10 yıl oldu.
Hayatımız, bir gecede alınan siyasi bir kararla altüst edildi.
Devlet kapıları kapalı,özel sektörler korkuyor.
Suç yok ceza var.
En verimli yıllarımızı,bir iftiranın, bir haksızlığın gölgesinde tüketiyoruz.
Sesimizi duyan var mı?
#İşimiziGeriİstiyoruz
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Anayasa Mahkemesi’nin bağlayıcı nitelikteki kararlarının gereğini bilinçli olarak yerine getirmeyen “hâkim”lerimizin görev yaptığı mahkemeler, söz konusu kararlar yerine getirilinceye ve ilgililer hakkında adli işlem başlatılıncaya kadar, Türkiye Barolar Birliği’nin ve Baroların yönlendirmesiyle, iş göremez hale getirilebilir!
AİHM, 5 Mayısta Yasak/Türkiye kararını açıklayacak. Avukat Johan Heymans sözlerini hatırlayalım:
"Belçikalıyım, sürrealizme alışığım. Ama 150.000 kişinin darbeyi bildiği, hükümeti devirmek istediği ve sadece hükümetin bunu bilmediği iddiası, sürrealizmi de aşan bir saçmalıktır"
AİHM Kararlarını Uygulamayan Hakim ve Savcılara AKPM’den Yaptırım Çağrısı!
🔖Dün, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'ne (AKPM) 28 parlamenter tarafından Türkiye'de hukuksuz kararlara imza atan hakim ve savcılar ile bürokratları ilgilendiren önemli bir karar tasarısı sunulmuştur. Tasarıda, Osman Kavala'nın AİHM kararlarına ve Bakanlar Komitesi tarafından başlatılan ihlal prosedürüne rağmen hâlâ serbest bırakılmamasına dikkat çekilmiştir. Tasarıda, yargı sürecinin Selahattin Demirtaş davasında olduğu gibi Osman Kavala'yı susturmak gibi gizli bir amaçla kötüye kullanıldığı ve bunun AİHS'in 18. maddesinin ihlali anlamına geldiği vurgulanmıştır. Ayrıca tasarıda, hukukun kötüye kullanılması yoluyla gerçekleşen bu hukuka aykırı tutuklamadan davada görev alan Türk savcı, hakim ve diğer yetkililerin ortaklaşa sorumlu oldukları kayda geçirilmiştir.
📌Yalçınkaya Kararı: Türkiye'de Hukukun Üstünlüğünün Bulunmadığını Gösteren Karar!
⚖️Tasarıda Kavala dışında Yalçınkaya kararına da yer verilmiş ve bu kararın "Türkiye'de hukukun üstünlüğünün bulunmadığını gösteren dönüm noktası'' niteliğinde olduğu belirtilmiştir. Tasarıda yer alan tespitlere göre, AİHS'in 7. maddesi ile güvence altına alınan "kanunsuz suç olmaz" ilkesi Türkiye'de sistemik ve yaygın bir biçimde ihlal edilmiştir. Tasarı da söz konusu ihlalin dar kapsamlı olmadığına; AİHM önünde bekleyen 8.000'den fazla ve Türk mahkemeleri önünde görülen 100.000'den fazla davayı doğrudan ilgilendirdiğine yer verilmiştir.
🔖Bu bağlamda tasarı, meselenin sadece Kavala veya Demirtaş gibi belirli isimler üzerinden değil, genel bir yargı pratiği üzerinden değerlendirildiğinin göstergesidir. AİHM'in Yalçınkaya kararına aykırı karar vermeye devam eden hakim ve savcıların eylemlerinin, uluslararası merciler nezdinde yaygın bir hukuksuzluğun parçası olarak kabul edildiği görülmektedir.
🔖Tasarının sonuç ve eylem bölümünde, AKPM'nin 2518 (2023) sayılı kararına atıfta bulunularak, Avrupa Konseyi üye ve gözlemci devletleri ile Avrupa Birliği'ne somut bir çağrı yapılmaktadır. Bu çağrı, Osman Kavala'nın hukuka aykırı ve keyfi tutukluluğundan sorumlu olan savcı ve hakimler de dâhil olmak üzere ilgili yetkililere karşı "Magnitsky yasalarının" veya benzer yasal araçların kullanılarak hedefli yaptırımlar uygulanmasını içermektedir.
📍Acaba Magnitsky Yasalarının kapsamı ve ilgililer için anlamı nedir?
