Bugün ellerim kitlenecek kadar büyük bir atak geçirdim neredeyse 1 saatte düzeldi nefesim ve kalp atışım yüzümü aynada gördüğümde bembeyazdı sakinleştiriciyi aldıktan sonra oturup sadece ellerimi açamadım diye ağladım :’)
Onunla aynı şeyleri söylememize rağmen onu yemeğe çağırırken miyavlayarak çağırıp bana ağzının ucuyla köpeğe söyler gibi yaptın ya bugünü asla unutmayacağım sende bir kenara not al.
“Çok yakışıyordunuz el birliğiyle her şeyi mahvettiniz”
Belkide bazen hayatın büyütme, senin için nelerin daha önemli olduğunu öğretme şekli buydu. Ki bugün böyle bir ana bu yorumda bulunabiliyorsam gerçekten bazı savaşlar, dik yokuşlar dingin denizlerin kıyısını inşa ediyordur.
Bugün annemle yanlışlıkla etrafı kurcalarken bir fotoğrafa denk geldik. Uzun zaman sonra içimdeki negatif ve pozitif tüm enerjileri sıfırladığımı hissettiğim bir an yaşadığımı düşünürken o sırada annemin tek bir cümlesiyle hızlıca fotoğrafı çıktığı yere panik halinde geri soktum.
Çok biriktim.
Dönüşümün başlangıcı mı bilmiyorum ama bezenleri içimi titretiyor bu birikmişlik. Yüzüme esen bir rüzgarla tuttuğum nefesleri bir çırpıda veriyorum. Yıllardır kalbimde taşıdığım o yarım bırakılmışlığın ağırlığı, kırgınlıklarım, otogarda peşinden koştuğum otobüs,+
Geç kalınmışlığın arkasından duyduğum keşkeler, kesip atmak zorunda kaldığım duygularım, kulağımın duydukları, gözümün gördükleri, kalbimin titredikleri, sustuklarım, kimse görmesin diye gözyaşımı akıtmak için bulduğum kuytu köşelerin karanlıkları+
O gün anladım oranın toprağıda filizlerini tanıyor. Dediğin gibi keşke daha çok görüşebilseydik ne acı bunu söylemek ama öyle. Eminim beni daha fazla bilseydin belkide sadece bu aşkım için gurur duyardın. Sana dedim kemençe çalmayı öğrenmeyi çok istiyorum diye
Bana bakıp çok içli bakıyosun çocuk demişti nerelisin sen demişti ona dedemde çalardı demem yetmişti anlayıp gülümsemişti. Çok anlatırdım ama yetmez nefesim. Bir gün geleceğim çiçekler dikilen toprağına. Ve sana kemençe çalıp bir türkü söyleyeceğim bir de sen beni dinle diye.