İnsanın bu hayatta en çok deneyimlendiği duygu “yanılmaktır.” Etrafındaki kimseleri düzelterek huzuru yakalayacağını sanarak yanılır. Sınırsız sevginin ve güvenin muhabbeti pekiştireceğini zannederken yanılır. Her konuda hassas ve nazik olursa incinmeyeceğini sanarken yanılır. Çok çabalarsa olacağını varsayarken yanılır. Düştüğü durumun içinden bir daha çıkamayacağını sanarken yanılır. Emek verdiği her şeyin yeşereceğini zannederken yanılır. İnsan yanıla yanıla öğrenir yaşamı, yontularak değişir bakışı.
Her şeyin elinde olmadığını, tedbirin üstünde bir de takdirin olduğunu, bazı toprakların çorak olduğunu, vazgeçmenin ve bırakmanın bazen elzem olduğunu, hallerin değişebileceğini insana bir şekilde bu yolun sahibi öğretir.
Öğretmenlerimiz mazeret tayinleri sonuçlarının açıklanmasının ardından #İlEmriMüjdesi bekliyorlar.
Desteklediğim bir durum. İnşallah Sn. Bakanımızdan bu konuda da müjde alırız.
Bütün ömrüm boyunca biz iyi olalım, çocuklar iyi olsun, öğretmen iyi olsun, aileler iyi olsun, okullar iyi olsun diye uğraştım; ne yazık ki, ruhumuzun derinliklerinde kök salan, göstermeye çalıştıkça görmezden gelinen o devasa çürümenin altında kaldı bütün uğraşlarım, uğraşlarımız. Yine de durmadık. Biz öğretmenler hep yeniden başlarız, her yıl, her hafta, her ders yeniden başlarız. Buna alışkınız. Kolay kolay düşmeyiz, derdik. Bugün öyle olmadı. Fatmanur Öğretmenin haberini aldığımda onunla birlikte düştüm yere. Sadece ben değil, bütün öğretmenler, bütün meslektaşlarım hiçbir silginin toplumsal hafızamızdan silip atamayacağı bir yükle yüklendik, çöküp kaldık olduğumuz yere. Öğretmen kelimesi yeniden tefekkür edilmedikçe, öğrencinin tanımı yeniden yazılmadıkça, “öğretmeni say” cümlesi milyonlarca kez söylenmedikçe evlerde, okullarda, kalplerde, dudaklarda; kalkamayız ayağa. Çok üzgünüm. Bütün öğretmenler adına, bütün öğrenciler adına, bütün veliler adına çok üzgünüm.