Mühürsüz oyları kabul etmişsin
Anayasa çiğnenmiş kabul etmişsin
Ülkenin ırzına geçilmiş ses etmemişsin
Koltuğun elinden gitti “Ahlâk” mı diyorsun?
Sktr git @kilicdarogluk !!
Şaban Sevinç:
"Kılıçdaroğlu çektiği videoyu, Erdoğan’ın grupta seçim startı vermesinden 5-10 dakika sonra yayınladı.
Kılıçdaroğlu kamuoyunun %65'inin bu davalara siyasi operasyon diye baktığını görmezden geliyor.
Kılıçdaroğlu AKP yargısına inanıyor, güveniyor.
Sırf bu videonun bugün Erdoğan'ın seçim startını vermesinden 5-10 dk sonra yayınlaması bile Kılıçdaroğlu ile AKP arasında CHP'yi çökertmek için bir koordinasyon, bir eşgüdüm olduğunu gösteriyor."
Yayının tamamını izlemek için:
https://t.co/6TMANkwbdA
Deprem konutlarıymış!
Külahıma anlat. Bula bula barajın kenarını mı buldun, bula bula içme suyunun dibini mi buldun?
Bal gibi de rant projesi.
Git Bolluca’da, Çatalca’nın köyleri var oralarda yap.
Hatta Çerkezköy’e kadar uzanan tarlalarda yap.
Bırakın bu işleri!
Fakir fukaraya konut yapıyorlarmış.
Evladım gördük Çatalca’da KİPTAŞ tarafından aynı terane ile yaptığınız konutları kimlere peşkeş çektiğinizi!
Canımız, bi tanemiz, çok sevdiğimiz dostumuz, şahane baba, mükemmel eş Nasuh Mahruki… 15 dakika sonra hakim karşısında olacak… yanındayız, biliyoruz, tanıyoruz, insanlığına da adamlığına da kefiliz. ❤️🇹🇷 #NasuhMahruki@nasuhmahruki
Değerli Dostlar, bu akşam bir grup arkadaşımla bir kebapçıda yemekteyiz. Evime sivil kiyafetli 7-8 tane polis olduğunu söyleyen polis gelmiş ve beni almaya geldiklerini söylemişler.
Ben de şimdi restorandan çıkıp evime gidiyorum.
Bilginiz olsun, lütfen süreci takip edin.
Güranlar Narin'in katillerini bulmak yerine Narin'in hakkını arayanları Kaleşnikof ile tehtit ediyorlar. Şimdi anladınız mı gerçekler neden ortaya çıkmıyor...
Diyarbakır Askeri üs kamerası ( Şahin Göz ) Narin çocuğun kaybolduğu gün 15.40 ile 16.30 arası,Eğer tutmaz deresinde Narinin cansız bedeninin bulunduğu yerde,kırmızı bir aracın ( Nevzat Bahtiyara ait ) 50 dakika boyunca orada olduğunu tespit ediyor.
Ayrıca orada 2 kişinin daha olduğunu da tespit ediyor.
Bir başka gelişme de Narinin 4 amcasının evinde bulunan kamera görüntülerine de el koyarak,Tübitak a incelenmesi için gönderiyor.
Buraya kadar tamam ama zihinleri rahatsız eden soru şu,bütün bunları jandarmadan istemek için neden 39 gün beklendi ?
Yada Jandarma neden daha önce Şahin Göz kamerasını incelemedi ?…
Ataköy F Blok yıkımı:
Ataköy’de ilk defa bir konut binası çürük raporu alınıp yıkılıyor.
Çürük olduğundan değil, rant olduğundan tabii.
Yıkımı yapan firma, 7 günde dümdüz ederiz dedi ama, 7 gün oldu sadece bir dairesinin bir salonunu “rencide” edebildiler. Bir sürü alet araç geldi, bina bana mısın demiyor.
Binayı, deprem bölgesindeki hani kepçe değince yıkılan binalardan sanıyorlar herhalde.
Oysa Ataköy 1957-1963 yılları arasında yapılan ve zamanın son teknolojisi ile inşa edilen sapasağlam binalardan oluşuyor. İnsanların yüreğine deprem korkusu salıp bu güzelim binaları yıkmak, hem kaynak israfı hem de Ataköy’e, şehre bir ihanet bence. Çünkü yıkılırken bile yenisinin ne olacağı belli değil.
F Blok, Ataköy’de tek örneği olan blok. Bir katında 4 daire var ve 8 katlı. 32 daire var ama bir daire 227 m2, büyük ve lüks daireler.
Yıkıma önce ortadan başladılar (Yanlış!). Yani binaya yandan müdahale edip 3-4.katları kırmaya çalıştılar. Ama olmadı tabii. Sonra terasa araç gereç taşıyıp terastan kırmaya çalıştılar. Yine olmadı.
