Kemal Kılıçdaroğlu’na hain diyenlerin partiden ihraç edileceğine dair bir haber okudum. Bu vesileyle Kemal Kılıçdaroğlu’na yalnızca hain demeyi yeterli bulmadığımı belirtmek istiyorum. Çünkü kendisi yalnızca hain değil aynı zamanda işbirlikçi, işgalci ve operasyoncu birisidir.
Devletin polisiyle partilileri karşı karşıya getirmekten imtina etmeyen, milyonlarca insanın iradesini gasp ederken bir an bile geri adım atmayan bu kişiye ne desek azdır. Böyle bir kişinin karşısında olup onunla mücadele etmek, tarihin bize yüklediği en doğru vazifelerden biridir.
on beş yaşında aylarca hastanede yaşam savaşı vermiş, on dört kiloya düşmüş ölü bir çocuğun annesini meydanlarda yuhlatanlardan öğrenecek değiliz anneliği. ve herhangi başka bir şeyi.
Bir insanın kedisi köpeği hayvanı için o benim yavrum, kızım, oğlum demesi, ben onun annesiyim - babasıyım demesi kişiyi “deli, anormal, psikolojik olarak rahatsız” yapmaz. Kişinin o canlıyla bir bağ, bir sevgi, şefkat, merhamet, bakım ilişkisi kurduğunu gösterir ve bu hitaplar bu ilişkinin sözlü ifadesidir.
İnsanlar zaten evlerine aldıkları, bakımını üstlendikleri canlılara böyle bir yakınlık duydukları için bunu yapıyorlar. Bu insanlar delüzyonda değil, bu hitapları bir başka canlıya bir bakım - sorumluluk ifadesi olarak söylüyorlar.
Biri ben köpek annesiyim deyince kendini köpek sanmıyor. Ya da biri sen benim çocuğum var deyince cevap olarak benim de köpeğim var deyince senin çocuğuna köpek demiş olmuyor. Benim de bir bağ - bakım verme ilişkisinde olduğum bir varlık var diyor. Bu senin çocuğunla ilişkini değersizleştirmiyor, çocukla köpeği bir hiyerarşiye koymuyor.
İnsanların çocuk yapacağı varsa yaparlar, köpekleri kedileri var diye çocuk yapmamazlık etmezler zaten. Yok ben zaten çocuk istemiyorum kedi köpekle mutluyum diyene de zorla hayır kedi köpekle olmaz diye çocuk yaptırmayın zaten?
Ben evdeki kedime köpeğime oğlum - kızım demesem, müdür desem ne yapacaksınız çalışma bakanlığından inceleme mi başlatacaksınız o müdür değil, müdürse nerde iş kontratı diye. İdrak seviyemizi 7 yaş üstüne çıkarmaya gayret edelim. İnsanları rahat bırakalım.
Aydın’daki Güzelhisar KYK Kız Öğrenci Yurdu’nda asansörün düşmesi sonucu hayatını kaybeden Zeren Ertaş'ın arkadaşı:
"Kimsenin suçu üstlenmediği bu noktada, ben ‘binelim’ dediğim o asansörün vicdan azabını iliklerime kadar yaşıyorum."