Herkesin tercihi hayırlı, uğurlu olsun. Umarım istediğiniz yere girersiniz.
Ama gireceğiniz okul/bölüm çok da önemli değil. İş sizde bitiyor. İzleyin…
https://t.co/4JgiQrtrjx
Akademik becerilerin hiçbir anlam ifade etmediği bir çağda akademik becerileri kullanarak sıralama yapmak!
YKS’NİN DEĞİŞEN ANLAMI: BİR SIRALAMA SINAVI GELECEĞİ NE KADAR BELİRLEYEBİLİR?
Üniversitenin dönüşümü tartışılırken Türkiye’de yükseköğretime geçiş sisteminin merkezinde bulunan Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) işlevi de yeniden değerlendirilmelidir.
YKS bugün hâlâ milyonlarca adayın sınırlı yükseköğretim kontenjanlarına yerleştirilmesini sağlayan önemli bir seçme ve sıralama mekanizmasıdır. Ancak burada birbirinden ayrılması gereken iki kavram vardır:
Seçme gücü ile geleceği öngörme gücü aynı şey değildir.
Bir sınav, öğrencileri belirli akademik beceriler açısından başarılı biçimde sıralayabilir. Ancak bu durum, aynı sınavın bireyin beş, on veya yirmi yıl sonraki mesleki değerini, üretkenliğini ve başarısını aynı güçle öngörebildiği anlamına gelmez.
Yapay zekâ çağında bu ayrım çok daha önemli hâle gelmektedir.
Çünkü YKS esas olarak öğrencinin belirli bir zamanda sahip olduğu akademik bilgi ve bilişsel performans üzerinden bir sıralama üretmektedir. Oysa geleceğin dünyasında bireyin değeri giderek daha fazla;
problem çözme, eleştirel düşünme, yaratıcılık, iletişim, iş birliği, teknoloji ve yapay zekâ kullanımı, yeni beceriler öğrenebilme ve değişime uyum sağlama
gibi çok boyutlu yetkinlikler üzerinden şekillenmektedir.
Bu nedenle Türkiye’nin yükseköğretim sistemini yalnızca “YKS puanı → bölüm → dört yıl eğitim → diploma” doğrusal modeli üzerine kurmaya devam etmesi giderek daha fazla sorgulanmalıdır.
YKS ortadan kaldırılması gereken bir sınav olmak zorunda değildir.
Ancak ona yüklediğimiz anlam değişmek zorundadır.
YKS Bir Varış Noktası Değil, Başlangıç Noktası Olmalıdır
Türkiye’de eğitim sistemi uzun yıllardır gençlerin hayatındaki en kritik eşiklerden birini YKS sıralaması üzerinden tanımlamaktadır.
İlk 1.000.
İlk 10.000.
İlk 50.000.
İlk 100.000.
Bu sıralamalar öğrencilerin yalnızca hangi üniversiteye gireceğini değil, çoğu zaman hangi mesleği seçeceğini ve dolayısıyla yaşamlarının önemli bir bölümünü belirlemektedir.
Oysa teknolojinin ve mesleklerin bu kadar hızlı değiştiği bir dünyada, 18 yaşında birkaç saatlik bir sınavda elde edilen sıralamanın bireyin 40 yıllık mesleki geleceğini belirlemesi giderek daha az anlamlı hâle gelmektedir.
Bugün çok yüksek bir YKS sıralamasıyla prestijli bir programa giren bir öğrencinin sahip olduğu bilgi ve beceriler birkaç yıl içerisinde güncelliğini kaybedebilir.
Buna karşılık daha düşük bir sıralamayla üniversiteye giren bir öğrenci;
yapay zekâyı etkili kullanmayı,
veri analizini,
yabancı dili,
iletişimi,
girişimciliği,
alanlar arası düşünmeyi
ve sürekli öğrenmeyi geliştirdiğinde çok daha güçlü bir profesyonel profile dönüşebilir.
Dolayısıyla geleceğin yükseköğretim sisteminde asıl soru;
“18 yaşında YKS’de kaçıncı oldun?”
değil,
“Bugün ne biliyorsun, ne yapabiliyorsun ve yeni bir şeyi ne kadar hızlı öğrenebiliyorsun?”
olmalıdır.
⸻
YKS’DEN YETKİNLİK PORTFÖYÜNE
Bu dönüşüm gerçekleşirse YKS’nin yükseköğretim sistemindeki ağırlığı da doğal olarak azalacaktır.
Öğrenci üniversiteye girdikten sonra hayatının geri kalanını YKS sıralamasının belirlediği tek bir bölüme mahkûm olmak zorunda değildir.
