Özgür Özel, daha birkaç gün önce “Sana otobüs de alacağız” diyen teyzelerinin desteğiyle ayakta olduklarını söylemişti.
Bugün ise 113 milyon TL bağış toplandığını açıklıyorlar.
Demek ki emekli maaşları, söylenildiği kadar yetersiz değilmiş…
Hem kendi geçimlerini sağl��yorlar hem de milyonlarca liralık siyasi bağış yapabilecek kadar artanı kalıyor.
İşin en ilginç yanı ise şu:
Yeni partiyi kurmaya hazırlanan bazı isimler; milletvekili maaşlarını, emekli milletvekili maaşlarını ve diğer gelirlerini kendilerine ayırırken, siyasetin finansmanını emekli teyzelerin omuzlarına bırakıyor.
Gerçekten “sosyal demokrat” dayanışmasının çok farklı bir yorumu…
Tasarruf hep başkasının cebinden başlayınca, siyaset de oldukça konforlu oluyor.
Vay arkadaş…
Türkiye bunu da gördü ya…
Hacı Bayram Veli Camii'nde Özgür Özel'i bekleyenler, Kemal Kılıçdaroğlu destekçisi olduğunu iddia ettikleri bir kişiye saldırdı.
Kimse “Durun siz kardeşsiniz” dememiş mi?
Deprem dönemi herkesi Ahbap’a bağış yapmaya davet ettiler.
Şimdi hepsi “Ahbap’a bağış yapmadım” diyor!
Soru 1- Madem bu adama güvenmiyordunuz neden milleti ısrarla oraya yönlendirdiniz?
Soru 2- Madem bu adamın ne yaptığından haberdardınız neden bütün Türkiye’yi uyarmadınız?
Soru 3- Yoksa o süreçte sizin aklınız depremde değil 3 ay sonraki seçimde miydi? O sebeple mi dolandırıcılık yaptığını düşündüğünüz birini devletin yerine konumlandırdınız? “Devlet yok Ahbap var” algısına destek attınız?
Soru 4-Sahi siz depremde Ahbap’a bağış yapmadıysanız kime bağış yaptınız? Kızılay’a mı? Yoksa hiç bir yere ve hiç kimseye bağışda bulunmadınız mı? Bu sizi vicdanen rahatsız etmedi mi?
( İstediğiniz sorudan başlayabilir, kağıdın arka yüzünü kullanabilirsiniz.)
“Bu butlanı kim çıkardı?” diye soranlara…
Utanmadan, arlanmadan gerçeği ters yüz etmeye çalışanlara tavsiyem; bu videoyu dikkatle izlemeleridir.
Cevap burada. Kimlerin ektiğini, bugün neyin biçildiğini herkes bir kez daha görsün.
Eğitim planlanırken insanların ekonomik gerçekleri, yaşam koşulları ve insani ihtiyaçları mutlaka dikkate alınmalıdır.
Kurumun kendi personeli için düzenlediği zorunlu etkinlikler için yolluk ve yevmiye ödenmesi yasal zorunluluktur.
Ödeyemeyecekse yüz yüze yapmayacaksın!
Belediye seçimlerinde belediye başkanlarını neden seçtiğimizi öğrendik.
Belediyelere yaptığımız zorunlu ödemelerle;
O belediye başkanını zenginleştirmek için
O belediye başkanının partisindeki üst düzey siyasetçileri zenginleştirmek için
O belediye başkanının eşine çanta alabilmek için
O belediye başkanının sevgililerine çanta alabilmek için
O belediye başkanının mensup olduğu partide başkanın üstünde yer alan siyasetçilerin eşlerine çanta alabilmek için
O başkanın üstünde yer alan siyasetçilerin sevgililerine çanta alabilmek için
seçmişiz.
Belediyelere davalar açılmış olmasa bu Anneler Günü'nde kim bilir daha kaç kadına
ne hediyeler gönderecektik başkanlar aracılığı ile.
Bu davalar açıldı da başkanlar-başkan vekilleri AVM'lerde çanta aramayı bırakıp üç beş boru döşemeye başladılar hiç olmazsa.
BARIŞ YARKADAŞ:
📌Özgür Özel derhal istifa etmelidir..
Özkan Yalım'ın anlattıklarını doğruladı..
📌Kamu Zararını karşılarım diyor..
Sen CHP Tarihini kirlettin..
📌CHP'yi şantaja açık hale getirdin..!
#ÖzkanYalım#ÖzgürÖzel
Dilek İmamoğlu’nun basın danışmanı varmış, şaka değil he “Basın Danışmanı”
Bu sözde danışman İBB’den alıyormuş maaşı.
Maaş tam 340 bin TL
Neredeyse Cumhurbaşkanı kadar…
İşte sevgili halkım böyle soydular İBB’yi :)
🔴Bülent Tezcan, kendisi 5 dönemdir milletvekili.
O kadar bulunmaz büyük bir Hint kumaşı ki
yerini kimseye bırakamayacak kadar önemli işler yapıyor
siyasette 5 dönemdir!
🔴Yetmiyor! Kızını, oğlunu, damadını da
bir CHP'li belediyede işe yerleştiriyor.
🔴Sonra bunu belediye başkanına soruyorlar,
"E, liyakatle aldık" diyor. Kuşadası'nda liyakatle alabileceğin başka mimar mı yoktu?
🔴Bunu şöyle zannediyor beni izleyen CHP'liler:
Sanki bunu ben söylemesem duyulmayacak.
Abi bunu Kuşadası'nda herkes biliyor zaten.
🔴Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Hanım bir soru sordu Bülent Tezcan'a: "Eşiniz Ataşehir Belediyesi'nde memur olarak çalışıyor mu?" diye.
