Meclis açılışındaki çirkin olduğu kadar nezaket yoksunu tavra rağmen yeni yasama yılında muhalefetten daha sorumlu bir üslup görmek istiyor, en azından bu konudaki umudumu muhafaza ediyorum.
Bu anlayışla diyalog kapılarını ardına kadar açık tutacak; komisyonlarda, Genel Kurul çalışmalarında yine yapıcı bir dil kullanacak; yine sağduyuyu, aklıselimi, uzlaşma kült��rünü elden bırakmayacağız.
Fakat bu iyi niyetli yaklaşımımıza karşılık göremezsek şikâyet mercimiz her zaman olduğu gibi yine engin basiret ve ferasetiyle milletimiz olacaktır.
Bu hareketin kendisiyle kaim olduğuna inanan varsa büyük bir yanılgı içindedir.
“Ben olmazsam bu hareket olmaz” diyen, böyle düşünen varsa çok büyük bir gaflet içindedir.
Yaptığı hatanın sadece kendisiyle sınırlı kaldığına, sadece kendi şahsını bağladığına inanan varsa aynı şekilde büyük bir yanlışın içindedir.
Biz bu yola kimsesizlerin kimsesi olmak için çıktık.
Biz bu partiyi şehrin kenar mahallelerinde onuruyla hayata tutunmaya çalışan, helalinden kazanıp helalinden harcayan, eski sistemin dişlileri arasında ezilen o gariplerin, o yoksulların hakkını, hukukunu, namusunu savunmak için, onların başını daima dik tutmak için kurduk.
AK Parti, 14 Ağustos 2001’de yoksulların, mağdurların, mazlumların, yolda kalmışların, itilmişlerin, ötelenmişlerin, unutulmuşların partisi olarak yola revan olmuştur; AK Parti’nin misyonu çeyrek asır boyunca zerre kadar değişmemiştir, inşallah hiçbir zaman da değişmeyecektir.
Biz evelallah buna müsaade etmeyeceğiz.
Millete, ümmete ve insanlığa hizmet davamızla aramıza kimse giremez, giremedi, bundan sonra da giremeyecek.
Esnaf ve sanatkârlarımıza kullandırılan hazine destekli işletme kredilerinin limitini 1 milyon liradan 1,5 milyon liraya çıkarıyoruz.
İş yeri, taşıt ve makine-tesisat alımına yönelik yatırım kredilerinin limitlerini de 2,5 milyon liradan 3,5 milyon liraya yükseltiyoruz.
Yeni limitlerimizin esnaf kardeşlerime hayırlı olmasını diliyorum.
Cumhur İttifakı olarak çeşitli zorluklara rağmen tam bir dayanışma içinde yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye sürecini, millî meseleleri şahsi çıkarlarının önüne koyan siyasi partilerimizin de desteğiyle inşallah hedefine ulaştıracağız.
Lübnan Başbakanı’nın değerli eşi Sahar Salam Hanımefendi’yi İstanbul’da ağırlamaktan memnuniyet duydum.
Nazik ziyaretleri dolayısıyla kendilerine teşekkür ediyor, ülkelerimiz arasındaki dostluğun daim olmasını diliyorum.
On yıl gibi kısa sürede Millî Savunma Üniversitemiz, küresel ölçekte yıldızı parlayan en seçkin eğitim kurumlarımızdan biri haline gelmiştir.
Vatanına, milletine, devletine aşkla bağlı; donanımlı, vicdanlı, öz güven ve sorumluluk sahibi subay ve astsubayların yetiştiği bu ocak, milletimizin iftihar kaynağıdır.
Savunma, güvenlik ve strateji gibi alanlarda yürüttüğü araştırmalarla…
Ulusal ve uluslararası yayın, rapor ve danışmanlık faaliyetleriyle…
Askerî harekât ortamı ve askerî kültürün gelişimine yönelik doktriner çözümleriyle Üniversitemiz, hayati bir misyonu yerine getirmektedir.
Millî Savunma Üniversitemiz; bünyesindeki yedi enstitü, üç harp okulu, dört astsubay meslek yüksekokulu ve yabancı diller yüksekokulu ile bir yandan millî iradeyi hareket noktası olarak belirleyen vatan ve millet sevdalısı genç yürekleri ülkemize kazandırırken diğer yandan askerî bilimler müktesebatımızın daha da derinleşmesinde başrolü üstleniyor.
Hükûmet olarak kurulduğu günden beri Üniversitemizin yanında olduk.
Bundan sonra da Millî Savunma Üniversitemizin daha da güçlenmesi için ne gerekiyorsa yapacağız.