⚖️Magnitsky yasaları, insan hakları ihlallerine karıştığı tespit edilen kişilere karşı doğrudan ve bireysel yaptırımlar uygulanmasını sağlayan uluslararası mekanizmadır. Bu mekanizmanın amacı, yaptırımı devlete veya topluma değil, ihlali gerçekleştiren kamu görevlilerine, bürokratlara veya yargı mensuplarına yöneltmektir.
📌Bu tür yasaların Avrupa Birliği veya diğer üye ülkeler tarafından uygulanması durumunda, hedef alınan yargı mensupları ve bürokratlar için şu yaptırımlar söz konusu olabilmektedir:
🟦Seyahat ve Vize Yasakları: Yaptırım uygulanan kişilerin ilgili devletlerin sınırlarına girişi yasaklanır ve mevcut vizeleri iptal edilir.
🟥Malvarlıklarının Dondurulması: Hedef listesine alınan kişilerin yaptırımı uygulayan ülkelerdeki banka hesapları, fonları ve taşınmazları dondurulur. Bu varlıklar üzerindeki tasarruf yetkileri sınırlandırılır.
🟩Uluslararası Finansal Kısıtlamalar: Küresel finans kurumları ve bankalar, yaptırım listesindeki bireylerle ticari veya finansal işlem yapmaktan kaçınır. Bu durum, ilgili kişilerin uluslararası ödeme sistemlerine ve bankacılık hizmetlerine erişimini kısıtlar.
📍Sonuç itibarıyla bu karar tasarısı, uluslararası kurumların Türkiye'deki yargı pratiklerine yönelik yaklaşımında yeni aşamaya geçildiğini göstermektedir. Osman Kavala davası, yargının belirli kişileri susturmak amacıyla kullanıldığı tespitini içerirken; tasarıya özellikle eklenen Yalçınkaya kararı, meselenin bireysel ihlal boyutunu aşarak yapısal bir nitelik kazandığını ortaya koymaktadır. Yalçınkaya kararı, tasarıda da açıkça ifade edildiği üzere, Türkiye'de "hukukun üstünlüğünün bulunmadığını" belirten ve "kanunsuz suç olmaz" ilkesinin 100.000'den fazla dosyayı kapsayacak şekilde sistemik ve yaygın olarak ihlal edildiğini teyit etmektedir.
📍Bu tasarı, ilgili kişilerin şahsi sorumluluklarının uluslararası hukuk zemininde gündeme alınacağının önemli bir göstergesidir. Tasarı, yargıyı bir baskı aracı olarak kullananların ve Yalçınkaya kararında tespit edilen sistemik hukuksuzlukları verdikleri kararlarla sürdüren savcı ve hakimlerin ortaklaşa sorumlu olduğunu kayıt altına almaktadır. Hukuku araçsallaştırarak bu sistemik probleme neden olan ve söz konusu pratiği devam ettiren yargı mensupları ile bürokratların, şahıslarını hedef alan yaptırımlarla karşılaşabilecekleri ve eylemlerinin hukuki sonuçlarıyla yüzleşecekleri gerçeği, bu tasarıyla birlikte Avrupa Konseyi'nin somut gündem maddelerinden biri haline gelmiştir.
🔗Karar Tasarısı Linki: https://t.co/MEg0721tOk
@AYMBASKANLIGI@TCYargitay@TC_Danistay@HSKKurumsal@EnginYl@mentes70@YilmazAkcil1968
En acı tarafı: Toplumun büyük kısmı “oh olsun” dedi, ya da sessiz kaldı.
Arkadaşlar uzaklaştı, akrabalar çekindi, komşular selamı kesti.
KHK’lılar sosyal ölüme terk edildi.
Yalnızlıklarını bitirmek hepimizin sorumluluğu.
#KHKlınınYalnızlığıBitsin
tüm samimiyetimle ve üzüntümle soruyorum…
11 yaşı hüzünle, özlemle, hasretle geçmiş bu çocuk tam da yeniden gülmeyi öğreniyorken [[ kurşun gelmiş kaşlarının üstüne / alın yazısını okur gibi saplanmış ]] denebilir mi?
Hangi çocuğa ölüm yakışır ki?
Hangisine üzüleyim, hangisine?
