İnsanın olgunlaşması ve iç huzura ermesi, zihnini yoran gereksiz detaylardan ve çevreye kendini kabul ettirme kaygısından uzaklaşmasıyla mümkündür. Gerçek güç, her şeyi sineye çekmek ya da taşımak değil; insana yük olan olumsuz duygu ve düşünceleri geride bırakabilme iradesidir.
♊ İKİZLER VE YÜKSELEN İKİZLER 🌬️
Hayatında bir gün vardı… Kimse için önemli değildi belki ama senin içinde çok şey o gün değişti. O gün yüksek sesle kavga etmedin. Kimseye “Artık bıktım.” demedin. Sosyal medyada hiçbir şey paylaşmadın. Sadece kendi kendine sessizce bir karar verdin. Bundan sonra seni anlamak istemeyen hiç kimseye kendini anlatmayacaktın. İşte insanlar senin o gün değiştiğini anlamadı. Hâlâ seni eski hâlinle tanıdıklarını sandılar. Hâlâ aynı şakaları yapan, aynı enerjiyi taşıyan, her ortamda konuşan kişi olduğunu düşündüler. Oysa sen o günden sonra birçok şeyi içinde yaşamaya başladın. Çünkü yıllar sana çok acı bir gerçeği öğretti; insan bazen saatlerce konuşur ama hiç anlaşılmaz, bazen de tek bir bakış her şeyi anlatır. Sen artık seni anlamaya niyeti olmayan insanlara kelime harcamıyorsun.
Belki bunu şimdi ilk kez fark edeceksin ama senin hayatındaki en büyük savaş hiçbir zaman insanlar olmadı. Kendi zihnin oldu. Çünkü sen aynı olaya tek açıdan bakamıyorsun. Bir tartışma yaşandığında karşı tarafın neden öyle davrandığını da düşünüyorsun. Bir ayrılık olduğunda sadece kendini değil, onun hislerini de anlamaya çalışıyorsun. Bir iş fırsatı çıktığında sadece bugünü değil, aylar sonrasını da hesaplıyorsun. İnsanlar buna kararsızlık dedi. Oysa bu kararsızlık değildi. Sen ihtimallerle yaşayan bir insandın. Ve bazen en büyük yorgunluk da buradan geldi. Çünkü herkes tek yol görürken sen on farklı ihtimali aynı anda taşıyordun.2014 ile 2016 arasında yaşanan bir olay, seni olduğundan daha dikkatli biri hâline getirdi. O yıllarda sana söylenen bir söz, yarım kalan bir ilişki, boşa çıkan bir plan ya da beklenmedik bir hayal kırıklığı hâlâ bilinçaltında iz taşıyor olabilir. Ardından 2018 ile 2020 arasında hayatına giren insanlar sana başka bir ders verdi. Her gülen insanın samimi olmadığını, her güzel başlangıcın doğru sonuca çıkmadığını öğrendin. Bu seni kötü biri yapmadı ama insanları daha uzun süre gözlemleyen biri yaptı. Sonra 2023 ile 2025 arasında çok sessiz bir değişim başladı. Hayatından çıkan insanlar kadar, seni aşağı çeken düşünceler de yavaş yavaş uzaklaştı. Artık eskisi kadar herkese ulaşmaya çalışmıyorsun. Çünkü sonunda şunu fark ettin; seni gerçekten merak eden insanlar zaten sana ulaşmanın bir yolunu buluyor.