Türkiye’nin gayesi bölgemizde gerilim üretmek değil; barışı, adaleti, huzuru ve istikrarı güçlendirmektir.
Biz kimseyle kriz, kaos, kavga ve çatışma peşinde değiliz; aksine karşılıklı saygıya dayalı güçlü bir iş birliğinden yanayız.
Bizim kimsenin toprağında, egemenliğinde gözümüz yoktur ve olmamıştır.
Bizim kimsenin meşru hak ve çıkarlarında gözümüz yoktur ve olmamıştır.
Bununla birlikte hiç kimsenin de egemenliğimize kastetmesine, ülkemize tehdit oluşturmasına, menfaatlerimize zarar vermesine müsaade etmeyiz.
İlkemiz çok net: Biz ne hak yeriz ne de hakkımızı yediririz.
Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi 6’ncı Toplantısı vesilesiyle Kazakistan’da bulunmaktan büyük memnuniyet duydum. 🇹🇷🇰🇿
Sayın Tokayev ve heyetiyle görüşmelerimizde ticaret, ulaştırma, enerji, sağlık, madencilik, kültür, eğitim, teknoloji ve savunma sanayisi gibi alanlardaki iş birliğimizi etraflıca değerlendirdik.
Ticaret ve yatırım ilişkilerimizi çarpan etkisiyle büyüten askerî ve savunma sanayisi iş birliğimizi daha ileriye taşıyacak projeleri de bugün görüştük.
Dünyanın önde gelen ham petrol ihracatçılarından olan Kazakistan’dan daha fazla miktarda petrolü ülkemiz üzerinden dünya pazarlarına ulaştırmayı arzu ediyoruz.
İpek Yolu’nun günümüzdeki karşılığı olan Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru’nun ehemmiyeti de her geçen gün daha iyi anlaşılıyor.
Biz Kazakistan ve diğer ortaklarımızla birlikte bu koridoru sadece mal sevkiyatı için değil, enerji kaynaklarının Batı’ya taşınması için de teşvik etmeyi sürdüreceğiz.
Bugün ayrıca kıymetli kardeşim Tokayev’in tevcih ettiği Hoca Ahmet Yesevi Nişanı için de gönülden teşekkür ediyorum.
Bu nişanı, ülkelerimiz arasındaki sarsılmaz kardeşliğin güçlü bir simgesi olarak taşımaktan bahtiyar olacağım.
Kûtü’l Amâre Zaferi, Çanakkale destanımızla birlikte milletimizin mücadele azmini ve ordumuzun kurmay zekâsını ortaya koyan muhteşem bir askerî başarı hikâyesidir.
Bu zafer, ayrıca sık sık altını çizdiğimiz Türk-Kürt-Arap ittifakının ne kadar stratejik olduğunu bizlere yeniden hatırlatmaktadır.
Dünya barışı ve istikrarına önem veren hiçbir ülke, bundan böyle İsrail’in haksız yere bölgemizde yaktığı ateşe odun taşımamalıdır.
Türkiye; tüm gücüyle, tüm imkânlarıyla, uhdesinde bulunan tüm araçlarla barışın, adaletin, istikrarın tesisi için çalışmaya devam edecektir.
Bugünkü Kabine Toplantımızda trafik güvenliğinden enerjiye, bölgesel gelişmelerden dış politikaya pek çok konuyu değerlendirdik.
Bilhassa son günlerde araç sahiplerinin serzenişlerine sebep olan plaka, görüntü, ses ve multimedya sistemleriyle ilgili uygulama sürecinin, vatandaşlarımızda yeni mağduriyetlere yol açmadan çok dikkatli yönetilmesi noktasında İçişleri Bakanlığımızı talimatlandırdık.
Kabinemizde aldığımız kararların her bir vatandaşımıza hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.
Kur’an-ı Kerim’in nazil olduğu, yerin ve göğün esenlikle dolduğu, bin aydan daha hayırlı Kadir Gecesi’nin milletimiz, âlem-i İslam ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Gecemiz mübarek olsun.
Bu akşam iftarımızı Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kıymetli mensuplarıyla, Özel Kuvvetler Komutanlığımızın yiğit serdengeçtileriyle, sevgili Mehmetçiklerimizle yaptık. 🇹🇷
Devletimizin bekasını ve milletimizin güvenliğini temin amacıyla vatanımızın dört bir köşesinde canı pahasına görev yapan askerlerimizin her birine Mevla’dan üstün başarılar diliyorum.
Rabb’im; askeri, polisi, jandarması, güvenlik korucusu ve istihbaratçısıyla tüm güvenlik güçlerimizin yardımcısı olsun; onları her türlü kazadan, beladan, saldırıdan, ihanetten korusun; ordumuzu daima muzaffer eylesin.