Güçlü dış politikasıyla, güçlü ekonomisiyle, güçlü savunma sanayisiyle, güçlü askerî kapasitesiyle, hepsinden önemlisi güçlenmiş iç cephesi ile Türkiye, her türlü badirenin üstesinden alnının akıyla gelecektir.
Kimse endişe etmesin, Allah’ın izniyle istikbal Türkiye’nindir.
İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çifçi, kuvvetli CV’sine rağmen hafız olduğu için kendisine saldırıda bulunan Yılmaz Özdil ve kendilerini aydın olarak gösteren bu kişiler, karanlık çağda yaşamaktadır.
Ramazan-ı Şerif’in milletimiz, İslam âlemi ve tüm insanlık için hayırlar getirmesini diliyorum.
Rahmet kapılarının açıldığı bu mübarek günlerin birlik ve beraberliğimizi güçlendirmesini Rabb’imden niyaz ediyorum.
Hayırlı Ramazanlar… 🌙
Ecdadımızın inşa ettiği, ilham aldığı güzel şehirlerimizi aynı şekilde imar etmek için canla başla çalışıyoruz.
Hem İstanbul’u hem de diğer illerimizi mamur ediyor, eksiklerini gideriyor, yatırımlarımızla sorunlarına çözüm buluyoruz.
Özellikle İstanbul’umuzu iş bilmez, kadir kıymet bilmez, tarih ve medeniyet şuurundan yoksun kifayetsizlerin insafına terk etmiyoruz.
Bu konuda asla siyasi ayrımcılık içinde değiliz. Şehirlerimizin kime oy verdiğiyle ilgilenmiyoruz. 86 milyonun her bir ferdini her alanda birinci sınıf hizmetlerle buluşturmanın gayretindeyiz.
Şunu herkes bilsin ki İstanbul, bizim göz bebeğimizdir.
Bu aziz şehrin bir fetret devri daha yaşamasına gönlümüz asla razı değil.
Bu anlayışla tüm imkânlarımızı İstanbul için seferber etmiş durumdayız.
Ana muhalefet meydanlarda içi boş slogan atarken biz İstanbul için, 86 milyonun tamamı için koşturuyoruz.
Güvenli ve konforlu yeni yapılarla, millet bahçelerimizle; kütüphanelerimiz, gençlik merkezlerimiz ve spor tesislerimizle İstanbul’un güzelliğini ortaya çıkarıyoruz.
ABD Başkanı Sayın Trump, Mısır Cumhurbaşkanı Sayın Es-Sisi, Katar Emîri Sayın Şeyh Temim’le birlikte imzaladığımız dörtlü deklarasyonun bölgemizde kalıcı barışa giden yolda yeni bir kilometre taşı olmasını ümit ediyorum.
Allah’a hamdolsun bugün Gazze’de çocukların yüzü gülüyor, yardım görevlileri şükür secdesi yapıyor, anneler iki yıl sonra ilk defa çocuklarını sokağa yukarıdan bomba yağar korkusu olmadan gönderebiliyor.
Geride 68 bin şehit, 170 binden fazla yaralı, yıkılmış şehirler, paramparça olmuş hayatlar, yetim ve öksüz çocuklar bırakan soykırımın yol açtığı tahribatı ortadan kaldırmak belki de hiçbir zaman mümkün olmayacak.
Annesi, babası, kardeşi gözlerinin önünde canice katledilen o masum yavrular hayatları boyunca bunun ıstırabını hep yüreğinde hissedecek.
Gazze’nin yeniden ayağa kaldırılması muhtemelen yıllar alacak.
Ama bütün bunlara rağmen iki yıllık acının, katliamın ve zulmün ardından Gazze’de ateşkesin sağlanmasını çok kıymetli buluyoruz.
Şimdi hep beraber Filistin’in yaralarını sarmamız, Gazze’yi yeniden ayağa kaldırmamız ve Gazzeli kardeşlerimize can suyu olmamız gerekiyor.
Türkiye olarak bunun için çalışacak, bu anlayışla sürecin her aşamasını yakından takip edeceğiz.
Filistinli kardeşlerimizin istikbali için bu süreci sabırla, basiretle, dirayetle ve suhuletle yönetmeye gayret edeceğiz.
Arzumuz, dün atılan adımın kalıcı ve adil bir barışla taçlanmasıdır.
Hiç şüphesiz bunun tek yolu da 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız, egemen, toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin devletinin kurulmasıdır.
İnşallah o güzel günleri de göreceğimize tüm kalbimle inanıyorum.
Gazze’deki vahşeti durdurmak, açlıktan kırılan Gazzeli kardeşlerimize insani yardımları kesintisiz ulaştırmak için ne gerekiyorsa yapıyoruz.
