Atatürk'ün çocukluğunu anlatan "Mustafa" filmi, İstanbul'daki galasında ilgi gördü
Dört filmlik serinin ilk ayağı ile çocuklar, animasyonla Atatürk’ü tanıma fırsatı buldu. Ankara ve Mersin’in ardından İstanbul’daki galada film izleyicilerden tam not aldı.
https://t.co/AfbxQVcVdb
🎬 'Atatürk' filmi Mustafa'ya Avrupa'da engelleme!
📌 Filmin yapımcısı Cumhuriyet'e açıkladı: Ermeni lobisinin saldırısı...
Ulu Önder Atatürk'ün çocukluğunu anlatan ilk animasyon filmi Mustafa'nın yurtdışı gösterimleri çeşitli lobilerin engellemeleriyle karşılaşıyor.
Cumhuriyet konunun ayrıntılarına ulaştı filmin yapımcısı Kamuran Ayna ile konuştu. 👇
https://t.co/6pKGS4lj2q
Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün çocukluğunu anlatan, ülkemizin ilk animasyon sinema filmi 'Mustafa'nın Avrupa'daki gösterimlerinin engellenmesi kabul edilemez bir durumdur. Bu tutum, sadece kültürel bir esere yönelik haksız bir engelleme değil, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusuna ve değerlerimize karşı açık bir saygısızlıktır. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve ilgili tüm kurumlarımız bu hukuksuz engellemeye karşı gerekli diplomatik ve hukuki girişimleri başlatmalıdır.
Avrupa Parlamentosu'ndaki mevkidaşlarıma da çağrıda bulunuyorum: Bu çifte standardı görün ve durdurun. Yoksa tarih, bu utanç verici sansürü destekleyenleri not edecektir.
Hiçbir karanlık lobi faaliyeti, Türk milletinin değerlerini ve tarihini anlatmasına engel olamayacaktır.
#MustafamaDokunma
@Europarl_EN@TC_Disisleri@TCKulturTurizm
Tam da Atatürk’ün dediği gibi “Bugünün küçüklerine, yarının büyüklerine armağan” bir film olmuş bugün vizyona giren #Mustafa ☀️ Atatürk’ün hayallerinin kendisiyle birlikte nasıl büyüdüğünü çocuklarına anlatmak isteyen anne babalara tavsiyemdir. ❤️
Sevgili dostumuz Kamuran Ayna ile Emir Cömert’in ellerini taşın altına koyarak yaptığı #Mustafa filminin galasından….
Atatürk’ün çocukluğunu anlatan filmi özellikle çocuklar izlemeli…
Benim için kırmızı çizgi CHP'nin bütünlüğüdür ve bunu zora sokacak, halel getirecek hiçbir girişimi kabul etmem. Son Genel Başkan olarak SHP'nin yeniden açılmasını düşünenler varsa, bunun yanında olmam ve doğru bulmam.
Partimizin, Kurultay sürecini başlatma kararını son derecede olumlu karşılıyorum. Örgütümüz bu süreçte seçimleri değerlendirebilecek, geleceğe yönelik öneriler geliştirebilecektir.
Sn. Kılıçdaroğlu seçim sürecinde yüksek bir performans ortaya koymuştur. Adil olmayan bir seçimde alınan yüzde 48’lik oy ciddi bir kazanım olarak görülmelidir. Ancak Partimizin TBMM seçiminde, hem de 4 parti ile birlikte, yüzde 25 dolayında oy alabilmiş olması ise ciddi bir başarısızlık olarak görülmelidir. Eğer parlamenter sistemde olsaydı, bu oy oranı, başarısızlığın ötesinde bir hezimet olarak değerlendirilecekti.
Meclis seçimindeki başarısızlığın nedeni CHP örgütünde, uzunca bir süreden bu yana, yaşanan düşük siyaset kapasitesidir. Örgütümüz yıllardır; broşür-afiş-pankart işleri ile seçim güvenliği ile sınırlı olan bir çalışma içine kapatılmıştır. Kuşkusuz bunlar da parti görevleridir. Ancak örgütün birincil görevi siyaset üretmek ve bir ölçüde bununla da bağlantılı olarak partinin adaylarını belirlemek olmalıdır. Örgüt kapasitesinde düşüklük bunların tümünün eşzamanlı olarak yerine getirilememesi durumunda ortaya çıkar.
Önümüzdeki Kurultay sürecinde, seçimlerde yaşanan taktik ve stratejik yanlışlıkların tartışılacağını biliyorum, buna genel başkanlık konusu da eklenebilir. Oysa bana göre, asıl tartışılması gereken konu, Cumhuriyet Halk Partisi'nde düşük kapasiteye yol açan yapısal sorunlardır. Bu sorunlar CHP’nin merkez ve taşra örgütlerinin yeniden yapılandırılması ile aşılabilir.
Sevgili Halkım, dünden bu yana aralıksız çalışıyoruz. Sakın ola ki bir ümitsizliğe kapılmayın. Ben dik duracağım. Olan bitene dair net tespitlerimi size anlatacağım. Sonrasında da ayağa kalkıp hep birlikte bu seçimi alacağız. Her şeyin sonunda, sadece milletimizin dediği olacak.
Sevgili Gençler,
İlk tur bitti. En büyük gerçek şu ki, sandıktan değişim mesajı çıkmıştır. Değişim isteyenler artık bu ülkede istemeyenlerden daha fazla.
Ancak şurası da net, bu kadar ceberut bir iktidardan kurtulmak için çok daha fazla mücadele etmesi gereken taraf da biziz.
CHP, Muharrem İnce konusunda üzerine düşeni yapmıştır.
Türkiye'nin durumundan, aynı zamanda mevcut yönetimden memnun olmayan ve yeni bir dönemin başlamasını isteyen herkesin; Sn. Kılıçdaroğlu ve Millet İttifakı’na kayıtsız, koşulsuz destek vermesi gerekir.