günaydın bir sabah kalkınca her şey çok önemsizleşiyor. ipim mi kopmuş, canım mı yanmış, hayatım mı mahvolmuş, umurumda degil. bir tur da ben mahvediyorum her şeyi.
bu zamana kadar insanlarin bile isteye kotu olabileceklerini hic dusunmemistim. ama bu yil gercekten kotu olduklari gercegiyle yuzlestim. dumduz kotuler ve her seyi bilerek, isteyerek yaptilar
“İnsan bir noktadan sonra, hiç kimsenin olmamışlığını, hasetliğini, kötülüğünü, aptallığını, şımarıklığını tolere etmekle uğraşmak istemiyor. Zamanı azalınca, hayatın bunlarla uğraşılmayacak kadar kısa olduğunu anlıyor ve diyor ki; herkes yerinde sağ olsun.”
herkesin bir gece otururken, ne yaparsa yapsın kendisini aynı sevgi ve merhametle karşılayacak birini mahvettiğini anladığı olmuştur. benim olmadı. ben bu hayata vicdanımı rahat, başımı dik tutmak için gelmişim.
“İlerle.. Belki denize ulaşırsın, belki uçuruma. En azından denedim, korkaklık etmedim, yol aldım dersin. Yıllar alır belki ama. o zafere ulaştığında her şey için değdi dersin.”