Senin hakkında en büyük yanılgılardan biri şu oldu; insanlar seni çok çabuk sıkılan biri sandı. Oysa sen aynı insanlardan değil, aynı döngülerden sıkılıyorsun. Sürekli aynı tartışmayı yaşamaktan, aynı hayal kırıklığını farklı kişilerde görmekten, aynı açıklamaları yapmak zorunda kalmaktan yoruldun. Bu yüzden bazen aniden uzaklaştın. Kimileri bunu umursamazlık sandı. Gerçekte ise sen çok daha önce yorulmaya başlamıştın. İnsanların gördüğü şey sadece son adımdı.Aile içinde uzun zamandır dikkatini çeken ama dillendirmediğin bir konu var gibi görünüyor. Özellikle iki kişi arasında kalmış hissettiğin, arabulucu olmaya çalıştığın ya da kimse üzülmesin diye kendi fikrini söylemediğin zamanlar olmuş olabilir. Fakat yaklaşan süreçte bu denge değişiyor. İlk kez herkesin yükünü sırtlanmak yerine kendi sınırlarını daha net çizmeye başlayacaksın. Bu karar ilk başta bazı insanlara garip gelebilir ama uzun vadede seni ruhsal olarak çok rahatlatacak.İş hayatında kader yavaş ama sağlam ilerliyor. Son dönemde kendini gösteremediğini ya da emeğinin tam karşılığını alamadığını düşündüğün anlar olduysa, bu döngü kırılmaya başlıyor. Özellikle 2027 yılı içerisinde iletişim, eğitim, sosyal medya, ticaret, satış, yazı, yabancı dil ya da insan ilişkileriyle bağlantılı bir fırsat dikkat çekiyor. Küçük başlayan bir gelişme beklediğinden çok daha büyük bir kapıya dönüşebilir. Maddi anlamda ise eline toplu bir para geçmesi, beklenmedik bir ödeme ya da yeni bir gelir alanı oluşması ihtimali güçlü görünüyor. Fakat bu kez kazandığın paradan çok, onu nasıl yönettiğin hayatını değiştirecek.
SEVGİLİ İKİZLER… SENİN HAYATINDA EN BÜYÜK DEĞİŞİM, YÖNÜNÜ DEĞİL; KİME İNANACAĞINI DEĞİŞTİRDİĞİN GÜN BAŞLADI…
Uzun zamandır insanlar senin sadece gülen yüzünü gördü. Hızlı düşünen, pratik çözümler üreten, her ortama uyum sağlayabilen, konuşurken herkesi rahatlatan tarafını tanıdılar. Ama hiç kimse zihninin geceleri nasıl susmadığını, tek bir olayın içinde onlarca ihtimali aynı anda düşündüğünü, verdiğin kararların arkasında kaç kez kendi kendinle tartıştığını tam olarak bilemedi. Çünkü sen duygularını çoğu zaman kelimelerin arkasına sakladın. Canın yandığında bile konuyu değiştirdin, kırıldığında şaka yaptın, yorulduğunda bile “iyiyim” demeyi seçtin. O yüzden insanlar seni hafif biri sandılar. Oysa senin en ağır yükün, kimseye göstermediğin düşüncelerindi.Geride kalan yıllar sana sürekli aynı soruyu sordu: “Gerçekten ne istiyorsun?” Fakat sen uzun süre bu soruya cevap veremedin. Çünkü hep bir ihtimal daha vardı. Hep başka bir yol daha vardı. Hep “ya şöyle olursa” diye düşündüğün başka senaryolar vardı. Bir kapıyı kapatırken diğerini kaçırmaktan korktun. Bir ilişkiyi bitirirken doğru insanı kaybetmekten çekindin. Bir işe başlarken ya daha iyisi gelirse diye bekledin. Hayat sana seçenekler sundukça sen özgürleşeceğini düşündün ama zamanla fark ettin ki insan bazen fazla seçenek yüzünden kendi sesini duyamıyor. İşte seni en çok yoran da buydu. Sürekli düşünmek… Sürekli analiz etmek… Sürekli her ihtimali hesaplamak… Zihnin dinlenmeyi unuttu.
