sizi her halinizle seven, neyi ne için yaptığınızı bilen, ufacık bir nedenle silip atmayan, kusurlarınızı yüzünüze vurmayan, derdinize surat büken değil de üzüldüğünüzü hissedip size vakit ayıran insanlar için çabalayın.
Yaşım ilerledikçe, mutluluğun sakin sabahlar, temiz bir yer, erken yatma saatleri, güvenli bir ev ve enerjimi tüketmeyen insanlarda yattığını daha çok anlıyorum.
@Rcnrcn9@tezelali@ingturkiye Evet geçenlerde biri anlattı yanlış hatırlamıyorsam enpara içindi. Sonradan farketmişler ancak bildirim gelmiş gayet bunu da keşfetmişler.
Sinemaya, tiyatroya gitmek, akşamüstü iki duble rakı içmek lüks değil. Yaşadığınız kentin dışında kentler görmek, yerin dibinde olmayan evlerde kalmak lüks değil. Evde kütüphane kurmak, kitaplar, plaklar almak lüks değil. Tüm bunlar, asgari yaşam. Çünkü ölmemek, yaşamak değil.
Üzgünüm. Kırgınım. Öfkeliyim.
Hastaya işitme cihazı önerdim. “Şimdilik idare ediyorum” dedi. Önyargılı olduğunu düşünüp, cihaz aslında gözlükle aynı işi yapıyor, biri görmek, diğeri duymak için filan diye anlatırken, gözleri doldu, sözümü kesti.
“Ondan değil hocam. Emekliyim. 25 yıl çalıştım. Ama demek ki az çalışmışım, emekli maaşım düşük. Buraya gelirken bir yere sordum. Devletin ödediği 4-5 bin liraymış. Üstüne en az 25 bin lira istiyorlar. O kadar param yok” dedi.
Dondum kaldım. Benim yardımcı olmamı ister misiniz, dedim. “Sağolun, çocuklar da söylüyor ama şimdilik idare ediyorum” dedi.
Kişi başı milli gelir 17 bin dolar. Emekliye düşen sağır dolaşmak.
Bu ülkede yaşamaktan başka bir imtihana ihtiyacımız yok bizim.