Bu yazımızda, Kur’ân’ın açıkça işaret ettiği toplumsal yasaların en önemlilerinden biri olan Nasr ve Temkin Sünnetini ele alacağız.
“Nasr”dan kastımız Allah’ın (cc), kullarına yardım ihsan etmesi; “temkin”den kastımız ise Allah’ın (cc), bu yardımla kullarını zafere taşıması ve onlara yeryüzünde temkin/iktidar bahşetmesidir. Başka bir ifadeyle nasr, davasına sarılıp bu uğurda sabreden kullarına Allah’ın bahşettiği İlahi bir desteği; temkin ise bu desteğin geçici bir üstünlükle sınırlı kalmayıp kalıcı bir izzete, istikrarlı bir güce ve yeryüzünde söz sahibi olmaya dönüşmesini ifade eder. Biz de bu sünnetin işleyişi ve sebepleri üzerinde duracağız.
Tevhid Dergisi 161. Sayısı Başyazı Seslendirmesi YouTube Kanalımızda: https://t.co/5x07YrD2Ea
Beşerî Sistemlerde Adalet Neden Sağlanamıyor?
“Biri 2 milyar para götürür, sadece bir özür diler ve bundan kurtulur. Biri kahvaltılık çalar; hapsedilir, fotoğrafları ifşa edilir, her tarafa rezil edilir.”
“Bir sistem adalet üzere kurulmuşsa o sistemin normali adalet, anormali zulümdür. Bir sistem zulüm üzere kurulmuşsa o sistemin normali zulüm, anormali adalettir.”
🎙️ Gençlerle Hasbihal #4
- Şevk Olmadan Nasıl Sorumluluğa Devam Edebiliriz?
- İnternet Çağında Kalbimizi Nasıl Koruyabiliriz?
- Mümin Allah’a Cennet İçin mi Kulluk Eder?
Gençlerin yönelttiği daha birçok soru üzerine gerçekleştirdiğimiz hasbihalin tamamına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz: https://t.co/wmXz1J46Zh
İslam tarihinde insanlar, küfür ameli işleyen toplulukların muayyen veya mutlak olarak küfre girip girmediğini defalarca ve farklı taifeler üzerinden tartıştı. Ancak tartışan her iki taife de şirk ve küfür amelini işleyenleri zemmetme, onları hakka davet etme ve onları şirkten sakındırma konusunda ittifak etti. Tarihin hiçbir döneminde şirk ameli işleyenleri bir kenara bırakıp, onları muayyen tekfir edenlerle uğraşmadılar.
Örneğin, zekattan imtina eden taifelerin yalancı peygamberlere ittiba edenler gibi mürtet mi yoksa fasık müslimler mi olduğu önce Ebubekir (ra) ve Ömer (ra) arasında, sonra İmam Şafii ve Ebu Ubeyd gibi imamlar indinde tartışıldı. Fakat kimse birbirini zemmetmekle uğraşmadı. Daha ziyade bu eylemin sapkınlık olduğu ve bu eylemi yapanların zemmedilmesi üzerinde ittifak ettiler.
İbni Teymiye (rh), seleften Cehmiye itikadı izhar edenleri mutlak ve muayyen tekfir edenleri aktardı. Kendisi mutlak tekfir görüşünü tercih etmesine rağmen muayyen tekfir edenleri aşırılıkla suçlamadı; tam aksine Cehmiye inancı ve bu inançtan neşet eden sapkınlıklarla mücadele etti.
Şirk veya haram dediğiniz bir ameli işleyenleri zemmedenlerle uğraşmak, her açıdan batıldır. İnancınızın gereği olarak bu ameli işleyenleri muayyen tekfir etmeseniz dahi; bu insanları hakka davet etmek, amellerinin sonuçlarıyla yüzleşmelerini sağlamak ve onları şirkten sakındırmak için tehdit naslarıyla konuşmak zorundasınız.
Siz bunu yapmadığınız gibi yapanlarla uğraşıyorsunuz. Anlaşamadığınız konularda kimin haklı kimin haksız olduğu elbet Allah indinde açığa çıkacaktır. Bir enerjiniz varsa bunu şirke açıkça şirk diyen ve şirk işleyenleri en açık ifadelerle uyaranlara değil; itikad, ahkam ve ahlak olarak ateşe sürüklenenleri tevhide davet etmeye harcayın.
Yıllarca "tekfir davete engeldir" dediniz. Geldiğimiz noktada ülkede davet denince akla sizin zulmen "tekfirci" dediğiniz adamlar geliyor. Bu tuhaf ve gerçekliği olmayan iddianızı bir kenara bırakın.
Davet açık, net ve sınırları belli olduğunda karşılık bulur. Herkesin karnından konuştuğu, çalının etrafından dolanıp laf anlattığı bu bunalım çağında insanlar, sözü müstakim kılan ve söylediklerinin bedelini ödemeye hazır insanların sözüyle batılın farkına varıp hidayet yoluna giriyorlar.
Diyelim ki haklısınız ve size göre aşırılıkla mücadele ediyorsunuz... Aşırı dedikleriniz kaç kişi, şirke yuvarlananlar kaç kişi?
Milyonlara karşı on binlerce insan...
Hadi bunu vicdanınıza sorun; milyonlarca insana bulaşmış bir tehlikeyi görmeyip binlere bulaşan bir tehlikeyle uğraşmak din hassasiyeti mi, yoksa başka bir şey mi?
Halis Bayancuk Hocamızın X hesabına yeniden erişim engeli getirilmesi sebebiyle, paylaşımlarımıza aşağıda yer alan kanal üzerinden devam edilecektir.
İslami çalışmaların daha geniş kitlelere ulaşmasına vesile olmak adına kanalımızı takip ederek ve paylaşarak destek olmanızı rica ederiz.