Şunu aziz milletimin bilmesini isterim:
Terör devleti İsrail’in Filistinli kardeşlerimize yönelik vahşeti, barbarlığı, kıyımı, işkencesi, zulmü karşısında en net tepkiyi veren ülke Türkiye’dir.
Gazze’ye umut ışığı olabilmek için devletimizin tüm imkânlarını, tüm diplomatik kapasitemizi seferber etmiş durumdayız.
Sivil toplum kuruluşlarımız, vakıflarımız, derneklerimiz başta olmak üzere milletimiz de Gazze halkını asla yalnız bırakmıyor.
Hem TÜGVA’daki genç arkadaşlarıma hem de Cumartesi günü temiz yürekleriyle Gazzeli mazlumlar için Beyazıt’tan Ayasofya’ya yürüyen on binlerce kardeşime şükranlarımı sunuyorum.
Rabb’im Gazze’nin huzura, barışa ve özgürlüğüne kavuştuğu günleri görmeyi bizlere nasip eylesin…
Dikkat ederseniz bir tarafta İsrail ve ortakları komşumuz İran’a saldırıyor, diğer tarafta ana muhalefet partisinin genel başkanı yeniden gündeme getirdiği sorumsuz boykot listeleriyle Türk ekonomisine ve millî markalara darbe vurmaya çalışıyor.
Belediyeler üzerinden iş dünyasını, esnafı, tüccarı haraca bağlamış üç beş yankesiciyi korumak adına utanmadan milletin ekmeğiyle oynuyorlar.
Kimse kusura bakmasın ama çevremiz ateş çemberiyle sarılıyken çıkıp yeni boykot listeleriyle istihdam sağlayan millî markaları hedef göstermek, gaflet değilse ekonomiye savaş açmak demektir.
Dünyayı takip eden, ülkesini seven, milletine karşı mesuliyet duygusu olan hiç kimse bu derece şuursuz, bu derece keyfî hareket edemez.
Aslında biz bunların derdinin asla kamu görevlilerimizin ve işçilerimizin hakları olmadığını geçmişte defalarca gördük.
“Kimseyi işten çıkarmayacağız” dediler, ellerine fırsat geçince on binlerce emekçiyi acımadan kapının önüne koydular.
Bugün de yandaşlarını zengin etmek, milletten çaldıklarıyla para kuleleri dikmek, ona buna hakaret etmeleri için milletin parasıyla trol orduları kurmak dışında hiçbir amaçlarının olmadığını çok iyi biliyoruz.
Bırakın bizlere akıl vermeyi, normal şartlarda milletin içine çıkamayacak şahısların bizi çekmek istediği tuzağa asla düşmeyeceğiz.
Doğru bildiğimiz yolda emin adımlarla yürümeyi sürdüreceğiz.
@06melihgokcek Yeni şarkımızın sözleri Gazze'de yaşayan bir kardeşimiz tarafından bombalar altında yazıldı. @06melihgokcek Başkanım, Destek olalım lütfen.
https://t.co/4T8bbsKmH5
Hiç utanmadan boykot ürünü Türkiye’nin gözüne gözüne soktular!
Şu da bir gerçek! Cola öyle bir boykot yaşıyor ki böyle işler yapmaya mecbur kaldı.
Tepki çığ gibi uzak şehir bu hareketi ile izleyici gözünde final yaptı!
Yokluk, yoksulluk içinde Kurtuluş Savaşı'nı gerçekleştiren atalarımızı;
Şırnak'ta Gabar dağında keşfettikleri yeni petrol rezervini gençlerle birlikte açıklayarak 19 Mayıs'ı kutlayanlar
temsil edebilir.
Belediyelerdeki beceriksizlikleri ve işçileri ve seçmenleri yerine kendilerine çalıştıkları çoktan açığa çıkmış olanlar değil.
Ellerindeki yetkileri şu anda bildiğimiz ve tek bir ilde açığa çıktığı kadarı ile 560 milyar liralık yolsuzluk için kullanan, daha da kötüsü, bunu çok doğal görüp 19 Mayıs'ta da diğer her gün olduğu gibi yolsuzluklara devam mitingi yapıp içi boş söylevler veren vurdumduymazlar değil.
Zıplamayan neci anladık
Zıplayan neci önemli olan o.
Bir türlü uğruna zıplayacak lider üretemeyen çaresizlerin
Tek tutundukları dalın,
İktidardaki lidere karşı nefret duygusu yaratarak toplumu yönlendirme çabası olması
Ne zavallılık.
Hiç bir konuda siyaset üretemeyen ve zıplaya zıplaya ülke yönetilebileceğini düşünenler topluluğu.
