Hepimiz kardeşiz türküsü okumak ? Yahu siz güzellikten hiç anlamıyorsunuz gerçekten. Ya da Allah bana başka türlü konuşmayı nasip etmiyor. Bilmiyorum. Tamamdır anladığınız ve benim daha kolay konuştuğum dilden konuşalım ;
1-O videoyu izleyip halen ayet hadis icma ve fıkhı reddetti diyen yalancıdır. Bak yanlış anlamış değildir, dümdüz yalancıdır. Bu sarih bir haramdır. Böyle bir yalancı mesela hadis getirse biz şahitliğini kabul etmezdik. Nerede kaldı kimin ilim yapacağına onun karar vermesi ?
2-O videoda ''müslümanlar pedofil'' dediğimi iddia eden de dümdüz yalancıdır. Bu açık bir yalandır. Üstteki ile aynı şekildedir.
3-''Bu hükmü kabul edeceğime'' sözü bir telefon konuşması. Yayanı da fasık müfterinin teki. O yaydığı için ben açıklamak zorunda kaldım. Zira 3 aydır aynı konuları konuşup videolar çekiyorlar.
4-İlimden anlamayan bir avukatsan haddini bil. Ben ilimden anlayan bir doktorum. Senin durduğun yerde niye durmak zorunda olayım ? Çalışanla çalışmayan niye bir olsun ?
Sen beni ilmen ihata mı ediyorsun da benim sınırımı sen çizeceksin ? Kimin ilim konuşacağını kimin konuşmayacağını belirlemek senin gibi ilim bilmediğini itiraf eden birine mi kaldı ?
Allah'ım bana nasip ettiği ilmi çalışmalarım kitap olarak ortada. Sadece Peygamberliğin ispatını 5 parçaya bölsek sizden 5 tane kişiyi isim sahibi yapacak çalışma çıkardı.
Keyfe bak. Hem ilim bilmiyorum diyor hem de kimin ilim konuşacağına karar vermek istiyor. Tamam sen istiyorsun diye herkes senin durduğun yerde dursun ne ala memleket. Tevazusu bile kibir.
5-Hepimiz kardeşize gelince. Ciddi bir kısmınızı nefis ehli müslüman görüyorum. Mümkün mertebe de alttan almaya çalışıyorum. Size yaptığımın çok daha fazlasını hak ediyorsunuz normalde.
Örneğin o eşşeğin ''çocukla cima edilir'' dediği zamandaki twitlerin ss'lerini yayınlasam yıllarca takip eder insanları. Bunu yapmıyorum. Zira heva ehli cahil oluşlarına veriyorum.
6-Bunun dışında aranızda bazıları var ki gavur olsam memnun olurlar. Zira ''ben demiştim'' demek onlar için bir müslümanın eksilmesine rağmen keyif verici olur. Onlar senin çocukların ve buradaki çocuklar da gavur olduğunda anewliz kasıp takılmayı tercih edenler. Ciddi bir kısmı ilim öğrenmeyi tercih etmemiş ilimle uğraşmaya mecbur kalmış tipler. Bu yüzden ilim nefsinin şişinmesinden başka bir anlam ifade etmiyor.
Sonuç ;
Siz hevanızla dinini birbirine karıştırmış bir güruhsunuz. Sokaktaki ortalama insandan ahlaken daha iyi durumda değilsiniz. İşinizi düzgünce yapan ve ihlaslı olanlar hariç çoğunuz ortalama insandan ilmin ilim olmak anlamında da daha fazla ilme sahip değilsiniz.
Zaten doğru düzgün bir şey söyleyememenizden bile bu haliniz aşikar oluyor. Saç baş yolmalı mahalle kavgası işte bu kadar.
Savununuz bu yüzden ilmi değil, nefsi. Bu yüzden yalan söylüyorsunuz, iftira atıyorsunuz, alıntıladığınız müslümanlara ''liseli, acm müridi'' diye hakaret ediyorsunuz.
Bu meseleye 6 tane video çekip onca kişinin kafasına kurt atmış bir İslam düşmanı ile beraber beni linçlemeye çalışıyorsunuz.