🔴E belli ki arkadaş bütün aileyi belediyelere yerleştirmiş. Hiç mi utanmıyorsunuz ya?
🔴Biz karımızı, kızımızı, çoluğumuzu çocuğumuzu kazandığımız belediyelerde...
🔴Ya CHP'li belediyeler tamamen CHP'li siyasetçilerin hizmet çocuklarını işe alınca başkalarına yer kalmıyor zaten.
LEVENT GÜLTEKİN
#ÖzkanYalım #CHP #ÖzgürÖzel #Ekremİmamoğlu
ENVER AYSEVER:
"Gerçeği konuşalım. Allah aşkına medeni insanların olduğu bir ülkede Ekrem İmamoğlu gibi bir adamın peşine milyonlar düşer mi?
Medeni bir ülkede, okumuş-yazar insanların olmuş olduğu bir ülkede, Özgür Özel gibi bir insanın arkasına milyonlar düşer mi?
Bugün Kemal Kılıçdaroğlu'nun alternatifi
Özgür Özel olur mu Allah aşkına?
Eğer olur diyorsanız kendinizi ne kadar aşağıda görüyorsunuz ya, ne kadar aşağıda görüyorsunuz?
Dolayısıyla gelin gerçekleri konuşalım.
Karşımızda bir felaket var."
Yılmaz Özdil:
▪️ Yahu ben Kılıçdaroğlu’nu eleştiriyorum diye bana 'sarayın adamı' diyen sözde kiralık tetikçilere bakıyoruz; ya hepsi Özgür Özel’ci oldu.
▪️Daha düne kadar toz kondurmadıkları Kılıçdaroğlu’na alenen küfrediyorlar. CHP’den ihraç edilmesini istiyorlar.
▪️Daha düne kadar Kılıçdaroğlu’nu 'seyyid' ilan ediyorlardı; yani peygamber soyundan geldiğini söylüyorlardı. Şimdi ya mezhebine bile hakaret ediyorlar.
▪️Ecevit’e benzetiyorlardı mesela, 'yeni Karaoğlan' diyorlardı. 'Gandi Kemal' diyorlardı, 'Che Guevara Kemal' diyorlardı, 'Piro Kemal' diyorlardı. Şimdi defol Kemal diyorlar.
Sosyal medyanın 15 yaş altı çocuklara yasaklanmasını içeren teklif, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.
Uygulanabilirse faydalı olabilir. Bu amaçla ailelerin eğitilmesi ve sosyal medyanın çocuğun gelişimi üzerindeki olumsuz etkilerinin iyi anlatılması gerekir.
Bunu da gördük.
CHP lideri diyor ki:
'Bizden daha büyük hırsızlar var, onlar yargılansın, bize dokunmayın'.
Bir seçim yapma konusu daha çıktı:
Seçimle en büyük hırsızlığı seçip bir tek onu yargılayacaklar.
Hırsızlara duyurulur.
Vay be! Ne hale geldik... CHP içerisine sızmış ünlü ve ünsüz siyasetçi müsveddeleri, WhatsApp üzerinden gazeteci tehdit etme cüretini nereden buluyorsunuz? "Bizim istediğimiz gibi yayın yapmazsan boykot başlatırız" demek siyaset midir, yoksa medya mafyacılığı mı? Sosyal medyadaki sahte gücüne güvenip aba altından sopa gösteren o "halkta karşılığı olmayan" şahıslar; çıkın kendinizi açıklayın. Cesaretiniz varsa "biz yaptık" deyin ve o koltukları hemen terk edin. İstifa edin, siyaseti mafyacılıkla karıştırmayın
Atatürk vasiyeti ile İş Bankası'ndaki nakit para ve hisse senetlerini şartlı olarak CHP'ye devretmiş.
Vasiyetinde ileri sürdüğü şartlar;
CHP'nin nemaya dokunmaması,
nemanın Türk Tarih ve Türk Dil Kurum'larına aktarılması.
Asıl önem verdiğinin, devamlılığını istediğinin bu iki kuruluş olduğu çok açık.
İkili mekanizma ile bir nevi sağlama yapmış, bu kurumların ve gelirlerininin hep var olması için. Hisselerin asıl sahibi bu iki kurum sayılır.
O nemadan çeşitli mirasçılarına ödemeler yapılmasını istemiş, o kişiler şu anda yaşamıyor.
Yani Atatürk'ün İş Bankası'ndaki hisseleri konusunda asıl istediği
CHP'nin yalnızca gözlemci olması ve
günümüzde tek kalan gözlem nemanın Türk Tarih ve Türk Dil Kurum'larına aktarılması.
Belli ki bir gün CHP'nin yanlış kişilerce yönetilebileceğini öngörmüş
ve ne kadar yerinde bir karar verdiği şu anda anlaşılıyor.
Bugün CHP İş Bankası'na 4 tane yönetim kurulu üyesi veriyor,
Atatürk'ün böyle bir vasiyeti yok.
Kendisi İş Bankası yönetim kurulunda değildi.
Partinin de İş Bankası yönetiminde söz sahibi olmasını belirtmemiş.
Tam tersine para işine hiç karışmamasını şart olarak koşmuş, hatta paranın harcanacağı yeri çok net belirtmiş.
O zaman yalnızca paranın sözü geçen bir işyerinde genel başkanının sözünden çıkması mümkün olmayan kişilerin işi ne?
Bu bir zorunluluk deği, Atatürk'ün vasiyeti değil, tamamen bankanın tasarrufu.
Hatta Atatürk'ün yapılmamasını istediği bir konu, yani siyaset para ilişkisi, yapılır hale gelmiş oluyor.
Siyaset ile bankacılığın içiçe geçmesi çok yanlış,
hatta bugün yaşadıklarımıza bakarak bir felaket.