Bugün, ecdadımızın yadigârı, Sultan II. Abdülhamid Han’ın kıymetli torunu Harun Abdülkerim Osmanoğlu Beyefendi'yi ziyaret ederek hayır dualarını aldık.
Kendisine ve Sayın Orhan Osmanoğlu başta olmak üzere tüm aile bireylerine sıcak misafirperverlikleri ve samimi sohbetleri için teşekkür ediyorum. Kıymetli büyüğümüze sağlıklı ve huzurlu bir ömür diliyorum.
@HarunOsmanoglu1
En büyük ihtiyacımız birliktir, beraberliktir; siyasi görüşümüz, kökenimiz farklı olsa dahi tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet şiarımız etrafında kenetlenmektir.
İhtiyacımız olan, büyük Türkiye mutabakatıdır.
Milletimizin, tarihin bizi çağırdığı ufuklara doğru gür bir ırmak misali önüne çıkan bentleri yıkarak akacağına yürekten inanıyorum.
15 Temmuz ihanetinin ardından askerî eğitim veren tüm okullarımızı tek çatı altında toplamak için Millî Savunma Üniversitemizi kurduk.
10 yıllık süre zarfında, o şerefli üniformaya ihanet eden haysiyetsizleri hem ordumuzdan hem de askerî okullarımızdan temizlemeyi başardık.
Kuruluşundan bugüne kadar toplam 67 bin 464 subay, astsubay ve kursiyer subay Üniversitemizin uhdesindeki askerî okullardan mezun oldu.
Birçok Avrupa ülkesi harp okulları ve astsubay meslek yüksekokullarının kontenjanlarını dahi dolduramazken Allah’a hamdolsun, Millî Savunma Üniversitemize bu sene tam 120 bin başvuru yapıldı.
Harp okullarımıza yönelik bu ilgi, Millî Savunma Üniversitemizin askerî eğitimde ulaştığı yüksek standardın da önemli bir göstergesidir.
Biz tüm bu başarıları elde ederken birileri de 15 Temmuz sonrasında ordumuzu yıpratmak için planlar yapıyor, Üniversitemize saldırıyordu.
“Türk ordusunun damarını kesiyorsunuz” diyerek fitne peşinde koşanlara cevabımızı sahada vatan evlatlarının, meydanlarda ise devlet, millet ve memleket âşıklarının yazdığı destanlarla verdik.
Allah’a şükürler olsun ki ordumuz bugün en güçlü dönemini yaşıyor.
Başkomutan Meydan Muharebesi olarak tarihe geçen ve Millî Mücadele’nin en önemli merhalesini teşkil eden Büyük Zafer’in 104’üncü yıl dönümünde aziz milletimizin, Kıbrıs Türk halkının ve dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan vatandaşlarımızın 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı tebrik ediyorum.
Büyük Zafer’in başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını minnetle yâd ediyor, istiklalimizin ebedî muhafızları olarak gördüğümüz şehitlerimize yüce Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimizi şükranla anıyorum.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.
https://t.co/J3KHBsX7tJ
2.235 yıllık şanlı mazisiyle ülkemizin gururu, milletimizin göz bebeği olan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin tüm kahraman mensuplarının 30 Ağustos Türk Silahlı Kuvvetleri Günü’nü tebrik ediyorum. Kahraman Mehmetçiklerimize Allah’tan muvaffakiyetler diliyor, selamlarımı iletiyorum.
“Huzur Sokağı” romanıyla gönüllerde müstesna bir yer edinen, kalemi ve mücadelesiyle yakın tarihimizde iz bırakan Şule Yüksel Şenler’i vefatının yıl dönümünde rahmet ve minnetle anıyorum.
Şule Yüksel Şenler, başörtülü kadınların inanç ve değerlerinden taviz vermeden hayatın her alanında var olma mücadelesine öncülük etmiş, cesur duruşuyla bir nesle ilham olmuştur.
Bıraktığı değerli miras, gelecek nesillere ışık tutmaya devam edecektir. Rabbim mekânını cennet, makamını âli eylesin.
1 Eylül itibarıyla “Alo Adalet 135” hattını hizmete sunuyoruz. Vatandaşlarımız, dosyalarının hangi aşamada olduğunu ve akıbetini telefon, internet, e-posta veya adliyelerdeki irtibat ofisleri aracılığıyla öğrenebilecek.
Yargının etkinliği ve verimliliği için davalarda hedef süre uygulamasını güçlendiriyoruz. Vatandaşımız nasıl davasının makul sürede sonuçlanmasını istiyorsa, bu onun en doğal hakkıdır.
Hedef sürede sonuçlandırılmayan dosyaları yapay zekâ destekli sistemlerle anlık olarak takip ediyor, HSK ile koordineli şekilde gerekli adımları atıyoruz.
Gençlik, bu milletin atardamarıdır.
Atardamar, nasıl kalbin pompaladığı kanı bütün vücuda ulaştırıyorsa gençlik de toplumun enerjisini, idealini ve hedeflerini geçmişten alıp geleceğe taşır.
Bu damar ne kadar güçlü, ne kadar sağlıklı olursa millî bünyemiz de o derece sıhhatli olur.
