Asıl tartışılması gereken konu, bu dört yönetim kurulu üyesinin hangi siyasi partide görev yapacağı değildir. Asıl mesele, Atatürk’ün vasiyetinin eksiksiz uygulanıp uygulanmadığı ve bunun kim tarafından denetlendiğidir.
Atatürk’ün vasiyet gelirlerinin azaltılması, Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’na vasiyet kapsamında yapılması gereken ödemelerin kısıtlı şekilde gerçekleştirilmesi hususunda, İş Bankası’nın mahkemelere sunduğu yazılı beyanlarda yer alan açıklamalar dava dosyalarında bulunmaktadır. Buna rağmen, Atatürk’ün vasiyet iradesine uygun şekilde ödemelerin eksiksiz yapılmasını sağlamak yerine, bu konuda açılan davalarda zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarında bulunulması da kamuoyunun takdirine sunulması gereken önemli bir husustur.
Bu durumda şu soru kaçınılmazdır: Atatürk’ün vasiyetini korumak ve gözetmekle sorumlu olduğu ifade edilen bir siyasi yapı, vasiyet hükümlerinin tam olarak uygulanmasını savunmuyorsa, İş Bankası yönetimine üye atama yetkisini hangi amaçla kullanmaktadır?
İş Bankası yönetimine atanan üyelerin temel sorumluluklarından biri, Atatürk’ün vasiyetinden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesini gözetmek ve denetlemektir. Bankanın mahkemeye sunduğu yazılı beyanlarda yer alan hususlar karşısında, bu üyelerin bugüne kadar hangi incelemeleri yaptıkları, hangi girişimlerde bulundukları ve Atatürk’ün vasiyet iradesinin eksiksiz uygulanması için ne tür adımlar attıkları kamuoyuna açıklanmalıdır.
Çünkü burada söz konusu olan yalnızca bir banka yönetimi meselesi değildir. Konu, Atatürk’ün vasiyetine uygun olarak Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’na ödenmesi gereken gelirlerin eksiksiz yerine getirilip getirilmediğinin denetlenmesidir.
Bu nedenle bugün cevap bekleyen en önemli soru şudur:
İş Bankası yönetiminde görev yapan bu dört üye, Atatürk’ün vasiyetinin tam ve eksiksiz uygulanmasını sağlamak adına bugüne kadar hangi somut adımları atmıştır? Eğer herhangi bir girişimde bulunmadılarsa, yönetim kurulundaki görevlerini hangi kamusal sorumluluğu yerine getirmek için sürdürmektedirler?
DETAYLI AÇIKLAMALAR:
Atatürk’ün mülkiyetinde dolayısı ile vasiyetinde 4 farklı İş bankası hisse senedi bulunmaktadır. Bunlar; İş bankası kurucu intifa senedi(ISKUR), İş bankası A grubu imtiyazlı hisse senedi(ISATR), İş bankası B grubu imtiyazlı hisse senedi(ISBTR), İş bankası C grubu hisse senedi(ISCTR) dir.
9/5/1938 tarihli vasiyetnamesi ile Atatürk, malik bulunduğu bütün nükut ve hisse senetleri ile Çankaya'daki menkul ve gayrimenkullerini C.H.P. ne terk ve vasiyet ettiğini açıkladıktan sonra, nükut ve hisse senetlerinin eskisi gibi İş Bankası tarafından nemalandırılmasını, yıllık kardan bazı hakiki kişilere belli miktarların verilmesini ve geriye kalanın da yarı yarıya olmak üzere Türk Dil ve Tarih Kurumlarına tahsis edilmesini son arzuları olarak belirtmiştir…’’
Atatürk, kendi siyasi yaşamındaki önemi ve devletin tüm atılımlarının siyasi gücü olduğu için CHP'yi kendisinin tek mirasçısı olarak seçerek, malvarlığını ona emanet etmiştir. Bankadaki hisselerinin nemasını Türk Tarih Kurumu (TTK) ve Türk Dil Kurumu'na (TDK) tahsis etmesi, Türk tarihi üzerine yapılacak araştırmalara ve Türk dilinin geliştirilmesine verdiği önemi göstermektedir.
İş bankası Atatürk’ün vasiyeti yerine getirme görevlisidir. Atatürk’ün mirasçısıdır. Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu Atatürk’ün vasiyet alacaklısıdır.
Hisse gelirlerinin kimlere nasıl ödeneceği, vasiyetnamede gösterilmiştir. CHP hisselerin sahibi olarak, hisselerin hukukunu korumak ve hisselerin nemasından yapılacak ödemeleri Atatürk'ün iradesine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür. CHP bu konularda Atatürk tarafından görevlendirildiği için, vasiyetnamenin uygulanmasından da sorumludur.
➢ Para bankada bırakılarak, bankaya haksız kazanç ve menfaat sağlanmıştır.
➢ Alınan kısıt kararı TTK’nuna görede hukuka aykırı olduğundan, para gasp edilmiş, para zorla alıkonulmuş sayılmaktadır.
➢ İş bankası çok vahim bir olay gerçekleştirmiştir.
Daha da vahimi Sayıştay Başkanlığı, BDDK, SPK, Ticaret Bakanlığı, İstanbul Ticaret Odası Sicil Müdürlüğü, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı, Adalet Bakanlığı , Devlet Denetleme Kurumu olaydan haberdardır ve hiçbir şey yapmamaktadır. Devletin zarara uğramasına, paranın bankada kalmasına sessiz kalmaktadır.
OĞUZHAN UĞUR YARGILANMALIDIR!
OĞUZHAN UĞUR YARGILANMALIDIR!
OĞUZHAN UĞUR YARGILANMALIDIR!
OĞUZHAN UĞUR YARGILANMALIDIR!
OĞUZHAN UĞUR YARGILANMALIDIR!
OĞUZHAN UĞUR YARGILANMALIDIR!
OĞUZHAN UĞUR YARGILANMALIDIR!
OĞUZHAN UĞUR YARGILANMALIDIR!
(@abakingurlek)