Diyarbakır'a amed diyenlerin kimler olduğunu hepimiz biliyoruz.. Böyle bir ismi taşıyan takımın olması bile başlıbaşına enteresan iken; flamasının Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nde asılı olması futbol değil, semboller üzerinden açıkça mesaj vermektir.
#FSMdePaçavrayıKaldırın
❗️Bir siyasi fikre, partiye ya da harekete en büyük zararı bazen onun karşıtları değil, en fanatik savunucuları verir çünkü fanatizm, gerçeği savunmak değil, çoğu zaman apaçık görünen yanlışları bile inkar etmektir..
Toplumun yaşadığı ekonomik zorluklar, liyakatsiz atamalar, yakın çevreye sağlanan ayrıcalıklar ya da açıkça ortaya çıkan ve hamasi olmadığı delillendirilen hatalar karşısında hala yanlış bir şey yok diye direnmek, savunulan siyaseti güçlendirmez aksine o siyasetin inandırıcılığını zayıflatır..!
Bir fikri desteklemek, onun her hatasını savunmak anlamına gelmez.. Tam tersine, gerçekten sahip çıkmak isteyen kişi gerektiğinde yanlışa yanlış diyebilmelidir çünkü haksızlığı, adaletsizliği ya da liyakatsizliği inatla savunmak sadece toplumsal vicdanı yaralamaz, aynı zamanda savunulan siyasi çizginin kendi kendine zarar vermesine neden olur..
Siyasette en tehlikeli şey eleştiri değil, eleştiriyi ihanet sayan fanatikliktir..! Gerçekleri inkar ederek yapılan savunma, bir davayı büyütmez, onu içeriden çürütür..
Başarılarınızın devamını diliyorum iktidar seçmeni olup, büyük resmi görenler :))
Türkiye'de siyasetin hafızası gerçekten çok kısa..
2023 yılında Sezgin Tanrıkulu için ağır sözler söylenirken, bugün aynı isimlerle aynı masada memleket meseleleri konuşulabiliyor.
Dün kabul edilemez denilen kişi, bugün barışçıl çözüm çabaları nedeniyle teşekkür edilen bir muhatap haline gelebiliyor..
O zaman sormak gerekiyor, siyasette ilke mi var, yoksa sadece dönemsel ihtiyaçlara göre değişen pozisyonlar mı?
Eğer dün söylenen sözler samimiyse, bugün kurulan bu temas nasıl açıklanacak?
Eğer bugün kurulan temas doğruysa, dün yapılan o sert çıkışların anlamı neydi?
Türkiye'de siyaset çoğu zaman fikirlerin, ilkelerin ve tutarlılığın değil, konjonktürün, ittifak hesaplarının ve günlük çıkarların alanı haline gelmiş durumda. Vatandaştan ise bütün bu dönüşleri unutması, sorgulamaması ve her yeni pozisyonu normal karşılaması bekleniyor..!
Asıl sorun da bu; siyasetçiler dün söylediklerinin hesabını vermeden bugün bambaşka bir yerde durabiliyor. Toplumdan da bunu devlet aklı, siyasi zorunluluk ya da yeni süreç diye kabul etmesi isteniyor..
Bazı kadınlar için kaos ve acı dolu bir aile ortamından çıkıp kendilerine huzurlu bir yuva kurabilmek; maddi ve manevi imkânlar içinde büyümüş birinin üst düzey yönetici olmasından daha büyük bir başarı olabilir.
Çünkü başarıyı sadece varılan nokta değil, yola nereden başlandığı da belirler.
Milli takım oyuncularının bu kadar fazla reklamda oynaması da tuhaf. Bu adamlar maçlara mı hazırlanacak, reklam çekimi mi yapacak? Tamam güzel kazanç ama sanki kazanç zamanla başarmanın önüne de geçebilir gibi…
#BizimÇocuklar