Bazı evlerin anıları büyüktür
Yıkılmış olsa da çatısı,
Silinmiş olsa da boyası,
Dökülmüş olsa da sıvası,
Binlerce kilitte de vurulsa kapısına.
Yüreğinin mabedidir o evler
Baktıkça aklına çocukluğun gelir.
Behçet Necatigil
Ben bir şeye kızdıysam duygularımı saklayamıyorum, sevmediğim bir insanın yüzüne gülemiyorum, iki yüzlü davranamıyorum, sinsilik yapamıyorum, çıkar için maske takamıyorum yani bu devre uyum sağlayamıyorum.
Kibirli ortamlarda mütevazı davranılmaz, sizden uzaklaşan kişiye yakın olmaya çalışılmaz, size değer vermeyenlere zaman harcanmaz. Bu üç temel prensip, öz saygıyı korumak ve sağlıklı ilişkiler kurmak için çok önemlidir.
Bir noktadan sonra insanın öncelikleri sadeleşiyor: Hayırlı eş, hayırlı evlat, helal kazanç, bereketli bir ömür, aklı başında dostlar ve huzurlu bir kalp. Gerisi gerçekten gürültü
Bana insanlardan mı bahsediyorsun?
İnsanlar mazide ve tarihin yaprakları arasında kaldılar. Bu gördüklerin karikatürden başka bir şey değildir.
Hüseyin Nihâl Atsız
Yaş ilerledikçe anlıyorsunuz. Her şeyi herkese anlatmanıza gerek yok. Şahsi hayatınız size emanettir. Neyi kime anlatacağınızı bilmek, gerçek bilgeliktir.
En güzeli, doğru sözü doğru kişiye doğru zamanda söylemektir.
"affetmek hafifletir" derler ama bazı hatalar affedilmez. bazı insanlar da kalbimizde yük olarak kalır. dil affettim dese de kalp bir türlü affetmez. o yüzden kalbi affa zorlamamalı. zamanı gelince olur. bazen o zamanın hiç gelmediği de olur.
bir ömrü perişan etmenin yolu nedir deseniz "saplanıp kalmaktır" derim. herhangi bir meseleye, bir insana, bitmiş bir aşka ya da vefasız bir dosta takılı kalmak, oradan bir adım öteye gidememek insanın kendi hukukuna girmesidir. şu geçip giden ve bir daha gelmeyecek olan günlerde hiçbir şey takılı kalmaya değmiyor.
Zamanın fırtınalı, dünyanın acı dolu, sözün de faydasız olduğunu gördüğünde ruh sağlığını korumak, kalbini iyileştirmek ve faydalı bir şeyler yapmak için, iç dünyana dön, yeni bir hayale tutun ve anlamlı bir meşguliyete yönel. Aksi halde o karanlık seni de sessizce yutar.
Samiha Ayverdi: "hayatta olan şeylere "neden" diyen kimse acemidir." der.. “önüne açılan yoldan yürü. şöyle olsaydı, böyle olsaydı daha iyi olurdu, diye vehmettiğin tüm yollar, kaderin dışındadır. kaderin dışında olansa yok hükmündedir.
İnsanın kendi potansiyelini gerçekleştirmesinin en iyi yolu, kimseyle yarışmamasıdır. Kıyas motivasyonu kırar, özgüveni aşındırır, enerjiyi tüketir. Sadece kendi yoluna bakan ise yeteneğini ve fırsatlarını net görür; doğru ilerler, kendi yolunu çizer.
Hiçbir şeyin aşırısını samimi bulmam. Haddinden fazla tevazu kibirdir mesela. Haddinden fazla nezaket, manipülasyondur. Fazla yardımsever, övülmeye muhtaçtır. En iyi hasletler bile aşırıya kaçarsa kimyası bozulur. Nihayet her şeyin aşırısı zulümdür.
İnsanı doğru kılan hatasız olması değil; kırdığı gönlü almak için çabalaması, yanlışını telafi etmesi, dümenini doğru yola kırması, hataları için kendine şefkat gösterip daha iyisi için gayret etmesi ve yeni bir umutla yeniden ayağa kalkmasıdır.
“Gönül sırdır” dermiş eskiler. Olur olmaz herkesle her şey paylaşılmaz. Çünkü insanoğlu ayıp arar, kusur arar. Senin üzüntün onun neşesi olur. Gönül ancak güzel görene, güzel konuşana, güzel saklayana açılır. Onlara da ehl-i muhabbet denir"