Bunun yerine öğrenci, farklı alanlardan modüller tamamlayarak kendi yetkinlik profilini oluşturabilmelidir.
Örneğin YKS ile sosyoloji programına yerleşmiş bir öğrenci;
veri bilimi,
yapay zekâ,
davranış bilimleri,
ekonomi,
dijital iletişim
ve girişimcilik modüllerini tamamlayarak çok farklı bir profesyonel profile ulaşabilmelidir.
Aynı şekilde mühendislik öğrencisi psikoloji, tasarım, finans veya girişimcilik yetkinlikleri kazanabilmelidir.
Böyle bir sistemde öğrencinin geleceğini belirleyen temel unsur 18 yaşında girdiği sınav değil, üniversite boyunca oluşturduğu yetkinlik portföyü olacaktır.
Kontenjan Değişimleri nasıl etki edecek?
Detayları anlattığım video instagramda...
https://t.co/9sjI3ozJBh
Devamı alttaki paylaşımda..
3 Görsel daha var...
Hepsi ve daha fazlası https://t.co/vgSaAchmic adresinde...
Yarın 13 - 14 yaşındaki 1 milyona yakın öğrenci LGS’ye girecek. Sınava katılacak her 100 öğrenciden en iyi performans sergileyen ilk 5’inin nispeten hayal dünyasını süsleyen okullara gideceği, 15’inin ise kısmen kendini başarılı hissedeceği bir yerleştirme süreci yaşanacak. 80 öğrenciyi sınav pek mutlu etmese de okullar arasındaki nitelik farkının bu kadar keskin olmadığını da bilmenizi isterim.
Akademik kariyer yolculuğuna herkes bir şekilde bulunduğu konumdan başlıyor ve lise hayatı bu yolculuğun son durağı da değil. Starting grid’de başlanan pozisyon avantajlı olmasa da pit stopslarla aradaki pozisyon dezavantajlarını avantaja dönüştürebiliyorsunuz. Bu nedenle yarınki sınavı bir hayat memat meselesi gibi görmeyin lütfen sevgili öğrenci ve değerli veliler. Umarım emeğinizin karşılığını alacağınız bir sınav yaşarsınız. Başarılar, zihin açıklığı ve bir miktar da şans dilerim.
YKS sonuçlarının 25 Ağustos Pazartesi açıklanmasını bekliyorum. Gecikme halinde 27 Ağustos Çarşamba son tarih olur. Bugün ve hafta sonu için umut zayıf. Pazartesi sonrasına sarkmaz umarım.
Fikrine güvenip tavsiye almayacağın birisinin eleştirisini de çok ciddiye almamak gerekir. Hele ki bizim gibi herkesin eleştiri memuru olduğu bir ülkede.
Millî Eğitim Bakanlığımız bir süredir üzerinde çalıştığı “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adını verdiği yeni müfredat çalışmalarını açıkladı. Biz de hemen incelemeye başladık. İlk izlenimlerimiz; Maarif modelinin çok iyi kurgulanmış ve bütüncül bir model olarak müfredatları kapsaması çok yerinde olmuş.
Uzun süredir beklediğimiz beceri temelli bir müfredat yapısı ve okul temelli planlama gibi yenilikler ise Türkiye Yüzyılı için bir fırsat değerindedir. Her okulun kendi imkân ve şartlarına göre belirlenmiş sınırlar içerisinde planlamalarını özgünleştirebilecek olmaları da büyük bir adımdır.
Özellikle erdemli insan yetiştirmeye yapılan vurgu ve milli-manevi değerlerimizin çocuklarımıza aktarılmasına atfedilen önem çocuklarımız adına sevinç kaynağıdır.
Maarif modelinde beceri örgülerinin oluşturulması ve farklılaştırma vurguları ise bizce çok değerlidir. Burada 1 milyondan fazla öğretmenin bu modele ve gelen yeni müfredat yapısına bir an önce adaptasyonlarının sağlanması belki de en önemli zorluk olarak karşımıza çıkacaktır.
Genel olarak toplumumuzun beklentilerini karşılayan ve Türkiye Yüzyılı vizyonuna yönelik olarak hazırlanan bu çalışmadan dolayı bakanlığımızı kutluyoruz.
@MilliEgitimBak@Yusuf__Tekin@farukyelkenci@kemalsamlioglu@yilmaznazif@_aliyalcin_@ozderdernek@Toder2002@TOZOK1951@ozdebir_NAtalay@ozkurbir
Sayın bakan gereken tedbirler çerçevesinde okulların açılması için yarınki toplantıdan okulların açılması için bir karar çıkacağına inanıyoruz. #8ve12lerdersebaslasin