Bebekli insanlara küsenleri anlamıyorum benim duş sürem min 3 dakikaya düşmüş yemekleri çiğnemeden yutuyorum sence senin bana küsmen ne kadar umrumda??
Anne olmak devasa bi olay cidden. Hastalanmaya vaktin yok, çökmeye lüksün yok. Mutsuzluğun son kullanma tarihi sonraki sabah alarmına kadar. Depresyona girecek boş zaman bile bulamadan dümdüz yaşıyorsun hayatı...
Kaçırılmış bir hayatın ağırlığı, başka bir yaşamın mümkün olduğunun farkındayken, saçma bir hayatın içinde sıkışma, varoluşuna uygun olmayan bir ortamda seni hiç anlamayan insanlarla yaşama zorunluluğu. İşte bu, ruhun ağır ağır ölümüdür.
Geniş aile kültürü çocuğun özgüveni için çok iyi olmakla birlikte günümüzde ne yazık ki çok yıkıcı. Bir çocuğun rehberi anne babadır. Anne babanın izin vermediği şeye dede hala teyze nine izin verirse çocuk çıkarcı davranış geliştirir, ebeveynlerine düşman olur.
Ruhum daralıyor dünden beri, hiçbir şeye karşı enerjim kalmadı. Kabe'nin örtüsüyle büyü yapmışlar. Gazze'yi bile şeytani ayinlerinin bir parçası olarak bombalamışlar. Bu zamana kadar yapilan bütün tarihi, siyasi, sosyolojik analizler çöpe gitti. Tek bir gerçek, bütün olayların tek bir açıklaması varmış. Şeytan ve Adem ordusu arasında yaşanan bir savaş yeri dünya. Bu kadar. Şeytanı ben usul usul vesvese üfleyen, euzu besmele çekince gücü alınan bir varlık olarak tahayyül etmişim hep. Bazı insanımsı varlıkların ona tapacağını, ayinler düzenleyip insan eti yiyeceğini ve şeytanlaşacağını asla aklıma getirmemiştim. Yaşadığım dehşet ve acıyı anlatmam mümkün değil. Sadece Ramazan'ın rahmetine ve şu ayetin müjdesine sığınabiliyorum.
"İman edenler Allah yolunda savaşırlar, inanmayanlar ise bâtıl dava uğrunda savaşırlar. Şu halde şeytanın dostlarına karşı savaşın. Şüphe yok ki şeytanın planı (tuzağı) daima zayıftır." | Nisa 76
“Koşu gitmek istiyorsan, koşuya git. Eşlik edecek birini arama.
Er ya da geç, beşinci ya da yirminci koşunda, seninle aynı zihniyette olanlar kendiliğinden seni bulacaktır.”
Bu ilke her yerde geçerli.