Bilgi Üniversitesinin yine bir gecede bir kişinin elinden çıkan imzayla açılmasına “işte bu! Diren ve geri al” söylemlerini fazla hassas yüreklilik olarak görüyorum. Yapmayın arkadaşlar, direndiler aldılar falan. Filmin başında mıyız? Geçtik oraları. Bir alış veriştir o
Herkes gibi öfkeyle okuyorum haberleri.
Ahlaksızlık, sahtekarlık, yalan.
Koca koca adamlar beş yaşındaki bir çocuğun sahip olduğu duygudan, utanma duygusundan yoksun.
Almanca’da bir kelime var, “Fremdschämen” yani başkası adına utanmak. Ama artık yorulduk hepimiz. Hangi biri adına utanacağız… O kadar çoklar ki…
Şöyle bir özet…
Cuma:
İran’a saldırıya kesin gözüyle bakılıyordu.
Cumartesi:
İran ile anlaşma neredeyse bitti diye duyuruldu.
Bugün:
Trump, anlaşma için acele etmeyeceğini ve Hürmüz ablukasının süreceğini duyurdu.
Dün Roterdam’da doğmuş, Lisbon’da büyümüş, burada yaşayan arkadaşıma mutlak butlanı anlatmaya çalışıyordum:
Durdurdu beni.
Film mi bu? ms.senaryo yazamayı mı başladın? diye bir soruyu yapıştırdı.
İnsanda biraz utanma arlanma olur cümlesini artık unutabilir miyiz lütfen. Öyle bir arlanma utanma halinin olmadığını olamayacağını 13 seçimdir öğrenmişizdir artık.
Her gün çıkıp “biz onların butun füze rampalarını, hava-deniz kuvvetlerini vurduk, artık füzeleri-drone ları yok,” diye açıklama yapıyor. Peki her gün beynimze uçurulan füzeler ne amk!
Sabah sinirim kimse kusura bakmasın