İnandık, birlikte çalıştık, başardık...
Bayraktar TB2, dünyada kendi klasmanında açık ara en çok sipariş verilen ve en yüksek adetli seri üretim aşamasına geçmiş taktik sınıf bir SİHA sistemi.
Gövdesinden elektronik-aviyonik sistemlerine, uçuş kontrol bilgisayarından tüm yazılımlarına kadar tamamen milli olarak geliştirdiğimiz Bayraktar TB2'nin motoru, içten yanmalı bir piston motoruydu.
Zamanında "iyi ama motoru yerli değil" diyerek birçok algı operasyonu yapılmaya çalışıldı. Oysa bu sınıftaki bir SİHA için motor, görev başarısını belirleyen en kritik bileşenlerden biri değildi. Bu nedenle başta daha stratejik alanlara odaklandık.
Ayrıca o dönem üretim adetlerine bakıldığında yerli bir motor geliştirmek ekonomik olarak da fizibl değildi. Bu nedenle önceliğimiz olmadı. Konu zamanla karikatürlere dahi malzeme haline geldi.
Ancak Bayraktar TB2, sahada gösterdiği üstün başarıyla dünya çapında en meşhur SİHA haline geldi. Kendi sınıfında sadece en çok üretilen değil, aynı zamanda en fazla ihraç edilen ve gerçek koşullarında kendini en çok ispatlamış platform oldu.
Dünya çapında bir sembole dönüştü...
Bu başarının ardından daha yüksek performansa sahip yerli bir motor geliştirmek, tedarik zinciri emniyeti açısından artık bir ihtiyaç haline geldi.
Biz de kolları sıvadık...
Bu ihtiyaç doğrultusunda Anadolu’nun dört bir yanından @Sahaistanbul üyesi 40 farklı milli firmamızın da desteğiyle, tamamen @BaykarTech özkaynakları ile Baykar Motor Geliştirme Ekibi’nin liderliğinde TM100 motorunun tasarım ve Ar-Ge faaliyetlerine başladık.
Bu çalışmaların neticesinde; 3 yedekli motor kontrol ünitesi, modüler güç grupları ve gelişmiş termal yönetim gibi öne çıkan özellikleriyle, TM100 kendi klasmanındaki en gelişmiş havacılık motoru oldu. İlk uçuş testlerimizi de başarıyla tamamladık.
Bu vesileyle başta Parsan (Krank dövme), Limöz (Dişliler), Estaş (Kam mili), Kanca (Biyel), Özgayd (Silindir bloğu dökümü) olmak üzere bu önemli projeye katkı veren tüm tedarikçi firmalarımıza ve emek veren çalışanlarına en içten şükranlarımı sunarım.
Vatanımıza, Milletimize hayırlı ve uğurlu olsun.
#MilliTeknolojiHamlesi ⚙️🌍🇹🇷
Meyhane ağzıyla konuşmak siyaset yapmak değildir.
Üslubuyla, duruşuyla, kullandığı özenli dille topluma örnek olması gereken siyasetçilerin hakaretle, kabalıkla, tehditle gündeme gelmesinden inanın onlar adına biz rahatsız oluyoruz.
İstanbul için harcanması gereken kaynakların kimlere peşkeş çekildiği, kimlerin kesesine gittiği, kimleri zenginleştirdiği tek tek deşifre oluyor.
Ama bakıyorsunuz, ana muhalefetin genel başkanı, yüzü kızarması gerekirken sağa sola siyasi ahlak dersi vermeye kalkıyor.
Partisini safralarından kurtarmak yerine yolsuzlukların peşine düşen yargı mensuplarına hakaret ediyor.
Dahası, sorumluluk sahibi bir siyasetçinin ağzına asla yakışmayan sıfatlarla bakanlarımıza dil uzatıyor.
İşittiklerimiz karşısında onun adına biz utanıyoruz.
Bu düzeyde siyaset yapmayı aziz milletimize ve temsil ettiğimiz makama hürmetsizlik olarak görüyoruz.
Bunun için bugüne kadar hep sabırla, vakarla davrandık.
Bizim boş işlerle, boş sözlerle oyalanacak zamanımız yok.
Biz Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmenin derdindeyiz.
Biz milletimizin refahını, huzurunu, gelirini artırmanın peşindeyiz.
Biz Türkiye Cumhuriyeti’ni muasır medeniyetler seviyesinin de üstüne çıkarmanın gayretindeyiz.
Yeni bir dünya kurulurken Türkiye bu yeni küresel sistemde hak ettiği şekilde temsil edilsin diye uğraşıyoruz.
İnşallah hedeflerimize ulaşana kadar da mücadeleyi bırakmayacağız.