Aziz milletim, sizden istirhamımdır. Lütfen bunları görün ve paylaşın.
Yokluğumu fırsat bilip "Kanal İstanbul" denen rant ve talan projesi uğruna Avrupa Yakası’nın en önemli su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı’nın etrafında 24 bin konutun inşaatını başlattılar.
Bu kez alelacele TOKİ'yi devreye almışlar. Dozer ve iş makinelerini mutlak koruma alanının içine, suyun dibine kadar sokmuşlar.
İBB’nin ve İSKİ’nin resmi uyarılarını dikkate almadıkları gibi Cumhurbaşkanlığı kararıyla Sazlıdere Barajı’nın içme suyu kullanım oranını %100’den %0’a indirmişler. Bunu hiç utanmadan kamuoyundan saklayıp, İSKİ’ye bile bildirmemişler.
Şunu herkes anlasın ki, bizim gözbebeğimiz İstanbulumuz’da feda edilecek bir tek damla su kaynağımız yok. Bu haksız, hukuksuz ve fırsatçı yaklaşımla mücadeleyi asla bırakmayacağız.
Sizin iklim değişikliği ve çevre koruma konusunda zerre kadar samimiyetiniz olsaydı, İstanbul’un su kaynaklarına böylesine saldırmazdınız.
Hukuka, ekonomiye, demokrasiye verdiğiniz zararın yanına çevreye, İstanbul'un su kaynaklarına verdiğiniz zararı ekliyorsunuz. Tüm dünyanın cebelleştiği, yeni yol ve yöntemler aradığı iklim krizine bir kriz de siz ekliyorsunuz.
Hemen vazgeçin bu rant ve talan projesinden. Millet sizi zaten gönderecek bari gitmeden toprağa, suya, havaya daha fazla zarar vermeyin.
Özgür Özel, ekonomik boykot kararını açıkladı:
“Bu geceden itibaren ana akım ve yandaş medyayı sadece izlememekle değil, bunlar ne iş yapıyorsa; bunlar araba mı satıyor? Alan namerttir. Bunların restoran zinciri mi var? Giden namerttir.
Listeyi yakında açıklayacağım.”
Korkunun ecele faydası yok!
Öyle de yenileceksin! Böyle de yenileceksin.
Haklılığımıza, cesaretimize, tevazumuza, güler yüzümüze yenileceksin!
Aziz Milletim;
Asla üzülmeyin, mahzun olmayın, umudunuzu yitirmeyin.
Demokrasimize yapılan bu darbeyi, bu kara lekeyi el birliğiyle söküp atacağız.
Bu süreci yöneten insanların, hem bu dünyada hem de ahirette yüce Yaradan huzurunda hesap vereceği günler yakındır.
86 milyon vatandaşımı sandığa koşmaya, demokrasi ve adalet mücadelesini tüm dünyaya duyurmaya davet ediyorum.
Dimdik ayaktayım, asla eğilmeyeceğim.
Her şey çok güzel olacak…
Ülkenin en büyük kentinin belediye başkanlığını tüm engellemelere rağmen 3 kere kazanan, son seçimin birinci partisinin cumhurbaşkanı adayı olan İmamoğlu'nu bomboş iddialarla tutukladılar. Karar resmen seçme ve seçilme hakkının kaldırılması kararıdır. Türkiye tutuklandı.
En az 66 CAN.
Kimi çocuğunu tatile götüren anne baba, kimi üç ay çalışıp rızkını çıkarmaya çalışan turizm emekçisi, kimi 3 gün olsun nefes almaya kaçan genç ve hala bilmiyoruz kim bilir kaçı “karne hediyesi” diye koşa koşa tatile giden el kadar çocuk!
Ülkenin sözde en gözde kayak merkezinde tıklım tıklım doldurdukları otellerde ölüyoruz!
Bir otel patronundan otelleri, bir hastane patronundan hastaneleri, bir özel okul patronundan okulları “denetlemesini” beklerken ölüyoruz!
Depremde una dönen otellerde, evlerde, hastanelerde ölüyoruz!
Çalışırken ölüyoruz.
Tatildeyken ölüyoruz!
Trene biniyoruz, ölüyoruz.
Okurken okullarda, araba sürerken yollarda ölüyoruz.
Sırf kadın olduğumuz için ölüyoruz.
Mahkum bıraktığınız cemaat yurtlarında yanarak, bakımsızlıktan çürüttüğünüz devlet yurtlarında asansörlerden düşerek ölüyoruz.
Daha doğar doğmaz yenidoğan çeteleri elinde ölüyoruz!
Zehirli tarım ilacından, sahte içkiden, bakımsızlıktan, yokluktan, denetimsizlikten, yolsuzluktan bu iğrenç rüşvet ve torpil kaosunda ölüyoruz be
ÖLÜYORUZ!
Bu paraya tapan leş düzende, “kutsal kutsal” diye diye yiyip bitirdiğiniz ülkede, bu halka ait bir devlet olmadığı için, DEVLETSİZLİKTEN ölüyoruz.
Öldürülüyoruz!
Psikologlar olarak uyarıyoruz: Bu yasa, şiddete eğilimli kişilerin cesaretlenmesine zemin hazırlamaktadır. Daha önce yetkililere yaptığımız uyarılar maalesef karşılıksız kaldı. Bu olay, daha da korkunç şiddet olaylarının habercisi olabilir. #AltindagdaKatliamVar