Son iki yıl ise seni bambaşka bir gerçekle yüzleştirdi. Bazı insanların söyledikleriyle yaptıkları arasındaki uçurumu ilk kez bu kadar net gördün. Sana çok güzel konuşan ama zor gününde yanında olmayanlar… Sürekli seni arayan ama aslında sadece işi düşünce gelenler… Seni anladığını söyleyip seni hiç dinlemeyenler… Hepsi tek tek hayatının içinden geçti. Başlarda buna üzüldün. Hatta kendini suçladığın zamanlar bile oldu. “Acaba ben mi yanlış anladım?” dedin. “Belki fazla düşünüyorum.” dedin. Ama sonra içindeki sezgiler öyle güçlendi ki artık bir insanın ilk cümlesinden bile niyetini hissetmeye başladın. İşte bu, senin en büyük dönüşümün oldu. Artık sadece kulağınla değil, ruhunla dinliyorsun.Eskiden bir şeyler bitsin istemezdin. Çünkü biten her şey sana eksiklik gibi gelirdi. Bugün ise tamamlanmayan bazı hikâyelerin seni koruduğunu anlayacak olgunluğa ulaştın. Hayatında yarım kalan bazı ilişkiler, son anda iptal olan bazı planlar, gerçekleşmeyen bazı hayaller… O gün canını acıttılar ama bugün geriye dönüp baktığında hepsinin seni başka bir yola çevirdiğini görebiliyorsun. Eğer o gün istediğin olmuş olsaydı belki bugün olduğun kişi olamayacaktın. İşte kader bazen insanı ödüllendirmek için değil, hazırlamak için bekletir. Sen de uzun zamandır hazırlanıyordun ama bunun farkında değildin.Şimdi içinde yeni bir dönem başlıyor. Bu dönem sana hız değil, netlik getirecek. Eskisi gibi aynı anda on farklı yöne koşmak istemeyeceksin. Daha az insanla görüşeceksin ama daha gerçek bağlar kuracaksın. Daha az konuşacaksın ama söylediğin her cümlenin arkasında duracaksın. Hayatındaki karmaşa yavaş yavaş azalırken zihnindeki gürültü de dinmeye başlayacak. Belki ilk kez yalnız kalmaktan korkmayacaksın. Çünkü yalnızlığın boşluk değil, kendinle yeniden tanışabileceğin bir alan olduğunu anlayacaksın.İş ve maddi konular tarafında da önemli bir değişim hissediliyor. Uzun süredir hak ettiğin değeri göremediğini düşündüğün alanlarda yavaş yavaş görünür olmaya başlayabilirsin. Bir teklif, yeni bir fikir, beklenmedik bir bağlantı ya da hiç hesapta olmayan bir fırsat seni farklı bir yola taşıyabilir. Ama bu kez eski sen gibi sırf heyecanlandığın için karar vermeyeceksin. Önce içine bakacaksın. “Bu bana gerçekten iyi gelir mi?” diye soracaksın. Ve işte tam da bu yüzden bu dönem alacağın kararlar çok daha kalıcı olacak.
Sevgili İkizler… İnsanları Dinleye Dinleye, En Son Kendini Duymayı Öğrendin
Sevgili İkizler… Senin son yedi yıllık döngün ağır bir sessizliğin değil, çok konuşup da bir türlü gerçekten anlaşılmamanın hikâyesiydi. İnsanların sözlerini dinledin, niyetlerini tarttın, yüzüne söylenenle arkanda çevrilenin aynı olmadığını gördün. Bazen en çok konuşanların en az samimi olduğunu, en çok yakın duranların ilk fırsatta mesafe koyduğunu, en çok yanındayım diyenlerin iş ciddiye binince ortadan kaybolduğunu fark ettin. Sen bu süreçte sadece insan kaybetmedin kime ne anlatacağını, kime ne kadar inanacağını, hangi cümlenin arkasında hangi hesabın saklandığını öğrendin. 