Bu duyarlı ve haklı tesbiti desteklemek şarttır. Duyarlı herkesin bu çağrıyı büyütmesi, etkinleştirmesi ve yayması gerekir. Yetki elinde olanların bu yozlaştırıcı, gayrı ahlaki ve israfı görmeleri ve durdurmaları gerekir.
İslam davası için yapılan hizmetlerin tamamı ibadet dairesindedir. Buna olumsuz manada rekabet, bir de kıskançlık karışırsa, ondaki ihlâsı katleder. Çünkü bu manadaki rekabet, ilahi rızadan ziyade insanların takdir ve tahsinini gözetir. Bu ise amelin ibtaline sebep olur. Allah muhafaza!
Allah hepinizden razı olsun. Deprem günlerinde İslami camianın göz aydınlığı oldunuz.
Halkın yaralarını sardınız, ihtiyaçlarını gidermek için dişinizi tırnağınıza taktınız.
Solun ve sekülerlerin işinin tamamen propagandadan ibaret olduğu bir kez daha görülmüş oldu.
Geçmişin nurani değerleriyle damardan bir ilişki kurulduğu takdirde geleceğin inşası için isabetli bir adım atılmış olur. Maddi veya manevi, hangi sebepler üzerinden yürürseniz yürüyün mecra budur! Geçmişi unutarak veya ondan uzaklaşarak değil, onu hatırlayarak, ona yaklaşarak ve onu hikmetle bugüne taşıyarak ihtişamlı başlangıçlar ve yenilikler yapılabilir ancak. Çünkü yenilik ve başlangıçların tamamı desteğini geçmişin nurani bağlarından alır... Geçmiş, kurmaya çalıştığımız binanın temeli, ekmeye çalıştığımız tohumun da tarlasıdır.
Davetçinin dikkatine!
Her şeyin pazarlandığı, değerlerin menfaat terazisinde tartıldığı ve insan ilişkilerinin çıkarlar üzerine kurulduğu bir çağda yaşıyoruz. İşte bu modern girdabın karşısında Üstad’ın güncelleştirerek formüle ettiği 'ihlas' düsturu, sığınılacak en sağlam kaledir. O, hayatı boyunca dünyaya, makama ve alkışlara tamah etmeyerek insanlığa şu sessiz ama gür çığlığı attı: 'Amelinizde rıza-i İlahi olmalı.' İhlasla atılan küçük bir adım, menfaatle örülmüş devasa saraylardan daha kalıcı ve daha bereketlidir. Günümüz insanının içine düştüğü samimiyet krizinin yegane ilacı, bu ihlas mektebinden mezun olabilmektir.
"...Emrolunduğun gibi dosdoğru ol..."
ayetine perde olmaya yeltendiler. Öncüleri de benzerini yapmışlardı.
"İnkâr edenler dediler ki: Bu Kur'an'a kulak vermeyin, okunurken gürültü çıkarın, belki bastırırsınız." (Fussilet Suresi, 26)
Herkes karakterine göre davranır.
"Allah'a çağıran, salih amellerde bulunan ve "Ben Müslümanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kim vardır?" (Fussilet, 33)
Ya çıldıracağım ya....
Cidden, aklımı yitireceğim...
Okurken kanım dondu ya !!!
Ya bu kadınlar annelerimiz olabilirdi !!!
Kız kardeşlerimiz olabilirdi !!!
Eşlerimiz olabilirdi !!!
Ey gücü yetenler !!!
Buna nasıl sessiz kalırsınız !!!
#gazzedezulümarşadayandı
Filistin Direniş Hareketi
Liderlerinden Şeyh Yasin (r.aleyh)
2027’de İsrail yok olacak” demişti.
Bugün Filistinli Mücahidler
İsrail’in Sonunun Başlangıcı için
Adım Attı.
Meleklerin İle Kuvvetlendir
Yardım Eyle Ya Rabbi 🤲
#AksaTufanı
Dışarıdaki kötülüklerle mücadele ederken bir yandan da insanın kendi içindeki en büyük düşmanla, yani nefsiyle hesaplaşması gerekir. Kendi iç alemini düzeltmeyen, disipline edemeyen bir davetçinin, toplumu düzeltme iddia ve çabası en azından samimiyetten uzak olur. Gece secdelerinde gözyaşı dökmeyen, nefsini ilahi emirlerin potasında eritmeyen bir kalbin sözü, kulakları aşabilir ama gönüllere ulaşamaz, ulaşsa bile tesir edemez, yönlendiremez. Hayat boyu sürecek olan bu büyük cihadda (Cihad-ı Ekber), her gün kendimize şu soruyu sorarak işe başlamalıyız: Bugün Allah için ne yaptım ve ruhumu hangi manevi azıkla besledim? Unutmayalım ki, iç dünyasında fetih yapamayanlar, dış dünyada asla kalıcı bir iz bırakamazlar."
Trafik cezaları, sadece kusurun mahiyetine göre değil, kişilerin ekonomik durumuna göre de verilmeli.
Asgari ücret alan birine 80 bin lira para cezası kesmek, onu tüketir. Oysa bu, iyi kazanan biri için sadece bir uyarıdır.
Bizler 15 Temmuz’da, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün hemen yanındaki 15 Temmuz Şehitler Köprüsünde ABD destekli darbecilere karşı canımız pahasına mücadele ettik ve şehitler verdik.
Hal böyleyken, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün ABD bayrağı renklerine bürünmesi kabul edilemez bir çelişkidir.
Epstein gibi kirli ağlarla anılan küresel odakların dostluğu olmaz, yalnızca çıkarları ve sinsi planları olur.
Onların asıl hesabı, bizim yok oluşumuzu planlamaktır.
Bu gaflete derhal son verilmelidir!
En düşük memur maaşı 70 bin
Asgari ücretli 28 bin maaş alıyor.
En düşük memur emeklisi 31.5 bin maaş alırken,
En düşük işçi-bağkur emeklisi 23.5 bin maaş alacak.
Bir memur asgari ücretlinin neredeyse 2.5 katı maaş alırken, memur emeklisi ile işçi emeklisi arasında fark neredeyse kapanacak.
Böyle bi zulüm haksızlık kabul edilemez, iktidar son 6-7 yılda ülke sosyolojisinin ve ekonimisinin altını üstüne getirdi. Her alanda dengeler bozuldu.
Acil olarak yeni ve cesur reformlara ihtiyaç var yani HÜDA PAR'ın yasa tekliflerine destek vermek ve yasallaşmasını sağlamak her vicdan sahibinin görevidir !