Selefi hareketin ortaya çıktığı 19. Yüzyıldan beri tarikat şeyhleri, Selefileri devlete ispiyonlamıştır. Şam’da yerleşik tasavvuf şeyleri, evde toplanıp tefsir dersleri yapan Cemaleddin Kasımi ve arkadaşlarını defalarca Cemil Paşa’ya şikayet etmiş ve sonunda hapsedilmesimi sağlamıştı. Halep’te Şeyh Ebu’l Huda es-Sayyadi, yıllarca Abdurrahman el-Kevakibi’nin kuyusunu kazmış ve sonunda muradına erip yıllaca Sultan Abdulhamid’in gözde şeyhi olarak Yıldız Sarayı’nda ikamet etmiştir. Bugün de aynı rollerini sürdürüyorlar: “Devlet tabii ki bilir” sözü bu hocaların tipik kalıp sözleri arasındadır.
Gazze’den yükselen hakikat sesi tahmin edildiği gibi buradaki malum hizipçi grubu çok rahatsız etmiş. Düne kadar göklere çıkardıkları çocuğa kendi siyasi iradeleriyle ters düşüyor diye alçakça farklı ithamlarda bulunmaya başlamışlar şimdiden. Tek bildikleri “devlet aklı” denilen şeyi kutsal bir dogma gibi kendileri gibi düşünmeyenlerin kafasına vurmak. Bunlar kadar kibirli ve iki yüzlüsü yoktur. Allah müslümanları bunların eline düşürmesin.
🔴 Kassam Tugayları eski sözcüsü şehid Ebu Ubeyde'nin oğlu İbrahim Kahlut, şahsi Telegram hesabından yaptığı paylaşımla "Bizi yüz üstü bırakanlara karşı hiç olmadığı kadar sert konuşacağım" diyerek bazı ülkeler hakkında görüşlerini yayınladı:
🇶🇦 Katar, Amerikan yapımıdır; bir arabulucudan ziyade bir suç ortağıdır ve Amerikan güçlerine kalkan olmuştur.
🇪🇬 Mısır bugün ağırlığını ve etkisini büyük ölçüde kaybetmiş, tarihine ve konumuna yaraşır o mevcudiyetini yitirmiştir. Sisi ülkeyi aciz hale getirmiştir. Onu arabulucu bir devlet olarak görmüyoruz, aksine İsrail'in çıkarlarına hizmet ettiğini görüyoruz. İsrail ile yapılan gaz anlaşması, İsrail'e sunduklarının sadece küçük bir kısmıdır. Refah Sınır Kapısı, Mısır tarafından tamamen siyonistlerin talimatlarıyla yönetilmektedir.
🇹🇷 Türkiye, kendisinden etkili bir tutum beklediğimiz bir ülke iken, sahip olduğu güce denk bir rolünü göremediğimiz bir ülkeye dönüştü. Görüyoruz ki Erdoğan, sözleri eyleme dönüştürmekten ziyade hitabet sanatında ustalaşmış; öyle ki koparılan gürültü çok büyük kalsa da yaratılan etki yok denecek kadar az.
🇯🇴 Ürdün; halkının göründüğünden çok daha güçlü olmasını umut ediyorduk ancak hayal kırıklığının boyutu tüm beklentilerin ötesindeydi. Kral Abdullah, gerçekte iktidar koltuğunun yerini alan bir vazodan ibarettir; ne bir kararı vardır ne de halkından başkasına yeten bir gücü. Ürdün istihbaratı yalnızca Gazze'ye destek gönderenleri avlamak için çalışıyor.
🇸🇦🇧🇭🇦🇪 Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn hükümetleri, İslam ve Müslümanlarla savaşmaya büyük bir küstahlıkla ortak olmuş; siyonistlerin Gazze'ye açtığı savaşı ve ABD'nin nüfuzunu desteklemek için milyarlarca dolar harcamışlardır. Herkesin yeri değiştirilmeden önce bu hükümetler derhal değiştirilmelidir.
🇱🇧 Lübnan'da insanlar Hizbullah konusunda farklı düşünebilir: Kimisi onun hata yaptığını düşünür, kimisi de elinden geldiğince Gazze'ye destek verdiğini. Ancak anlaşılması zor olan şey, bazı insanların sadece itiraz etmekle kalmayıp, bedel ödeyen veya fedakarlık yapan herkese saldırmasıdır. Eğer yaşananların Gazze'ye bir destek olduğunu düşünüyorsanız, kan döken ve kayıp verenlere nasıl saldırıyorsunuz? Eğer bunun bir hata olduğunu düşünüyorsanız, sizin sunduğunuz alternatif nerede?
🇹🇳🇱🇾 Libya ve Tunus... Sanki hafıza çemberinden çıkmışlar gibi ağır bir sessizlik içindeler; ne anılmaya değer bir mevcudiyetleri var ne de görülen bir etkileri..