Şehir içi meskun mekan olduğu için dinamitle, C4 ile patlatıp yıkmak da söz konusu değil tabii.
Çok zor işleri, çok zor.
Sapasağlam bir binayı yıkıyorlar. Gerekçeleri de hazır. Mevcut deprem yönetmeliklerine uymuyormuş. Bunlara uyduğunu söyleyip yıkılan nice yeni bina gördük deprem bölgesinde. Ama bu sefer duvara tosladılar.
Rica etsem herkes bunu bir kere tweet olarak atabilir mi ? Çocuklarımızın ruhsal ve fiziksel sağlığı, sokaklarda güvenli bir şekilde okula gidebilmeleri, okulda derse uyanmış olarak katılmaları için.. #KışSaatiUygulansın
Rica etsem herkes bunu bir kere tweet olarak atabilir mi ? Çocuklarımızın ruhsal ve fiziksel sağlığı, sokaklarda güvenli bir şekilde okula gidebilmeleri, okulda derse uyanmış olarak katılmaları için.. #KışSaatiUygulansın
Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran insanlar basit maceracılar, küskünler veya kendine yer arayanlar değildir. Her birinin imparatorlukta komutan olarak, bürokrat olarak, münevver olarak seçkin bir yeri zaten var idi. Örneğin Halide Edip Hanım sıradan bir entelektüel değildir. İstanbul’da kalsa da kendisine iltifat edilirdi. Okunurdu. 1930’larda İngiltere’de basılan kitaplarıyla sadece Türkiye’yi anlatmamıştır; Hindistan davasına bile mihenk olmuş insanlardan biridir. Yani bugünkü Müslüman Pakistan’ın doğuşu onun fikirlerindendir. Eşi Dr. Adnan Bey’in öğrencileri ünlü Türkologlar olmuşlardır: Bernard Lewis’ten İrene Melikoff’a kadar uzanan bir liste ve hepsi de hocalarına hayrandılar. Onun için “Doğu’yu da Batı’yı da bilen adam” diyorlar.
Peki, bu insanlar neden Anadolu’ya geçtiler? Mustafa Kemal’in kendisi Birinci Dünya Savaşı’nda ismini duyurmuş, saygın komutanlardan biriydi. Bilgili, kültürlü… Saray bile ona karşı saygılı davranıyordu. Makamı, mevkii ve itibarı vardı. O halde tekrar soralım: Neden Anadolu’ya geçti? Tarihî bir macera mı arıyordu? Ya Kazım Karabekir neden geçti? Aynı şekilde Doktor Refik Saydam… Keza Ali Fuat Paşa, neden gidiyor?
Hepsinin yerleri, mevkileri var; Osmanlı’da kariyerleri söz konusu. Ama onlar büyük bir kavga için gidiyorlar. Dünyada birçok idareci var. Birinci Dünya Savaşı’nı yürüten büyük liderler, komutanlar içinde çok azı kalıcı olabilmiştir. Hepsi kariyerleri itibariyle sonradan tartışılmıştır. Bazıları ise ters işler yapmış, Birinci Dünya Savaşı’ndaki kariyerlerine kendileri çamur sıçratmışlardır. Bütün bu kalabalığın içinden sivrilen, temiz bir şekilde ortada kalanlar Türkiye’deki cumhuriyeti kuran insanlardır. Böyle bir yakın tarihe malik olduğumuz için onlara şükran duymalıyız.
Biz, paraları az olsa da onurlu babaların çocuklarıyız. Gösterdikleri yollarla bize iyi kapılar açtılar. Açtıkları yoldan gidemiyorsak bu kendi kabahatimizdir.
#ilberortaylı
#cumhuriyetindoğuşu kitabından alıntı.
Erkin Baba ile beni Kemancı Zeki abi tanıştırmıştı, o zaman da eski albümlerinin telif hakkının peşindeydi.
Bu konuya çok öfkeliydi, bizdeki sistemin saçmalıklarına ve uğradığı haksızlıklara isyan ediyordu. Aradan uzun yıllar geçti ama Erkin Baba’nın sömürülmesi bitmedi, geçtiğimiz günlerdeki bir mesajında da benzer konulara değiniyor zaten.
Onunkiler kadar başarıya ulaşmış şarkılar yapan biri hukukun düzgün işlediği bir ülkede refah içinde yaşar, elini sıcak sudan soğuğa sokmaz.
Oysa onun hayatının bir kısmı epey zorlukla geçti.
Bakmayın bu müzik piyasası çakallarının her gidenin arkasından ağladıklarına, timsah gözyaşlarına, çok üzülüyorlarsa çıkarıp albümlerin hakkını kızı Damla’ya iade etsinler.