Ondan sonra ''yine de kardeşlerimizdir'' kabilinden yazıdan benim geri yaptığımı filan sanıyorsunuz. O yazılar benim nefsime en zor gelen şeyler, nefis terbiyesi gibi. Bak bana daha kolay gelen bunu yazmak.
Ben doğru bildiğimi tükürerek konuşurum. Kendimi daha tutmaya çalışmasam daha fazlasını da söylerdim de neyse.
Sizden nasihat alacak değilim ben. Hamdolsun ilmine de ahlakına da itibar ettiğim çok dostum var. Siz dönün nefsinizi ıslah edip yalan iftira gibi açık haramları işlemeyi terkedin.
Devletler ve tarihleri sözkonusu olduğunda hiçbir şey bir günde olmaz veya gelişmez. Bazen birbirini tetikleyen olaylar zinciri bazen açığa çıkan bir düşmanlık farklı ülkeleri bir araya getirebilir. Bugün istenileni vermese dahi gerçekleşmiş bir örnek olarak her zaman düşman’ın boynunda sallanan bir gerçektir.
Bugün Mekke Anlaşması’nın kime karşı olduğu üzerinde tartışmalar Suud’un düşmanları üzerinden okunuyor, bunun ise Husiler veya İran olduğu noktasında hemfikir olanlar var. İlk bakışta doğru gibi görünse de gerçek korku veya düşmanlık anlamında doğru değil. Husiler, Suud için hiçbir zaman tam anlamıyla gerçek/yeterli düşman olmadı, hatta İhvan, Suud için Husilerden daha büyük düşmandır, bunu Yemen’de bulunanlar tastik edecektir. Husilerin başkent Sana’yı İhvan’dan alırken Suud’un örtülü desteğini gördüğünü bilenler bilir.
İran ise körfezde en son tehdit oluşturacağı ülke Suud sayılır, bu iki ülke Suud’un Türkiye ile diyaloğundan daha çok diyalog kuran iki ülkedir. Birbirleriyle gerçek bir düşmanlık güttükleri henüz görülmedi, Suud’daki Amerikan varlıklarına saldırılarda bile İran ile diyalogları son derece yüksek seviyede. Şuanki gerilimin bir savaşa dönüşmeyeceği açık ve hatta Türkiye’nin katılmasını gerektirecek bir ittifaka zemin oluşturacak tehdit sayılmaz. Tek başına Pakistan bile İran ile Suud gerilimi çözmeye yetecek güçte. İki ülkeyle de yüksek düzeyde diplamatik güce sahip. Ayrıca İran’ın vekil güçleri de dahil bu ittifaktaki ülkelerden birine bile savaş açacak gücünün kalıp kalmadığı zaten tartışma konusu.
Sanki bu ittifakın İran’a karşı kurulmuş olduğu fikri nereden çıkıyor? Elbette iki türden bir düşünce sistematiği buna sürüklüyor, birincisi komplocular, bu ülkelerin hiçbir şekilde kendi iradeleri ile hareket edemeyecekleri, diğeri ise kimisi mezhepsel kimsi de ideolojik saiklerle İran’ı destekleyen kitle, bunlar için Suriye meselesi de aynı bu şekilde okunmuştu, sonucu ortada, katliamlar bitti, altmış yıllık zulüm son buldu. Şimdi de aynı bakış açısı, bölgedeki İsrail saldırganlığı ayyuka çıkmışken, Lübnan’da Suriye’de ve Gazze’de açık saldırılar halen devam ederken, İran’ı kışkırtmaya devam eden bu manyakların yarın askeri olarak Türkiye ile gerilim yaşayacağı da açıkken, mesele neden İran olsun?
Elbette tüm bölge İsrail saldırganlığından şöyle böyle nasibini aldı, özellikle körfez bunu yakından hissetti. İsrail açık bir şekilde Katar’ı vurduğunda körfez çoktan bu ittifakları aramaya başlamıştı bile.
