“İnsanlar sana hakaret ettiklerinde,
onlara yanıt vermezsen bu onların zorlarına gider.
Sen sadece, “teşekkür ederim” diyerek yoluna devam edersin.
Bunu hazmetmek zordur…
Çünkü, o kişinin egosunu derinden incitir.” ⬇️
... 93 Harbi ve Sarıkamış Hezimeti ...
(Savaşta Komutanın Önemi)
Bizlere Anlatılan (Yedirilenler):
Enver Paşa'nın plânına göre,Üçüncü Ordu'nun bir kolordusu Allahuekber Dağları'nı geçecek ve
Sarıkamış kuşatılacaktı Ama bazı komutanların "Sarıkamış'a ilk giren olma" hayaliyle
Türkiye'de kültürel, bilimsel ve felsefi bir yayın çıkarmak neredeyse imkansız hâle geldi. Bir yayını dağıtmak istediğinizde 35 bin liralık dağıtım ücretine ek olarak D&R'a 550 Euro, Migors'a 1000 Euro ve CarrefourSA'ya 1000 Euro giriş ücreti ödemeniz gerekiyor. Dağıtım için en az 5000 baskı yaptığınızı düşünürsek her sayı başına matbaa gideri 100.000 TL yi geçiyor. Dağıtımcı ekstradan bir de sayı başına özel bayi gideri altında binlerce liralık fatura gönderiyor. İşte bu nedenle birçok dergi artık dağıtımda değil. Olanlar da dağıtımdan çekiliyor. Asıl ilginç olan ise bu kadar dergi varken oturup bir kooperatif dağıtımcı kurmuyoruz. Çünkü yayıncılar kendi aralarında böyle bir iletişime sahip değiller. Kısacası yine iş Abonelere kalıyor. Dergileri aboneler yaşatır ve aboneler bu kültürel değerleri korur. Başka türlüsü zaten zor. Düşünbil için bu ayki 50 abonelik duyurusunu bu bilgiler ışığında açmış bulunuyoruz. Dergiye aşağıdaki linkten abone olabilir ve eski sayıları da yine bu siteden sipariş verebilirsiniz. Geçen sayı için 50 Aboneye ulaşamadık. Bu kez bu sayıya ulaşmak için bu postu beğenip paylaşmanızı rica ediyoruz.
https://t.co/Z4m9MjYSqi
Link ayrıca bio'da ve hikayede...
Memet bey iyi bayramlar;
IMF’ye 5 milyar dolar borç verdik demişti Erdoğan.
😂😂😂😂
Geri ödediler mi?
Konuyu Washington’da gündeme getirecek misiniz?
Geçen hafta 1,5 milyar dolarlık Dünya Bankası kredisine çok mutlu olmuştunuz da, ondan sordum!!!
İyi bayramlar efendim. Bayramlar kavuşmak demektir . Sevmek, sevgiyi iletmek, bir araya gelmek demektir. Bu bayram başka bir heyecanla, umutla kavuşacağız. Değişimlerin çok hızlı geldiğini unutmayacağız. Bakın tüm dünya gibi ülkemizde de çok değişik bir dönemden geçiyoruz. Hepimiz çok sancılı bir geçiş döneminin tanıklarıyız. Eşkıya Amerika artık dünyaya hükümdar değil.
Çok kutuplu bir dünya ufukta beliriyor. O nedenle gençlere hep diyorum ki "Kendinizi iyi yetiştirin, umutlu ve enerjik bir şekilde geleceğe hazırlanın." Ne geleceği belli değil.
Batıda da Asya'da da çok büyük değişimler var. Farklı ittifaklar var , bugüne kadar görülmemiş örgütlenmeler var. Artık gençler ne Avrupa Birliği ne Nato safsatalarına inanmıyor, uyutulamıyorlar. Amerika'nın demokrasisinin demokrasi getirmediğini biliyorlar .İsrail'in ve destekçisi Batı aleminin kadın ve çocuklar için ölüm demek olduğunu artık herkes idrak etti. Batı'nın göçmen ve sığınmacıları stratejik silah olarak kullandığını bilmeyen kalmadı. Ve bu bayram vakti biliyoruz ki artık kandırılacak adam sayısı çok daha az.
2024'ün baharında daha iyi günler göreceğimizden emin, hepinize iyi bayramlar dilerim.
Tıp fakültesi son sınıf öğrencileri cepheye gidip, şehit oldu diye mezun verememişken medreselerdekilerin askerden muaf tutulması ATA'yı nasıl da kızdırıyor...
Bir de medreseler için ayrılan alanların köylülerin elinden zorla alınmış yerler olması onu harekete geçiriyor.
O gece iki medreseyi ziyaret ettik.
Kanlı canlı, hemen hepsi de gencecik mollalar medresenin avlusunda dizilmişlerdi. Bunların yanında, geniş cübbeli, beyaz sarıklı hocalar da yer almıştı. Hepsi de yerlere kadar eğilerek Mustafa Kemal Paşa'yı selamlıyorlardı.