🇾🇪 Yemen... hikmet ve onurun Yemen'i; mesafenin uzaklığına rağmen Gazze'ye karşı görevinden vazgeçmedi. Uzaktakilerden önce yakındakilerin yapamadığını yaparak, duruşuyla etkili oldu ve yardım/destek meydanında sesi gür çıktı.
Netanyahu yerine bir diğer soykırımcı Naftali Bennett’e oy verecekler. Netanyahu’ya karşı olmaları barış yanlısı sevgi dolu insan oldukları anlamı taşımıyor.
Yeni Şafak siyasi irade ne kadar izin verirse o kadar haber yapabilir. Bu yüzden bir haber kuruluşu değil algı holdingidir. Bir çizgisi/duruşu yoktur. İslamcılar yüz verdiği sürece büyümeye ve İslamcılara sansür uygulamaya devam eder.
Bu leş kokan Siyonist çifte vatandaşa "Bebek katili" derseniz Türkiye'de yargılanır ve ceza alırsınız..
O da yetmez;
Bu haklı söylemin ardından konuyu haber yapan Yeni Şafak, 'gelen baskılar üzerine' haberi siler.
Bir taraf ölüm
Bir taraf sıtma
“Hilafet nasıl kurulacak?” diye sorarken hâlâ tağutî sistemin içinde debeleniyorsun. Sandık, parti, demokrasi, “halkın iradesi”… Bunların hepsi, zihninin hâlâ tağutî sistemin paradigması içinde mahpus olduğunu gösteriyor.
Rasûlullah (s.a.v.), 13 yıl boyunca putperest Mekke’de ne seçim yaptı, ne parti kurdu, ne de mevcut sistemi “ıslah” etmeye çalıştı. Tek yaptığı şey vardı: İnsanların zihninde ve kalbinde cahiliye sistemine olan bağlılığı kırmak. Laikliğin, milliyetçiliğin, kabile asabiyetinin ve beşerî hâkimiyetin batıl olduğunu; Allah’ın hâkimiyetinin tek meşru sistem olduğunu tebliğ etti.
Bu tebliğ o kadar köklüydü ki insanlar önce fikir olarak değişti, ardından Medine’de devlet kuruldu. Bugün de metot aynıdır. Önce ümmetin zihninde laiklik, demokrasi, milliyetçilik ve “cumhuriyet” gibi kavramların İslami olmadığını, bunların tağutî sistemler olduğunu yerleştireceksin. Bu, sadece vaazla olmaz; fikrî, siyasî ve entelektüel bir mücadeledir. Bu mücadelede mevcut sisteme ortak olup “İslami parti” oynayanlar, tam da senin yazdığın gibi, ümmeti tağuta meşrulaştırmaktan başka bir şey yapmaz.
Ama üzgünüm, bu iş senin gibilerin işi değil. Bu iş, “Nasıl yapacağız?” diye demokratik usullerle cevap bekleyenlerin işi değildir. Bu iş; bedel ödemeyi göze alanların, mevcut sistemi reddetme cesaretini gösteren adam gibi adamların işidir.
Bu mücadele, bu sistemi ayakta tutan zihniyeti terk etmekle başlar. Birçokları sandıkla, partiyle, “demokrasi içinde İslami mücadele”yle denedi. Sonuç ortada: Ya eridiler, ya sistemin parçası oldular ya da kanla bastırıldılar. Çünkü metot yanlıştı.
Gerçek metot ise hâlâ duruyor: Rasûlullah’ın (s.a.v.) metodu. Fikrî mücadele, dava olarak taşınan siyasî duruş, nusret arayışı ve Hilafet’in ikamesi. Eğer bu metodu öğrenmek ve taşımak istiyorsan, kapı açıktır. Aksi hâlde saygılı ol.
Bunları ne dövmüştük ama 2010’da, güya en özel eğitimli komandolardı… Kimi korkuyla denize atladı, kimi çocuk gibi ağladı, kimi altına kaçırdı. Bizim Akçakocalı bir çiftçi abimiz bu komandoların dördünü denize attı, vurulmasaydı daha da döverdi. Dünyanın en korkak ve teke tekte en vasıfsız ordusu. Orantısız şiddetleri ve çirkin saldırganlıkları tam da bu yüzden. Teknoloji ve imkanda zirvedeler, yürek ve bilek dipte. Bugünkü görüntüler işte bu aşağılık kompleksinden.
Terör devletinin terörist bakanının “insanlık savunucularına” yaptığı muameleye bakın!
Bunu “devletim” diyen hiçbir devlet sineye çekmez, çekemez.
Bu tartaklamalar, bu tahkir edici hareketler Sumud aktivistlerine yapılmıyor.
Tüm bu tavır ve davranışlar insanlığın ortak değerlerine, ulusların onurlarına, bu aktivistlerin ceplerinde taşıdığı pasaportlara yapılıyor.
Biz kınıyoruz!
En sert şekilde, en seri şekilde, en istikrarlı şekilde kınıyoruz.
Biz kınarken bu işkencelerin yapıldığı geminin yakıtı Ceyhan’dan İsrail’e akmaya devam ediyor.