Bu ittifakın İsrail saldırganlığına karşı olduğu açık, hatta bu ittifakın gelişeceği, belki zayıf da olsa (İran rejiminin bundan sonraki tavrına bağlı olarak) İran’ın da girmek isteyeceği bir askeri ittifak olması bile mümkün. Bugün Hizbullah bile ezeli düşman sayıldıkları ve 15 yıl savaştıkları yeni Suriye yönetimiyle diyalog kurmaya başladı.
Zaman her şeyi gösterecektir.
1964’te Rumlar tarafından şehit edilen Yüzbaşı Cengiz Topel’in naaşını inceleyen Kıbrıslı Türk Doktor Zihni Uzman, gördüğü işkence izlerini Yeni Şafak’a anlattı:
- Sol kolu kırıktı, tırnakları ezilmiş, bazıları ise sökülmüştü.
🖊 @rabiasenl
https://t.co/7kcq0SxVMh
Eder. Bunlar lem edatının geçmişte kalan iş olmak anlamıyla devam eden haldeki anlamını karıştırıyorlar. Allahualem.
Türkçe misal vereyim anlaşılsın ; Çocukluğumda çikolata yemedim. İfadesi lem ile gelirse sadece geçmişte kalır. Zira çocukluğum bitti.
Lemma her halükarda ana uzanır. Olmuş bitmiş şey hakkında kullanılmaz. Yani ''henüz yemedim'' anlamında. Geçmişte ve şu an yemedim. Ancak gelecekte yemeye dair beklentim var.
Fakat ana uzanan hal hakkında lemma ile lem gelmesi arasında tam olarak bahsettiğim fark vardır. Bunun misali de 15 yaşında sakalımın çıkması olsun.
Burada ''sakalım çıkmadı'' ifadesini lemma ve lem ile kurmam arasında beklenti farkı vardır. Zira konu geçmişte yaşanıp bitmedi. Ana uzandı.
Dolayısı ile ''sakalım çıkmadı'' derken sakalımın çıkabileceği yaşa yakınsam ve sakalımın çıkması ümidim varsa lemma kullanırım. Aynı durumda lem kullandığımda fark beklentidir. Beklentim yoksa ve mesela köse isem lem kullanırım.
Ayet sandığınız anlama olsaydı lemma ile gelmesi beklenirdi. Oysa lem ile geliyor.
Yani olay geçmişte olup bitmemişse lemma geçmişi ve anı olumsuzlar. Beklentiyi yani geleceği ise açık bırakır. Lem ise geçmişi ve anı olumsuzladığı gibi beklenti de vermez. İhlas suresinde de Allahualem kullanımı bundandır.
Tartışılan ayetteki kullanıma gelince, hayız görmemek hali bunların lem'in zannettiği anlamındaki gibi sadece geçmişe işaret eden ve geçmişte kalmış haline ait olsa hayız konusunda sağlıklı kadınları da kapsayacak şekilde ''tüm kadınlar'' anlamına gelir. Zira tüm kadınlar geçmişte bir dönem hayız görmemiştir.
Bu anlam zaten ayeti tamamen anlamsız kılar. Bunun yanlışlığını anlamak için arapça bilmek bile gerekmez. Zira özel hayız durumu anlatan bir ayette tüm kadınları ifade eden bir lafız beklenmez.
O halde ayetin ifadesindeki durum muhakkak mevcut ana uzanmaktadır. Zaten kendileri de mevcut ana uzandığını reddetmiyorlar. Şu an hayız görmemiş yani.
Dolayısı ile şu ana gelen ifadede lemma ile lem arasındaki fark beklentidir. Mevcut anda da lemma beklenti ifade eder.
Lem bundan farklıdır. Beklentiyi ifade etmez. Geleceğe yönelik beklenti olsaydı lemma ile gelmesi beklenirdi.
@gztcom Su anda güzelim Türkiyemiz başıboş sokak köpeği, kedisi ve domuzu ve başıboş insanların başıboş hayvanları beslemek için sokaklara döktükleri yal ve yemedikleri yemekler ile Hindistan seviyesine yaklaşıyor.