Türkiye’nin hayrına olacak her işe kulp takma telaşında olanlar tam da bu yüzden TÜGVA’nın önünü kapatmak istiyor.
Gençlerimiz, “kıtaları ipek bir kumaş gibi kesip biçen” ecdadı anlamasın, tarih ve medeniyet kodlarıyla buluşmasın diye çabalayanlar tam da bu yüzden TÜGVA’yı hazmedemiyor.
TÜGVA gibi göz bebeğimiz olan kuruluşların, sayısı az ama sesi çok çıkan bir güruhun hedefi olmasının sebepleri işte bunlardır.
Varsın rahatsız olsunlar, Allah’ın izniyle nehri tersine akıtamazlar.
Geçmişte defalarca yaptıkları gibi bu milletin tertemiz evlatlarını kirli oyunlarına, kirli hesaplarına alet edemezler.
O günler artık geride kaldı.
O karanlık günler bir daha gelmemek üzere artık eski Türkiye’de kaldı.
Biz gençlerimizi, sevgili yavrularımızı asla yalnız bırakmayız.
Türkiye’nin aydınlık yarınlarını üç beş kendini bilmeze yem ettirmeyiz.
Tek bir evladımızın dahi ümitsizliğe kapılmasına izin vermeyiz.
Milletler Ligi finalinde rakibi Brezilya’yı mağlup edip şampiyonluğa ulaşarak tüm Türkiye’yi gururlandıran büyük bir başarıya imza atan A Millî Kadın Voleybol Takımımızı yürekten tebrik ediyorum. 🏐🇹🇷
Müttefikler arasında savunma sanayisi ürünlerinin ticaretine yönelik bazı engellemeler, her ne kadar azalmış olsa da hâlen devam ediyor.
Bunların amasız ve fakatsız kaldırılması gerekiyor.
Bu hususa zirve bildirisinde de özel olarak vurgu yapılmasını sağladık. #NATOsummit
Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi ülkemiz, demokrasimiz ve toplumsal barışımız açısından bir millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz.
Çünkü günümüzde dezenformasyon yanlış bilgi yaymanın ötesine geçmiş; biz dâhil toplumların birlik ve güven duygusunu zayıflatan, demokrasileri tehdit eden asimetrik bir unsura dönüşmüştür.
Dezenformasyonla mücadelemizi bu anlayışla meselenin taşıdığı hayati önem doğrultusunda kararlılıkla sürdüreceğiz.
Suç örgütleriyle, rant şebekeleriyle bağını kesemeyen, sırtını Türkiye’yle hesabı olan güç odaklarına dayayan bir muhalefet Türkiye’ye ve Türk demokrasisine fayda getirmez.
Siyasi yelpazenin hangi kanadında olursa olsun muhalefet partilerinin de artık Türkiye’nin standartlarına çıkmasının vakti gelmiştir.
Türkiye, hepimizin ortak paydasıdır.
Türkiye Cumhuriyeti, hepimizin müşterek yuvasıdır.
Hangi kökenden olursak olalım hepimiz Türk milletinin fertleriyiz.
Ülkenin ve milletin yüksek çıkarları söz konusu olduğunda ortaklaşmak, bir araya gelmek, aynı zeminde buluşmak mecburiyetindeyiz.
Bu, kendini Türk milletine ait hisseden herkes için millî bir ödevdir.
O şehit ve gaziler ki yağmur gibi yağan kurşunlara karşı, helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar.
“Bu ülkeyi ruhunu bir dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz” dediler…
NATO’nun kolektif savunmayı tekrar merkeze alan yeni döneminde adil külfet paylaşımı konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmeye hazırız.
F-16 uçaklarımız NATO Hava Polisliği Misyonu kapsamında Estonya’da konuşlanacak.
Kosova’daki NATO KFOR Harekâtı’nın Ekim ayında üstlendiğimiz komutasını 2026 Eylül sonuna kadar sürdüreceğiz.
2028-2029 yıllarında İttifak Mukabele Kuvvetine komuta edeceğiz.
Türkiye olarak NATO’daki daha nice misyona ciddi katkılar sunuyoruz. #NATOsummit
NATO zirveleri güvenliğin en üst düzeyde gözetildiği, en küçük bir ihmale ve dikkatsizliğe mahal verilmeyen uluslararası toplantılardır.
Tedbirler noktasında biz de işi şansa bırakmadık.
Zirve sebebiyle günlük hayatı etkilenmiş tüm Ankaralı kardeşlerime sabırları ve anlayışları için teşekkür ediyorum.
Ankara, tarihî bir zirveye tarihî bir başarıyla ev sahipliği yapmak suretiyle uluslararası alanda görünürlüğünü hiç olmadığı kadar artırmıştır.
Ankara’nın artık bir dünya şehri olduğu bu vesileyle tescil edilmiştir.
Bunun yansımalarını özellikle turizmde göreceğimizi düşünüyorum.
Bu sene cumhuriyetimizin 103’üncü yıl dönümünü Türk dünyasından kardeşlerimizle beraber Ankara’da coşkuyla kutlayacağız.
İnşallah aynı başarıyı 29-30 Ekim tarihlerinde düzenleyeceğimiz 13’üncü Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’nde de sergileyeceğiz.