2025’e Haziran geldiğinde artık aynı İkizler değildin. Eskisi gibi herkese açıklama yapmak istemedin. Her yanlış anlaşılmayı düzeltmeye çalışmadın. Her haksızlıkta kendini tüketerek ispat vermedin. Çünkü anladın ki bazı insanlar hakikati duymak istemez sadece kendi işine gelen hikâyeyi seçer. İşte o noktada senin dönüşümün başladı. Kırıldığın yerlerden başkalarını kırarak değil, insan kalarak geçmeyi seçtin. Dilini zehire çevirmedin, aklını intikama yormadın, vicdanını kimsenin kötülüğüne emanet etmedin. İyiliğin sessizliğine, vicdanın zarafetine ve samimiyetin asil duruşuna inanmaktan vazgeçmedin. Haziran’dan sonra ise sende başka bir farkındalık açıldı artık herkesle aynı masada oturmak zorunda olmadığını, herkesin niyetini açıklamak zorunda olmadığını, bazı insanların cevabının kelimeyle değil mesafeyle verilmesi gerektiğini gördün. 2026’ya girerken zihnin çok doluydu yarım kalan konuşmalar, yanlış anlaşılan emekler, hakkı teslim edilmemiş cümleler, sustuğun yerde büyüyen kırgınlıklar vardı. Ama ilk altı ay sana şunu öğretti Senin gücün herkesi ikna etmekte değil, kendi doğrunu kirletmeden yürümekte. Bugün aynaya baktığında kusurlarına rağmen sevmeyi bilen, haksızlığa rağmen vicdanını kaybetmeyen, çok şey bildiği hâlde kimseyi bilerek incitmemeye çalışan bir insan görüyorsan, işte bu senin en büyük olgunluğun. Çünkü İkizler’in gerçek dönüşümü daha çok konuştuğunda değil, artık hangi sözü kime harcamayacağını bildiğinde başlar. Meryem der ki bazı insanlar seni susturduğunu sanır, oysa sen sadece kelimelerini hak etmeyenlerden geri çekmişsindir. Zekâ insana yol gösterir, vicdan ise o yolda kim olarak yürüyeceğini belirler. Yolunu kaybeden çok olur, vicdanını kaybetmeyen ise çok azdır.🤲🌹
Ya Rabb..
Kırıldığım her yerden beni yeniden yeşert.
Parçalarımı toplarken kalbime merhametinden pay ver.
Ve beni incitmeyi bilen değil, iyileştirmeyi bilen kullarınla karşılaştır🤲
La kelam
Çocuklarınıza gönül rahatlığıyla yedirebileceğiniz sağlıklı Nutella
Evde Nutella Tarifi✨
Malzemeler:
• 1 su bardağı sıvı yağ
• Yarım çay bardağı süt
• 3 yemek kaşığı kakao
• 2 yemek kaşığı bal
Afrika’da 3 genç var…
Salon yok, dumble yok, protein tozu yok, para yok.
Sadece bu basit hareketleri sokakta yaparak bu hale gelmişler.
Ben izledim→ Kesin başlıyorum.
Müslümanım diyen 1000 kişiye sorun 999'u bunlar Kuran ayetleri der:
- Allahhümme Sallı/Barik.
- Suphaneke
- Ettehiyathu
Kuranda yoktur! Ama günde 5 vakit namazda, cenaze, bayram ve cuma namazlarında okunur.
57 İslam ülkesi içinde sadece Türkiye'de.
Üçü de Hadistir, 8-9.yy. yazılmıştır.
Hele o 5 vakit ve bayram ile cuma namazında okunduğu yetmiyormuş gibi cenaze namazın da okunan Allahhümme Sallı/Barik ne diyor biliyor musunuz?
"Allah'ım İbrahime verdiğin rahmeti, bereketi zenginliği Muhammed'e, Ailesine ve Sülalesine de ver"
diyor.
1400 yıldır Kureyşli Araplar için Allah'a yalvartıyorlar insanları...
Bir saygısızlığa tepki gösterdiğinizde size sanki deli yahut alınganmışsınız gibi davranılması bir manipülasyon yöntemidir. Bu yöntem, haklı öfkenizi anlamsız, duygularınızı abartılı göstermeyi amaçlar. Çünkü en güçlü susturma, insanı kendi haklılığından şüphe ettirmektir.
Kur'an'da bana son derece ilginç gelen bir kıssa... Yunus kıssası... Eğer siz de hayatınızdaki sıkıntı, stres, bunalım, üzüntü gibi şeylerden şikâyetçi iseniz, yaşama sevincinizi kaybettiğinizi düşünüyorsanız bu ilaç tam size göre! +++