Kuduz ✅️
Kist hidatik ✅️
Parazit ✅️
📌"ölüm kurtuluştu, keşke ölseydi"📌
Başıboş köpeklerin parçaladığı Tunahan Yılmaz'ın babası:
🔸"Bir insan, çocuığu acı çekerken böyle dediği olur mu ? Ben bu kelimeyi kullandım."
🔸"150 TL harçlığı ile 2 km yürüdü benim evladım"
#5199Mecliste
Sokak Köpekleri Toplatılsın
@gundemedairhs Başı boş bırakmasaymış .
Ayrıca Tunahan'ın , Mahra'nın, Hamzq'nın ve diğer yavrularımızın anne babasının çektiklerinin yanında bu haberi yapmaya utanmıyor musunuz ?
📌"ölüm kurtuluştu, keşke ölseydi"📌
Başıboş köpeklerin parçaladığı Tunahan Yılmaz'ın babası:
🔸"Bir insan, çocuığu acı çekerken böyle dediği olur mu ? Ben bu kelimeyi kullandım."
🔸"150 TL harçlığı ile 2 km yürüdü benim evladım"
#5199Mecliste
Sokak Köpekleri Toplatılsın
https://t.co/wu9SO95RL7
Enver Paşa hakkında gelgitli düşüncelerim çoğunlukla olumsuz tarafa giderdi.
Tâ ki, bu yayını izleyene kadar .
Sırf bunun için bile Enver Paşa hayırla ve fatiha ile anılmaya layıktır. Allah taksiratını affetsin.
Şunu anlamakta güçlük çekiyorsun. Savunduğumuz şu: “Hadisler farz-haram konusunda dinin kaynağı değildir.” Hadise veya geleneğe göre bir uygulamayı (farz-haram demeden) devam ettirmek sorun değil. Yeterki uygulama Kuranla çelişmesin (Recm gibi). Cenazede Kuran okumak, Hacda ihramı böyle giymek, bayram kutlamak ve onda namaz kılmak gayet doğal. Yeterki bunlar Ramazan orucu, sabah namazı, domuz yememek gibi dinin farz-haramı ilan edilmesin.
@atasayjewelry#boykot tan ne derece etkilenirsiniz bilmem.
Lakin, mazlumun ahını almış, milli ve manevi değerlere saygısızlık yapmış insanların bereketsizliği insanı da kurumları da yıkar.
Eda , Elçin, Gülben , Berna gibilerin bereketsizliklerine neden bulaşasın ki !?
Tam 46 yıl önce bugün, İHL öğrencisi 14 yaşındaki Reyhan Kuzu ve bir yaş küçük kardeşi Beyhan, sahur vakti evlerini basan Dev-Sol militanlarının kurşunlarıyla can verdiler.
Olay yeri Terzi Fikri’nin kurtarılmış bölgesi Fatsa’ydı.
Bu çocukların suçu neydi?
“Terzi Fikri”nin komünist militanlardan müteşekkil 7 kişilik mahalle komiteleriyle yönettiği ilçede komünistlerden başkasına hayat hakkı yoktu.
Onlarca Ülkücü bu dönemde katledildi.
Bazılarının cenazesi dahi günlerce sonra alınabildi.
Seneyi devriyesinde rahmetle anıyorum.
Aziz ruhları şad olsun.
Bütün içimi döktüm.
Her zor günde kaos ekenler ve bugün artık açığa çıkanlar… Sizler artık bu ülkedeki hiçbir başarının, hiçbir iyiliğin ortağı değilsiniz. O hakkınızı da kaybettiniz.
Bundan sonra kanaatlerinizi sadece kendinize saklayacaksınız…
Sizin haliniz, devlete dil uzatmaya, el kaldırmaya yeltenen herkese örnek olacak.
Artık ünlü de değilsiniz. Bu ülkenin ünlüleri, zorluklarına rağmen, ay sonunu zor getirse de beli bükülse de her zor zamanda devletinin yanında saf tutan sade, yalın, fedakar vatandaşlardır.
Söylenecek bir söz varsa da onların hakkıdır.