Dakikada 100 bin dolar faiz ödeyen ülkemizde varil başına 87 cent için.
Ne diyordu üstad Necip Fazıl
Ağlayın, su yükselsin!
Belki kurtulur gemi.
Anne Seccaden gelsin;
Bize dua et emi!
🚨 PUBLIC ANNOUNCEMENT 📣
I have relocated to South Africa to head up a new global Islamic digital media platform ‘One Nation Media’.
I’m still with @5Pillarsuk and the @bloodxbrospod continue, this is merely a continuation and expansion of my work.
FOLLOW 👉🏽 @1NationMediaX!
Dünyanın her yerinde Filistin destekçileri tarafından protesto edilen İsrail destekçisi şirketler İstanbul’un göbeğinde rahatça silahlarını sergiliyor. İsrail’i protestoyu sadece Burger King veya MCDonalds gibi yemek şirketlerine indirgeyip Gazze’deki katliamları açıkça destekleyen silah şirketlerine karşı sessiz kalmak bir çelişki değil mi?
Bir cemaati konuşurken Türkiye ile ilişkileri, haklarında fikir sahibi olmamıza etki etmez. Zira ideolojimiz Edirne-Kars arasında şekillenmez. Bilakis bir cihan devleti vaadiyle yaşarız. Müslüman cemaatleri şeriata bağlılık, İslam'a hizmet zemininde yorumlarız.
Esra serbest bırakıldı. Çok şükür.
Ancak 7 ay tutuklu kaldı. Şiddete maruz kaldı. Ailesi deport edildi. Tüm bunları ABD Konsolosluğuna ait küçük bir alanı yaktığı için yaşadı.
Bir yandan Filistin'i desteklerken, dostunuz ABD ile ters düşmemek için Esra'ya bu zulmü reva gördünüz.
حركة طالبان هي النصر اليتيم لهذه الأمة
نحن في سوريا لم ننتصر بعد
ما دام لدينا قيادات ترى التدرج في تطبيق الشريعة هو الأسلم وتعطي الدنية في دينها خوفا من الغرب فهذا ليس نصرا ؛
لو كانت الراقصات والأغاني الهابطة تؤتي أُكلها لساد بن سلمان وتركي آل الشيخ على الخليج العربي ولأركعوا الغرب تحت أقدامهم
تب إلى الله واعتذر وعد إلى رشدك يا أبا محمد .
#صالة_الفيحاء
هذا الكلام باطل ولا يجوز، ولا ضرورة او حاجة تجبرنا على هذا ولا طاعة لمخلوق بمعصية الخالق ولا اعتقد ان الامم ستحاربنا لاننا لم نعايدهم
والمنكر العلني يُنكر علناً خصوصاً ان الملايين داخل وخارج سوريا يتبعوك واخرون يقتدون بك، ويكفيك ان تنظر في التعليقات لترى المفسدة هنا
لن يرضوا عنا
Siyasi iradeye yakın bu tip kanallarda savaşın başından beri "Sanki ABD barış yanlısıymış da Netanyahu Trump'ın aklına girip savaşa çekiyormuş." minvalinde sinsice Amerika'yı aklama adına algılar yürütüldü. Nihayet biri buna tepki koymuş.
https://t.co/i3lqW3CsX8
CNN Türk ekranlarında gergin anlar!
Fulya Öztürk çok dikkat iki tarafıda kontrol ediyor gözleri pür dikkat!
Dr. Hazar Vural ile Çoşkun Başbuğu arasında tartışmayı dinleyin..
Bugün de gönlümüzü coşturan Rabbimize Hamd-u senalar olsun.
Ömrünü Resulullah (s.a.v.)in ve Sahabe-i kiramın (r.a) mübarek hayatlarını; ümmetin hayatına nakşetmek için vakfeden Muhterem M. Emin Yıldırım Hocamızı misafir etmenin huzurunu yaşadık. Elhamdulillah.
Muhterem hocamıza bu nazik ziyaretleri için kalbi şükranlarımızı sunarız.
Kendileriyle vaktin bereketini, ilmin izzetini ve Ümmet-i Muhammed’in (s.a.v.) derdini yaşadık.
Gözyaşlarıyla hamurlanan toprağın yoğurduğu Ümmetin haliyle hemhal olurken kendilerinden istifade ettik, yeni ufuklar edindik.
Bizler; aynı kıbleye dönen, aynı acıyla kederlenen, aynı müjdeyle ferahlanan tek bir vücudun azalarıyız.
Rabbim; bizleri burada buluşturduğu gibi lanetlilerden temizlenmiş özgür Kudüs’te ve Cennet’te de buluştursun.
Durmadan yorulmadan yaptığı hizmetlere, hep gıpta ederek baktığımız bu yolda;
Rabbim hizmetlerinde muvaffak kılsın. Bereketli kılsın.
Muhterem hocamızın vesilesiyle Habibi Kibriya'nın sevgisini tüm gönüllere nakşetsin.
Ömrünü bereketli kılsın.