@fyslt2001@pusholder Videoyu nerenle izledin o an hadi dediğin gibi olsun sonrasında adamı görüyor arabasına bakıp söylenmeye devam ediyor yanına gitmiyor yardım etmiyor iyi misin demiyor
📌İzmir’de ince bağırsak tümörü ameliyatı sonrası protein emilim bozukluğu yaşayan 17 yaşındaki Ünzile Naz Gümüştaş, 65 kilodan 30 kiloya kadar düştü.
Kızının yüksek proteinli mama ile beslenmesinin hayati önem taşıdığını belirten annesi Emine Çelgin, “Ünzile Naz’ın acilen kilo alması gerekiyor. Ayda 38 bin lira mama ücreti çıkıyor.
Ekonomik gücüm bu mamayı almaya yetmez. Çok acil şekilde kızımın ihtiyaçları için desteğe ihtiyacımız var. Kızımı kaybetmek istemiyorum” dedi.
Rojin Kabaiş'in Babası Nizamettin Kabaiş:
- Boğazına zarar vermişler. Akciğerinde su yok.
- 18 günlük kayıp sürecinde suda değilmiş. Yüzü biraz şişmişti. Vücudunu gördüm.
- Gassal ile konuştum. 'Ağabey 18 gün suda kalacak bir beden değil' dedi.
Kabaiş, olayın netlik kazanmaması durumunda Meclis'in kapısında oturacağını ve açlık grevine başlayacağını dile getirdi.
(NTV)
#SelinİçinOnay – Hayat Beklemez
Selin…
37 yaşında, 3 çocuk annesi.
Hipoksik beyin hasarı sonrası hayata yeniden tutunmaya çalışıyor.
22 ayın sonunda artık konuşmaya, katı gıda yemeye, sevdiklerinin sesine gülümsemeye başladı…
Bugün Selin’in ihtiyacı olan bir tedavi var:
Exosome (Eksozom) Tedavisi
Beynin iyileşme kapasitesini artıran, hücre onarımını destekleyen bir seçenek…
📍Biz bu tedavi için 1 Aydır Sağlık Bakanlığı onayı bekliyoruz.
Zaman bizim için her şey…
📌 Her geçen gün beyin hücreleri için geri dönülmez kayıplar demek.
📌 Selin’in yürüyebilmesi, konuşabilmesi, çocuklarına “anne” diyebilmesi için bu tedaviye şimdi ihtiyacı var!
Bu süreç tek başımıza değil, bizim büyük ailemizle hızlanacak.
Sizlerin desteğine ihtiyacımız var.
👇 Tek yapmanız gereken:
Bu gönderiyi paylaşmak ve @saglikbakanligi hesabını etiketlemek.
“#SelinİçinOnay” diyerek sesimizi duyurmamıza yardımcı olun.
Çünkü Selin’in umudu yalnızca bizim değil…
Hepimizin umudu.
Hayat beklemez.
Selin’e nefes olun, ışık olun.
Bir çocuğun annesine kavuşmasına destek olun. 🌿✨
8 katlı bir binada ortalama 30 kolon varsayarak. Kolon başına bir izolatör eklendiğini düşündüğümüzde, her bir izolatörün 10.000 dolar olması halinde toplam maliyet 300.000 dolar yapıyor. Bu da bugünün kuru ile yaklaşık 12,5 milyon TL ediyor.
8 katlı bir binada her katta 4 daire olduğunu kabul edersek toplam 32 daire eder. İzolatör maliyeti olan 12,5 milyon TL’yi daire sayısına böldüğümüzde, daire başına yaklaşık 390.000 TL ilave maliyet düşüyor.
Bu ülkede metrekare fiyatı en fazla 25.000 TL olan, fakat 8–10 milyon TL’ye satılan, depremde tabuttan farksız yapıları yapanlar; izolatör ekleyip yine 8–10 milyon TL’ye satsalar ne kaybederler?
Bu şehirde konut fiyatları bu seviyedeyken, birileri hâlâ önlem almıyorsa; bu fahiş sisteme izolatör zorunluluğu getirilse kim ne kaybeder?
@Erdalarikan12@bingolbel@csbgovtr
Bakın, insanlar öyle bir psikolojiye girmiş ki eskiden 6.1 büyüklüğünde deprem olsa herkes sokaklara iner, parklarda veya arabalarında geçirirdi geceyi…Ama şu an kimse mental ve fiziksel olarak iyi olmadığı için herkes evinde oturup “yıkılırsa yıkılsın, zaten yaşamıyoruz ki” mantığıyla ölümü bekliyor gibi…Toplumda o kadar büyük bir umutsuzluk ve tükenmişlik var ki… Şu an komşularıma bakıyorum, hepsi yaşlı. Normalde böyle durumlarda hemen kapılara çıkar, birbirimize “İyi misiniz?” diye sorardık. Artık onlar bile yaşamaktan ümidini kesmiş durumda..Artık kimse kaçmıyor..Çünkü kimse hayata tutunacak bir dal kalmadığını düşünüyor…
Şimdi depremi konuşmanın tam sırası. Deprem yok, haberi de yok. Deprem mekanizması yaklaşık 14 milyon sene önce oluştu. Daha milyonlarca sene devam edecek. Ülkemizin hemen hemen her yerinde büyük deprem olabilir. Gelin eşeğimizi sağlam kazığa bağlayalım. Kentlerimizi DEPRM DİRENÇLİ yapalım ve rahat edelim. İnsanımız ölmesin. Bunun için yapacağımız şeyler belli. Her ilde: Yönetim, halk, altyapı, yapı stoku, ekositem-çevre ve ekonomiyi deprem direncli hale getirelim. Halk olarak siz talep edin, yerel yönetim ve hükumet yapsın. 10-15 senedede bitiririz. Haydi iş başına. Sokağa inin, iş yapın. Etkinlikle, konuşmakla, plaket vermekle, siyaset yapmakla olmaz. Sevgiyle.