Geçen bi podcast dinledim. Diyor ki “kocaman bir evim olsa da kendime küçücük bir alan yaratırım. bir battaniye bir yastık ve kitaplar. Mutlaka bir köşen olması lazım.” Hakikaten de öyle… insanın kendiyle baş başa kalabildiği, ruhunu dinlendirdiği, kendine ait bi köşesi olmalı...
yetişkinlik, biraz da kendine ait o köşeye ihtiyacın olduğunu anlamaktır. Dünyanın bütün yüklerini kapının dışında bırakabildiğin bir yer…
Teyzemin "düşme kötünün üstüne yiğit edersin" diye bi lafı var. Beş para etmez manipülasyonlariyla seni alt etmeye çalışan avanaklari gördüğünde hatırlamak için iyi bi söz
“yeniden” ne güzel bir esinti ya. yeniden sevinmek, yeniden gezintilere çıkmak, yeniden saçlarını uzatmak, yeniden sevmek, yeniden cıvıldamak, yeniden yerine alışmak. yeniden ama sanki ilk defa. mis gibi.
Hiç görmediğin masalarda seni bekleyen bir koltuk var.Hiç bilmediğin sofralarda senin için ayrılmış bir yer var. Henüz tanışmadığın insanlar seninle paylaşacak hikayelerini saklıyor. Yürümeye cesaret edemediğin yolların sonunda seni bekleyen manzaralar var. Adını bile duymadığın+