Silah seslerini duyar duymaz canını hiçe sayıp saldırganı engellemek için okula koşan Necmettin Bekçi'nin ifadesi. (Sabah)
Saat 13:30 sıralarında ikametimde oturduğum esnada dışarıdan silah veya çekiç seslerine benzer sesler duymaya başladım.
Ben yan tarafta bulunan inşaattan seslerin geldiğini düşündüm. Sesler artınca balkona çıkıp dışarı baktığımda okul öğrencilerinin camlardan atlayarak kaçtığını gördüm.
Bu sırada seslerin silah sesleri olduğunu ve okuldan geldiğini anladım. Çocuklarım okulda olduğu için koşarak okula gittim.
Okulun arka kapısından kantin bölümünden içeri girdim. Arka merdivenlerden çıktığımda bir şahsın yerde yattığını ve bu şahsı tutmaya çalışan birkaç kişiyi gördüm.
Bildiğim kadarı ile şahsı tutmaya çalışanlardan biri okulun kantincisi Ümit isimli şahıs ve diğer 2 şahıs ise okulun öğretmenleriydi ancak isimlerini bilmiyorum.
Ben de yardım etmek ve şahsın başkasına zarar vermesini önlemek için yanlarına gittim. Bu esnada olayın şüphelisinin bu şahıs olduğunu anladım.
Şahsın elimizden kurtulmaya çalışması üzerine o esnada nereden aldığımı bilmediğim bıçak ile hatırladığım kadarı ile bir defa bacağına doğru bıçağı salladım ancak değip değmediğini bilmiyorum.
Benim bıçağı sallamamdaki amacım şahsın ayağa kalkıp kaçmasını ve başkalarına zarar vermesini önlemekti.
Şahsın kolunu arkada bağlamaya çalıştım. Bu sırada görevli polisler geldi. Ben de kalkarak sınıfta bulunan yaralı çocuklara yardım etmek için şahsı polislere bırakıp buradan ayrıldım.
Ardından yaralıları çıkarmaya başladık. Biz dışarı çıktığımızda ambulanslar da gelmişti. Ben çocuklarımı aradım ve kızımı ana sınıfından aldım. Oğlum ise eve geçmiş.
Oğlum evimize gidince bana silah sesleri duyunca kendisini tuvalete kilitlediğini ve bu şekilde saklandığını ve eve geldiğini anlattı. Oğlumun sınıfında 2 sınıf arkadaşı rahmetli oldu.
Olay esnasında kullandığım bıçağı olay yerinde bıraktım diye hatırlıyorum.
Evden çıkarken yanımda bıçak yoktu. Kantin tarafından girince elime bıçak almış olabilirim. Olayın şoku ile bu hususu tam hatırlamıyorum.
Abi budur ya. Budur işte. Ne katı bir feminizm ne de hayvani bir patriyarka. Basitçe sadece müşterek ve destek olarak birlikte nasıl gerekiyorsa öyle yaşamak.
Olması gereken işte bu.