Mahsun Kırmızıgül, “Ha Leylim” şarkısı hakkında soruşturma başlatılan Mabel Matiz ile ilgili konuştu.
“Ahlaksızlığı film ve şarkılarda aramayalım. Bu ülkede yolsuzluk yapanlar bunlardan daha tehlikeli.”
Öncelikle Diyarbakır’daki evladımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, acil şifalar diliyoruz.
Olayın nasıl gerçekleştiği tüm yönleriyle ortaya çıkmadan, kedileri hedef gösteren bir algı kampanyasının başlatılmış olması kabul edilemez.
Akla gelen ilk soru : SIRA KEDİLERE Mİ GELDİ?
(Gerçekleri araştırmak için köye giden muhabirin başına gelenlerde sosyal medyada yayınlandı. “Kuduz vakası görülen mahallede görüntü alınmasını istemeyen muhtarın yakınları, haber için gelen muhabirin aracını sıkıştırdı.
Tarlaya uçan muhabir, şahıslardan şikayetçi oldu.”)
Gerçekler henüz aydınlatılmamışken, kedileri toplumsal öfkenin hedefi hâline getirmek yalnızca hayvanları değil, toplumsal sağduyuyu da hedef alan tehlikeli bir yönlendirmedir.
Hiç kimsenin, doğruluğu ortaya konmamış bir olay üzerinden kedilere yönelik nefret söylemi üretmeye ve onları hedef göstermeye hakkı yoktur. Yetkili kurumları, olayı tüm yönleriyle ve bilimsel veriler ışığında açıklığa kavuşturmaya çağırıyoruz.
Sayın @tarkanozcetin ’in 33 yıllık mesleki deneyimi ve bilimin ışığında yaptığı aşağıdaki ve görseldeki açıklamayı okuyunuz.
Kedilere dokunmayın.
“33 yıldır kedilerle çalışan bir veteriner hekim olarak son dönemde kediler üzerinden oluşan dili ve atmosferi dikkatle izliyorum. Nereye doğru gidildiğini görüyorum. Şimdilik bunun ötesinde bir değerlendirme yapmak istemiyorum...
Ama bir konuda sessiz kalamam!
Isırma mı, tırmalama mı olduğu dahi haberlerde farklı aktarılan tek bir olay üzerinden kedilerin toplum sağlığı için tehdit olarak gösterilmesine ve bunun binlerce sahipsiz kedinin ya��amını tehlikeye atabilecek bir korkuya dönüşmesine izin vermemeliyiz.”
Diyarbakır'da bir çocukta kuduz tespit edildiğine ilişkin haberlerden sonra yüzlerce mesaj aldım. Görüşümü soran, endişesini paylaşan herkese topluca cevap vermek istiyorum.
Öncelikle kuduz son derece ciddi ve ölümcül bir hastalıktır. Şüpheli her hayvan teması ciddiye alınmalı ve temas sonrası tıbbi değerlendirme kesinlikle geciktirilmemelidir.
Diyarbakır Valiliğinin açıklamasını ve konuyla ilgili haberleri dikkatle takip ediyorum.
Ancak burada çok önemli bir ayrım yapmamız gerekiyor:
Bir çocukta kuduz hastalığının laboratuvar olarak doğrulanması başka, bu hastalığın dört ay önce temas ettiği belirtilen bir kediden bulaştığının bilimsel olarak ortaya konulması başka bir şeydir.
Bugün kamuoyuyla paylaşılan bilgiler üzerinden, söz konusu kedinin hastalığın kesin bulaş kaynağı olduğunu gösterecek yeterli bilimsel veri görmüyorum.
Kediler ve diğer tüm memeli canlılar, hatta yunus ve balinalar dahil, kuduz olabilir ve uygun koşullarda kuduzu bulaştırabilir. Bunu tartışmıyorum. Ancak bir hayvanı belirli bir kuduz vakasının kaynağı ilan etmek de bilimsel kanıt gerektirir.
33 yıldır kedilerle çalışan bir veteriner hekim olarak son dönemde kediler üzerinden oluşan dili ve atmosferi dikkatle izliyorum. Nereye doğru gidildiğini görüyorum. Şimdilik bunun ötesinde bir değerlendirme yapmak istemiyorum...
Ama bir konuda sessiz kalamam:
Isırma mı, tırmalama mı olduğu dahi haberlerde farklı aktarılan tek bir olay üzerinden kedilerin toplum sağlığı için tehdit olarak gösterilmesine ve bunun binlerce sahipsiz kedinin yaşamını tehlikeye atabilecek bir korkuya dönüşmesine izin vermemeliyiz.
Kuduzla mücadele edilmelidir. Hem de tavizsiz biçimde.
Fakat bunun yolu korku yaratmak veya kedileri hedef göstermek değil; aşılama, sürveyans, doğru temas sonrası profilaksi, epidemiyolojik araştırma ve bilimsel veridir.
Kuduz ve özellikle kedilerde kuduz konusunda uzun zamandır yazıyor ve bilimsel verileri paylaşmaya çalışıyorum. Konuyu daha ayrıntılı merak edenler bu konudaki makalelerimi okuyabilirler. Böyle dönemlerde sosyal medya manşetlerinden önce bilimsel bilgiye başvurmanın çok daha önemli olduğunu düşünüyorum.
Çocuğumuza acil şifalar diliyorum.
Çocuklarımızı kuduzdan koruyalım.
Kedilerimizi de kanıtsız suçlamalardan koruyalım.
Dr. Tarkan Özçetin
Veteriner Hekim
@frekanstr_ Vay arkadaş. Biz halk olarak yeminle Kemal Sunal filmlerindeki geçinmeye, yaşamaya çalışan emekli , işçi oyuncu karekterleriyiz, geri kalan herkes banker bilo..
@haydarozkan06 Kapları koyuyoruz alıyorlar, koyuyoruz alıyorlar. 1001-1002-10.001 ............. Bu kadar vahim.
Onlar yüzünden kediler konuşmayı öğrenecek yakında, işten dönerken koşa koşa gelip bişi anlatıyolar. Bi bakıyom su mama kapları yok..
@ajansmuhbir1923 Bizde annemizi bu şekilde, katarak ameliyatı sonrası kaybettik. Hastane içerisinde bir profösere bilgi gitmiş sanırım noldu diye bize sormaya geldi. (sanırım saklı bir dr hatası ihmalimi var diyeydi)