemli sembollerinden birini daha yok etme hedefine de başarıyla yürüyor.
Bu konuşmadan sonra en azından genç partililerin “baba ocağı” gibi son derece arkaik, kadınları dışlayan bir söylemden vazgeçeceklerini umuyorum. Baba ocağından kopup sokaklara inmek herkesi büyütür.
🔴Kemal Kılıçdaroğlu'ndan 'FETÖ' ve 'dış odak' çıkışı:
📌"Başlattığım kutsal yürüyüşe arkamızdan sinsice sınan, ruhunu satmış FETÖ ajanlarını fark edemediğim için özür dilerim!"
📌"Dış odaklarından medet uman, onlardan yardım dileyen o gafilleri koynumda beslediğim için sizden özür dilerim!"
https://t.co/8phzlBKloR
✏️ ARAŞTIRMA DOSYASI I Vize imparatorluğu-1: Klimacıdan vize devine, vergi cennetinden milyarlık sermayeye
📌 VFS Global’in Türkiye'deki vize başvuru işlemlerini yürüten şirketi VF Vize Danışmanlık’ın sermayesi 1 milyon 100 bin lirayken, stratejik ortağı Halis Ali Çakmak’ın kurduğu şirketlerin toplam sermayesi 2 milyar liraya yaklaşıyor.
📌 Yönetim kurullarında tamamen aile üyelerinin oturduğu bu yapı, dünya çapında bir vize tekeli olan VFS’nin altında, kapalı devre bir aile tekelleşmesi örneği olarak karşımızda duruyor.
Canan Coşkun'un (@canancoskun) haberi...
https://t.co/ZMOV9NRNNW
Mutlak butlan kararına karşı temyiz başvurusu yapıldı mı? Yeni görevlendirilen avukatların dosyada temyizden feragat edip etmedikleri konusunda net bir bilgi var mı?