Kulaklarını veterinersiz, anestezi olmaksızın keserler, hiç kesilmemesi lazım ya neyse, yıllarca çalıştırırlar, 2 gün boyunca su vermezler, genelde kuru ekmek yedirirler, sonra yaşlanınca atarlar bi köşeye... nefret ediyorum hepinizden
Bir genç kadının, İzmir'in Kemalpaşa ilçesinde yetişen kirazlar hakkında yaptığı açıklama:
"Kemalpaşa'da yetiştirilen kirazlar doğrudan yurt dışına gönderiliyor. Türkiye'de satılmıyor.
Ben bu halka üzülmekten yoruldum. Bu topraklarda çalışan da bizim halkımız, emek veren de bizim halkımız; ama nimetlerinden faydalanan hep başkaları.
Bu kirazların ilaç dozları özel olarak hesaplanıyor. İlaçlamaların belirli tarihleri var ve düzenli olarak yapılması şart.
İnsan sağlığına zarar vermemesi için alıcılar, üretim aşamasını adım adım takip ediyor. Halk olarak bu muameleyi görmediğimiz için üzülüyorum."
“Hayatta gerçekte kimin kazandığını bilmek istiyorsanız evde kavgalar içinde büyüyen, suçlamalarla, vicdan azaplarıyla, mutsuz ebeveynlerle uğraşan ve buna rağmen nazik, sevgi dolu ve anlayışlı bir yetişkin haline gelen kişiye bakın.
Asıl bu, üstesinden gelmektir.”
"verdiği hasarın bile farkında olmayan, bir kere ben bu hatayı nasıl yaptım diye üzülmeyen, kaybetmek korkusuyla eli ayağına dolanmayan insana neyi anlatacaksın."
Sevginin en büyük göstergesi, kıyamamaktır. Birine kıyamamak; o yorulmasın diye yükünü sırtlanmak, uykusu kaçmasın diye nefesini tutmak ve o üzülmesin diye kendi öfkeni yutmaktır. Aslında bu, sevdiğin kişiyi herkesten, hatta bazen kendi hırslarından bile koruma isteğidir. Birinin gözündeki bir damla yaşın, senin bütün haklılığından daha ağır basmasıdır.
Birinin de sana kıyamadığını görmek ise insanın sığınabileceği en güvenli limandır. Sen kendine bakmayı unuttuğunda onun seni düşünmesi, canın yanmasın diye çırpınması ve en zayıf anında bile sana şefkatle sarılmasıdır. Birinin sakın incinme der gibi bakması, hayatın tüm sertliğini unutturur. Bu karşılıklı merhamet hali, sevgiyi sadece bir his olmaktan çıkarıp bir yuvaya dönüştürür. Çünkü insan, ancak kendisine kıyamayan birinin yanında gerçekten huzur bulur.
Arkadaşlar biliyor musunuz? Burada sizlerle yüzlerce ihbar paylaştım, yüzlerce k*tili, sap*gı, p*dofili, milyonlarca dolar yolsuzluk yapanları, devletin kasasını soyanları ve halkın hakkını gasp edenleri ifşa ettim. Bu insanları ifşa ettiğim için defalarca dava edildim. Fakat en çok zoruma giden ne biliyor musunuz? Bugün 45 bin TL tazminat ödeyecek olmam.
Sebebi ise Tunceli’de bir eşeğe tecavüz edip, ardından ağaca asarak öldüren sapkının kimliğini açık bir şekilde yazıp paylaşmam… Ben böyle bir olayı kamuoyuna duyurduğum için ceza alıyorum, fakat eşeğe t*cavüz edip öldüren şahsa hiçbir ceza yok…Bir de üzerine ödül olarak, karşı tarafın vekalet ücretini de ben ödüyorum, gerçekten yazık…
Hadi her şeyi geçelim, şu fotoğraflarını paylaştığım iki görgüsüz, Trendyol üzerinden her şeyi kılıfına uydurup resmi bir satış yapıyormuş gibi göstererek, hikayelerinde hayali kozmetik ürünleri satışı yapıyor. Göz göre göre milyonlar kazanıyorlar, ve bu da yetmezmiş gibi görgüsüzlükleriyle toplumun ahlakını bozup utanmadan birbirleriyle altın savaşları yapıyorlar…Ama ne bir denetim ne de bir ceza alıyorlar…Dubai ve Gürcistan merkezli kurulan Yasa dışı bahis sistemi bu gibi insanlar üzerinden aklanıp ülkeye sokuyorlar…Şimdi bu olayıda yazdığım için yine ceza alırım…
Gerçekten adalet ve hukuk sistemimizde çok büyük bir terslik var…Pusulanız yönsüz olmasın.
kızacaksınız, belki bağıracaksınız sonra vidan azabından siz ağlayacaksınız. tuvalete gitmek, yemek yemek bile lüks olduğunda anlayacaksınız ne demek istediğimi. kötü bir anne değil YORGUN. bi kenara çöküp ben yapamıyorum artık diye çok ağladığımı hatırlıyorum. yine gidip çocuğunuzla sakinleşeceksiniz. “anne olunca anlarsın” dedikleri şey bu tam olarak.