Yan komşumuzun evinden saatlerdir kahkaha sesleri geliyor. O kadar içten ve samimi bir ortam ki şu an, onların mutluluğu içimi rahatlatıyor. Hep mutlu ol canım Erik.
Bir şahıs:
"Canın tatlı istiyorsa vücudun protein istiyordur. Et ye.
Canın cips istiyorsa vücudun elektrolit istiyordur. Turşu ye.
Canın çikolata istiyorsa vücudun magnezyum istiyordur. Ispanak ye."
Istanbulda yaşarken şuna benzer bir tempom vardı benim de. Aylık abonman ay sonunda 3-5 falan kalıyordu. Artık şu tempoya beni sokmaları için ayda 6 bin euro falan maaş vermeleri gerekiyor. Allah kurtarsın
Emine Ülker Tarhan, CHP'ye geri döndü:
"Zaman geçti, bizler yaşlandık ama yaşananların ağırlığı karşısında öfkelenebilme yeteneğimizi henüz kaybetmedik."
Dün akşam ilk kez evimizde arkadaşlarımızı iftar yemeğinde ağırladık. Biz bir anda çok yetişkin yetişkin şeyler yapmaya başladık, biraz gergolandım jwkxkfk
Eski iş yerimdeki iş arkadaşlarımdan birinin özel durumunun sonunda bilim tarafından da tasdiklenmiş olması benim için mutluluk verici. En kısa zamanda diğerlerinin de fark edilip gerekli çalışmaların yapılmasını bekliyorum.
Özgü Namal'ın, Berlin Film Festivali'nde "Berlin yerine Türkiye'de bu öyküyü anlatsanız performansınız değişir miydi?" sorusuna verdiği yanıt gündem oldu.
"Bu Türkiye'de sergilenemeyen bir film değil.
Burada çekilmesi tercih edilmiş bir iş."
Biyometrik verilerin internette kullanılmasının sakıncaları sorulan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş:
"Bütün bilgilerimiz zaten Amerika’nın elinde değil mi?”
(Sözcü)
Diyetisyen Seçil Öztürk: “Ergenken kiloluydum. O dönem tüylü botlar modaydı.
Ben de heves edip aldım. Giyinip okula gittim çok mutluyum.
O gün kocaman öğretmen bana bakıp ‘Mamut buraya gel’ dedi.
O kadar çok üzülmüştüm ki.”
Şöhret ve para olmasa hiçbir kadının yüzüne bakmayacağı adamın 38 yaşa ölü dediğine bakmayın.
Bir psikiyatrist olarak söyleyeyim bir kadının kadın olduğunu hissettiği en güzel yaşları 40’ından sonra başlar.
Ayrıca öğretmen hanımın başörtüsü olduğu için eleştirildiğini iddia edenler de olmuş, tek hücreli bakteriler bile sizden daha çok fayda sağlıyor bu topluma.
yorumlara bakıyorum da siz kafayı yemişsiniz. bu ülkede bu kadar fazla üniversite mezunu varken aynı anda bu kadar da kendini geliştirmekten uzak bir insan topluluğu olması çok enteresan. aksan ve telaffuz farklı şeyler arkadaşlar.
Buna ingilizce öğretmeni diyorlar.
Nasıl , ne şekilde mezun olduğunu bilmek isterim. A1 seviye İngilizceyi bile telafuz edemeyen insan evladı nasıl öğretmen olmuş ola ki ?
Zira buna aaa ne güzel öğretiyor diyerek telafuzunun farkına varamayan üniversite mezunu yakınlarım oldu.
Herhangi bir insanın lisans mezuniyetine kadar bu ülkede en az 9-10 sene ingilizce dersi aldığını da hesaba katarsak.....
Vay halimize .
Vaaaaay halimize ....
Türk aksanıyla konuşursan seni anlarlar, nasıl ki biz Fransızları ya da İtalyanları anlıyorsak onlar da bizi anlarlar. Ama sen "point" kelimesini kast ederek "poyunt" dersen seni kimse anlamaz çünkü bu şekilde telaffuz edilen bir kelime yok.