Adalet Bakanı #AkınGürlek: "Takipsizlik verilen tüm dosyalar incelenecek"
Asıl yapılması gereken 2016 dan sonraki tüm davaların evrensel hukuk kurallarına göre yeniden görülmesidir
AİHM'in Bylock konusunda verdiği ihlal kararları sonrası yeniden yapılan yargılamada savcı mütalaası;👇
"AIHM kararı dogrultusunda BYLOCK'un örgüt üyeligine delil olarak hükme esas alınamayacagına iliskin kararı dikkate alındıgında, sanıgın aleyhine örgüt üyesi olduguna dair görgüye yahut bilgiye dayalı beyanda bulunan bir tanık bulunmaması, AIHM kararı da gözetilerek tüm dosya kapsamı birlikte degerlendirildiginde, sanıgın sempati ve iltisak boyutunu asan, örgüt üyesi olduklarını ispat etmeye yeterli örgüt içerisinde süreklilik, çesitlilik ve yogunluk gösteren faaliyetlerde bulunduklarını gösteren her türlü süpheden uzak somut delil elde edilememesi nedeniyle, CMK'nın 323/1 maddesi gergince sanıgın talebinin kabulü ile önceki hükmün iptaline ve sanık hakkında CMK 223/2.e maddesi geregince beraat kararı verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur."
Nihayet infaz durdurularak sanığın beraatine karar verildi. Ancak bir yargı sistemi, nasıl kendi insanını 9,5 yıldır mağdur eder ? Bu yargılamalarda binlerce sanık ve müdafii savcının şimdi açıkladığı mütalaanın kat be katını duruşmalarda söyledi, neden duymazdan geldiniz, neden kendi vatandaşlarınızı, ailelerini mağdur ettiniz ve hala neden şimdi de başka başka sözde deliller SD kart fişlemesi, ankesör araması vb üzerinden bu mağduriyetlere devam ediliyor.
Bu hukuksuzlukların ülkeye zararı çok faydası yok.
Almanya’da bir okul müdürü, her eğitim öğretim yılı başında öğretmenlerine şu mektubu gönderir:
“Bir toplama kampından sağ kurtulanlardan biriyim. Gözlerim, hiçbir insanın görmemesi gereken şeyleri gördü. İyi eğitilmiş ve yetiştirilmiş mühendislerin inşa ettiği gaz odaları, iyi yetiştirilmiş doktorların zehirlediği çocuklar, işini iyi bilen hemşirelerin vurduğu iğnelerle ölen bebekler, lise ve üniversite mezunlarının vurup yaktığı insanlar. Eğitimden bu nedenle kuşku duyuyorum. Sizlerden isteğim şudur. Öğrencilerinizin insan olması için çaba harcayın. Çabalarınız bilgili canavarlar ve becerikli psikopatlar yaratmasın. Okuma yazma, matematik, çocuklarınızın daha fazla insan olmasına yardımcı olursa ancak o zaman önem taşır.”
Hasan Balcı Türk Tarih Kurumu'nda şube müdürüydü. Durup dururken ihraç edildi ve hapis yattı, cezaya çarptırıldı, 2 çocuğu da işten atıldı ve mahkum edildi!
Sonunda beraat etti, pardon dendi, ama psikolojisi bozulmuştu!
...Ve yükü kaldıramadı, dün Ankara'da 67 yaşında intihar etti!
Siyasi soykırım Türkiye'de devam ediyor!
Zulüm son haddinde!
@Akparti@MHP_Bilgi mutlu musunuz?
@avosmanzabun ağaç kökü yedireceğiz demiştiniz!
Sn. Fethi Yıldız
YARGININ HALİ AŞAĞIDA
💥Türkiye’de 58 milyon yetişkin nüfus, mahkemelerde ise 45 milyon dosya var.
✅ 3 miyon 200 bin kişi hakkında “fetö” soruşturması açılmış.
700 bin kişi hakkında “fetö” davası var.
✅Gözaltı sayısı: 390.000
125.000'den fazla kişi hakkında hapis cezası, 115.000'den fazla tutuklama var.
✅Soruşturmaların %55'i berat ve takipsizlik kararıyla sonuçlanmış ama işe dönenlerin oranı %12
✅16 milyon 773 bin şüpheli
296 bin kişi için “anayasal suç” dosyası var.
✅1994- 2014 arasında "Cumhurbaşkanına hakaret” suçlaması ile hakkında dava açılan kişi sayısı 1138
Süleyman Demirel - 158
Ahmet Necdet Sezer - 163
Turgut Özal - 207
Kenan Evren - 340
Abdullah Gül - 848
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın göreve başladığı 2014 yılından bugüne kadar olan süreçte:
Toplam Soruşturma sayısı 200.000'in üzerinde
Erdoğan’a açılan davaların toplamı 59.780
Bu felaket tablosu iktidarınız döneminde gerçekleşti @YildizFeti
Eserinizle gurur duyun.