Cübbeli Ahmet Kemalistler Bir Olup Cemaatlere Saldırması Hakkında.
📍 Kesinlikle tasavvuf temsil etmiyor.
📍 İsmailağa Cübbeli Ahmet tarafından bölündü.
📍 En aksiyonel grup İBDA-C
🎙️Halis Bayancuk Hoca
DNA'sına #tiksiniyorum Nihat Özçelik Kutsal İşgal
İlahiyat fakültesinden Diyanet teşkilatında imam-hatiplik vazifesine, cemaatlerin iç yüzünden tevhid akidesiyle tanışma sürecine uzanan samimi bir hidayet kıssasına şahitlik edeceksiniz. Kürsüde hakkı haykırmanın bedelini, resmi nizam ile şeriat arasındaki çelişkileri, sistem içi açmazları ve nihayetinde Allah rızası için yapılan fiili ve manevi hicreti eski bir imam-hatibin kendi anlatımıyla istifadenize sunuyoruz.
https://t.co/11K5AsPvGT
Süresiz Nafaka Neden Zulümdür?
Bir taraftan kadına, “Kocanın eline bakma; çalış, kendi ayakların üzerinde dur.” denilirken, diğer taraftan evlilik bittiğinde “Ömür boyu nafaka alacaksın.” deniliyor.
Kadını aileden ve ev içindeki rolünden uzaklaştıran bu anlayış, boşanmanın ardından ortaya çıkan mağduriyeti de nafakayla telafi etmeye çalışıyor.
Alper Yusuf Polat’ın ölümüne sebep olan Fatih Oral’ın davası 7 Ekim’de başlayacak.
Kararların kişiye göre şekillendiği, siyasi saiklerin ön planda olduğu bu beşeri sistemde, vicdan sahibi herkesi #AlperYusufPolataAdalet etiketine destek olmaya davet ediyoruz.
Ew Allahê ku însan di şêweyên cûrbicûr de xûliqandîye û hinekan ji hinên din ji hêla sûret û barist/hacim û reng ve veqetandîye ji her qisûr û kêmasîyan mûnezzeh e. Ew e yê ku di rehîman de gav bi gav şêwe/sûret dide her yekê candar.
https://t.co/c0mcEZ9Gb0
📍 GAZZE | GIDA YARDIMI
Ateşkes söylemlerine rağmen Gazze’de insani kriz ve ağır yaşam koşulları devam ediyor.
Binlerce aile için bir lokma ekmek, bir kap sıcak yemek, bugün en temel ihtiyaçların başında geliyor.
Ecir Kapısı Derneği olarak, hayırseverlerimizin emanetlerini Gazze’deki ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırmaya, sofralarına bir nebze olsun katkı sunmaya gayret ediyoruz.
Rabbimiz, yapılan hayırları kabul ve makbul eylesin. Gazze halkına yardımını, rahmetini ve ferahlığını ihsan eylesin. 🤲
Kitâbu’t Tevhîd derslerinin 55. bölümünde; Allah’ın kaderine ve takdir ettiği musibetlere sabretmenin imanla ilişkisi ele alınıyor.
Ayrıca her direnişin sabır olmadığı, sabrın Allah’a iman, kadere teslimiyet ve Allah’tan ecir beklemekle anlam kazandığı üzerinde duruluyor.
Dersin tamamına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz: https://t.co/dnnJEeRmbW
Kelime Dünyası’nda 37. bölüm heyecanı yayında! 🌟
Deren Hifa, Yakut ve Ravza Dora’nın kıyasıya kelime mücadelesinde kazanan son soruda belli oldu!
Bölümün tamamını izlemek için: https://t.co/0HIl4mgJzJ
Halis Bayancuk Hoca ile tefsir dersleri bu hafta da devam ediyor.
"Şer’i ilim ve davet meclisleri dedikodu, eğlenme ya da vakit öldürme meclisleri değildir."
🗓 Her #Pazar
🕘 Saat 09:00
📍 Tevhid Dergisi | Bağcılar
BTK, "devlet ciddiyetini" (!) bir kenara bırakmış, tüm tuşlara basıyor.
Kamu düzeni diyerek başlatılan bu denetimsiz ve ciddiyetsiz sansür uygulaması bugün belli grupları vuruyor olabilir; ancak yarın kural haline gelen bu keyfiliğin bedelini toplumun büyük bir kısmı ödeyecek.
Çünkü her gelen, kendi muhalifinin sesini kesmek isteyecek.
🌿 Gençlik bekleme, oyalanma ve yalnızca kişisel kariyer planlama dönemi değildir. Gençlik; sorumluluk alma, fedakârlık etme ve Allah’ın dinini omuzlama dönemidir.
Gençlerle Hasbihâl kitabını konu edindiğimiz serinin 3. dersine aşağıdaki linkle ulaşabilirsiniz:
https://t.co/sYrl2S6QkB
İlmihâl derslerimizin bu bölümünde namazın en önemli şartlarından biri olan "İstikbal-i Kıble" (Kıbleye Yönelmek) konusunu detaylarıyla ele alıyoruz.
Namazda yönümüzü Rabbimizin evi olan Kabe'ye dönerken, aslında kalbimizi de Allah'a (cc) yöneltmiş oluyoruz.
Peki kıbleyi bilmediğimiz yerlerde nasıl buluruz?
Doğadaki kevni ayetler (kutup yıldızı, karınca yuvaları) bize nasıl rehberlik eder?
Kıbleyi yanlış bulup namaz kılarsak namazımız bozulur mu?
Hangi durumlarda (yolculuk, korku hali, hastalık) kıble şartı düşer?
https://t.co/gIhrkCwmCH