Bunların içinden biri, bunların başı ve en nüfuzlusu, Mustafa Kemal Paşa'dan medrese sayısını arttırmasını rica etti. Bu zat, ayrıca medrese öğrencilerinin askere alınmamalarını da istirham etti.
Hoca konuşurken Mustafa Kemal'in kendini tuttuğu belli oluyordu.
Ama, medrese öğrencilerinin askere alınmamaları söz konusu olunca, artık kendini tutamadı ve yüksek bir sesle, sertçe:
- Ne o, dedi, yoksa sizin için medrese, Yunanlıları mağlup etmekten, halkı zulümden kurtarmaktan daha mı değerlidir?
Millet kan içinde yüzerken, halkın en iyi çocukları cephelerde dövüşür, yurt için canlarını feda ederken, siz burada genç, sapasağlam delikanlıları besiye çekmişsiniz! der
Mustafa Kemal konuştukça, gözleri daha korkunç bir hal alıyordu:
- Bu asalakların askere alınmaları için hemen yarın emir vereceğim!
---
Hocalar sindiler, ama yüzleri öfkeden kıpkırmızı kesildi, yabancıların yanında hükümet başkanı onları paylamıştı.
Mustafa Kemal Paşa bize dönerek:
- Haydi gidelim, dedi, artık burada bizim için yapılacak bir şey kalmadı.
Ve şöyle, isteksizce bir selam vererek oradan ayrıldı.
Mustafa Kemal Paşa otomobilde uzun bir süre yatışmadı:
- Savaş sona erince onlarla daha ciddi konuşacağım! Her şeyden önce onları malî dayanaklarından, vakıflardan, yoksun bırakacağım dedi.
Yurt topraklarının büyük bir parçası, nerede ise üçte ikisi, belki de daha çoğu vakıftır. Bu topraklar mollaların yaşama kaynaklarıdır. Bunların çoğu köylülerin elinden alınmış topraklardır. Buna son vereceğiz. Bir de utanmadan hükümetten yardım istiyorlar.
Mustafa Kemal, Anadolu topraklarında, şimdi gördüğümüz dinç, sağlam delikanlıları askerden kaçıran 17 bin medrese bulunduğunu söyledi. Bu tam bir kolordu demekti.
Medrese öğrencilerinin şimdiye kadar niçin askere alınmadıklarını sormam üzerine Mustafa Kemal, bunların askere alınmaları için gerekli emrin verilmiş olduğunu söyledi.
Bu inkılapçı adım, subaylar arasında büyük bir sevinç yaratmış ve bu olay son günlerin en çok üzerinde durulan konusu haline gelmişti...
Kaynak kitap: SEMIYON IVANOVIC ARALOV, BİR SOVYET DİPLOMATININ TÜRKİYE HATIRALARI
Rusya büyükelçisi S. Aralov, askeri ataşe K. Zvonarev ve Azerbaycan Büyükelçisi I. Abilov, 23 Mart 1922
https://t.co/oFLYHRJLfb
5. KOLUN AMACI NE?
İstiklal Caddesi’nde soykırımcı İsrail'den çok AK Parti'nin hedefe konulduğu protesto eylemi bir 5. kol faaliyeti miydi? Eğer öyleyse bunun amacı gerçekten AK Parti mi? Pek öyle olmayabilir. İşte ayrıntılar.
📌Eski Bakan @ErtugrulGunay, 31 Mart seçimlerini Bold Medya özel yayınında değerlendirdi:
💬''Muhalefet, iktidarın çizdiği söylem hattını yıkmalı. Tabuları yıkma, bazı temel konuları sorgulama konusunda cesaretli davranmalı, hukuk içinde büyük kavgalar çıkarmalı. Bunu yaparsa önünde yeni ufuklar açılır, aksi halde saman alevi gibi söner.''
Bu zaferin gerçek mimarı, Ekmeleddin İhsanoğlu'na bile oy veren, yıllardır seçim yenilgilerine karşın Cumhuriyet devrimleri için mücadelesinden vazgeçmeyen, 2023'teki hayalkırıklığına karşın küsmeyen, sandığa giden, laiklik için mücadelesini sürdüren milyonlarca insandır. Bu ülkenin sağlam temeli onlar. İyi ki varsınız.
Manisa’da rekor oyla seçilen CHP’li Ferdi Zeyrek’in seçim çalışmaları sırasında karşılaştığın vatandaşların yorumları dikkat çekiyor:
-Hayatımda hiç CHP’ye oy vermedim, ama artık yeter.
-Koyu bir AK Partiliyim ama yoruldum, size vereceğim oyumu.
-Ben milliyetçiyim, ama kendini beğenmişlikten bıktık, kurtar bizi…
Astrolog olduğunu belirten Nuray Sayarı’nın seçim öncesi tahminleri tutmadı:
“İstanbul’u Ekrem İmamoğlu kaybediyor yerine Murat Kurum kazanıyor ve bu da İstanbul’un hayrına oluyor. Kurum’un haritasına bakıp incelediğimde İstanbul’a çok büyük katkısı olacak.”