Keşke yüzlerce elim olsaydı da hepinize birden uzanabilseydim…
Ne makamda gözüm var, ne milletvekilliğinde.
Benim tek isteğim; çocuklarımıza, hayvanlarımıza, gençlerimize elimden geldiğince, son nefesime kadar destek olabilmek.
Evet, çok eleştiri alıyorum…
Ama hiçbirisi canımı yakmıyor. Çünkü ben kim olduğumu biliyorum.
Niyetimi biliyorum.
Ben sadece iyilik için mücadele ediyorum.
Bu hayatta ne kadar faydam dokunursa, o kadar huzur buluyorum.
Ve biliyorum ki…
Son nefesime kadar da kendi yolumda, inandığım bu yolda yürümeye devam edeceğim.
Seksen yaşında bir köylü kadının isyanı
"Bu yaştan sonra nere gitçez? Zeytinlerimizle oynamen, vicdan yok mu sizde…"
Buna “kamulaştırma” diyorlar.
#ZeytinimeDokunma
Gazze' de İsrail saldırılarından sonra hiçbir yakını kalmayan kız çocuğu!!
Kendi evladın değil diye mi susuyorsun?
Susma !
Lütfen hızlıca paylaş. Tüm dünya görsün #GAZZE
Timur Soykan: Bizim Milli Eğitim Bakanımız ne yapıyor biliyor musunuz? Bir okula güvenlik temin etmek, bir öğün yemek vermek... Bunlar onun gündemi değil. Onun gündemi tarikatları okullara doldurmak...
Okullara güvenlik bulamıyorlar ama imam buluyorlar...
Mersin Mezitli'ye bağlı Anayurt’ta köylüler ektikleri bahçeler için direniyor.
Kadınlar, sabah saatlerinde yıkım için gelen iş makinelerini, önüne yatarak durdurmaya çalışıyor.
Öğrenci, öğretmen, güvenlik ve eğitim kalitesi dışında her şeyle uğraşan; sorumluluk almaktan kaçan ama Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile uğraşan bir Milli Eğitim Bakanı var!
Bugün eğitim kalitesi düşüyorsa, okullarda güvenlik sağlanamıyorsa bunun sorumlusu mevcut iktidar ve atadığı bakandır.
Sayın Bakana hatırlamak isterim ki;
Oturduğun koltuk sadece bir makam değil, sorumluluktur!
Bu sorumluluğu yerine getiremiyorsan o koltukta bir dakika bile oturamazsın!
Şanlıurfa Siverek’te bir liseye elini kolunu sallayarak giren silahlı bir şahsın 16 kişiyi yaraladıktan sonra intihar etmesi, ve bugün de Maraş’ta bir okulda da yine silahlı saldırı sonrası 20 yaralı ve 4 can kaybının olması; meselenin anlık bir asayiş sorunu değil, sistemdeki derin çürümüşlüğün en acı kanıtıdır.
Okullarımız eğitim yuvası olmaktan çıkmış; öğretmen ve öğrencilerimizin can güvenliği kalmamıştır.
Buradan Milli Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin’e sesleniyorum:
Eğitimin dağ gibi birikmiş sorunlarını çözmek ve sahipsiz bırakılan öğretmenlerimizin feryadını duymak yerine, makamınızı içi boş ve ideolojik gündemlerle meşgul ediyorsunuz.
Siz kendi hayal dünyanızdaki lüzumsuz polemiklerle siyasi şov yaparken, evlatlarımız ve öğretmenlerimiz okullarda can pazarı yaşıyor.
Asli göreviniz kamuoyunu oyalamak değil; o okulların kapısından giren her bir canın, burnu dahi kanamadan evine dönmesini sağlamaktır!
Suni gündemlerinizi bir kenara bırakın da biraz gerçeklerle, eğitimcilerin kanayan yaralarıyla ilgilenin.
Zafer Partisi olarak iktidarı uyarıyoruz: Okullarımızdaki bu zafiyete derhal son verilmeli, tüm okullarda profesyonel güvenlik görevlisi istihdamı zorunlu hale getirilerek giriş-çıkış denetimleri tavizsiz uygulanmalıdır.
Türk öğretmeninin ve Türk gencinin sahipsiz bırakılmasına asla müsaade etmeyeceğiz.
Her iki saldırıda da yaralananlara acil şifalar, hayatını kaybeden değerli öğretmen ve öğrenci yavrularımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Başta yakınları olmak üzere Türk Milleti’nin başı sağ olsun.
Olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasının ve ihmali olan herkesten hesap sorulmasının sonuna kadar takipçisi olacağımızı ilan ediyorum.
Erkan Baş'tan bakan Yusuf Tekin'e:
▪️Sıfatı Milli Eğitim Bakanı olan şahsa soruyorum: Kardeşim şimdi hangi tarikatla çalışıyorsunuz?"
▪️Şimdi hangi tarikatı, nereye yerleştirmek için bu ülkenin gencecik çocuklarının geleceğini karartıyorsunuz?
Bu bir yönetim sorunu değil, açık bir çöküştür.
Atanmayan öğretmenler, güvensiz okullar, bitmeyen belirsizlik…
Eğitim göz göre göre eriyor.
Ve hâlâ kimse sorumluluk almıyor.
Artık tek bir talep var:
#YusufTekinİstifa
Kadınlara ve çocuklara özgürlük getiriyoruz diyenlere bakın lütfen: 5 gün önce, Filistinli mahkûmlar için idam cezasını yasalaştırdı ve şu anda 12.000 civarında mahkumun olduğu tahmin ediliyor. 12 bin! Saymaya başlasak kim bilir kaç dakikamızı alır? Aralık 2024 verilerine göre bunlardan 345'i çocuk. Şimdi kaç olmuştur, varın siz düşünün. Uluslararası hukuk gereği çocuklara idam cezası verilmesi söz konusu değil. Sizce uluslararası hukuku umursarlar mı? Cevabı biliyoruz. Umursamadıklarında bir yaptırımı olur mu? Cevabı biliyoruz. Sabah kendimi çok anlamsız hissediyordum. Ben yazdığımda, söylediğimde ne değişecek ki diye düşünüp yazmaktan vaz geçmiştim çünkü çaresizlik böyle hissettiriyor. Sonra aslında istenilenin tam da bu olduğunu yani tepkisiz kalmamız olduğunu hatırlayıp inadına yazmaya karar verdim. #FilistinİçinSesVer #StandWithPalestine