Bir şeyide tam uygulayın kardeşim @TC_istanbul hani başlarını rahatsız edecek sesli müzik yasaktı. Uyumaya çalışıyoruz! Bakın Bostancı’da gündüz bile sessiz olan bir sokakta bu kadar bangır bangır müzik ve motor sesi varsa vay halimize! Gün geçtikçe berbat hale geliyoruz!
Ya ben bebek arabasıyla asansöre binerken kapının önünde dikilen kadına ‘biraz ilerlermisiniz’ dedim diye dayak yiyordum. Hangi toplumdan bahsediyoruz? Bu olay sanki tekmiş gibi amma duygusallaştınız. İlla her olay kayıt altına mı alınmalı?
Yo gayette vardı. Ben kendimi bildim bileli toplu taşıma kullanıyorum ve her seferinde eve döndüğümde sinir harbinden çıkmış gibi oluyorum. İnsan doğası gereği içinde kötülüğü ve iyiliği barındırır. Bu tercih kişinin kendisine bağlıdır. Görgü kurallarını bilmeyen bir toplumu
Bir babanın yanında iki çocuğu var. Toplu ulaşımda bir tartışma çıkıyor ve babanın burnu kırılıyor. Tedavi edilir ama… Bu toprakların mayasında böyle bir hoyratlık yoktu. O mayayı kaybediyoruz…
Orada duruyorsa güvenlik yine cezalandırmalı. Asansörde yaşlı, bebek arabalı vatandaşlar sırada beklerken ‘öküz’ gibi öküze hakaret ama aklıma başka bir şey gelmiyor gençler asansöre biniyorsa cezalandırılmalı! Ben neden metroya binerken orada dikilen kişiyi uyarmak zorundayım!
Soru: “Dava karşılığında 100 milyon TL aldığınız doğru mu?”
Eylem Tok ve oğluyla ilgili şikayetini çeken Oğuz Murat Aci’nin eşi Şükriye Aci:
“Olağanüstü bir paradan bahsetmiyoruz, oğlumla benim hakkım olan parayı aldım.” https://t.co/veB2uiOgWz
Şu son olayda anladık ki yine koca tarafının gelini kabul edememe sorunsalı var. O kadın üç yıllık eşi olabilir sen de 30 yıllık baba olabilirsin. Dava kamu davası olacak zaten kapanmıyor. Kadın çocuğu ve kendini düşünmek zorunda. Küçük bir empatiyle ‘bende aynısını yaparım’
kimliklere sıkışmaktan, 'gri' alanda var olamamaktan yakınıyor. Böylesine güzel, sekiz bölümlük bir yapımı sadece başörtülü karakterin kimlik kargaşası üzerinden yorumlamak gerçekten üzücü..."
Medya okuryazarlığı dersi gerçekten bir zorunluluk. Toplum olarak o kadar kendi bakış açılarımızla sınırlıyız ki, bir diziyi bile farklı katmanlarıyla okuyamıyoruz. İstanbul Ansiklopedisi dizisinde birbirinden farklı iki kadının hikayesi anlatılıyor ve her ikisi de dayatılan
siz böyle sanrılar kasıp oryantalist dünyalarınızda birbirinizi eğleyin, başörtülü kadınlar kimlik bunalımı içinde değiller. yiyorlar, içiyorlar, okuyorlar, çalışıyorlar, aşık oluyorlar,anne oluyorlar, keyifleri yerinde yani. ithal aidiyetlerde teselli arayanlar sizsiniz+
Mülakatlarda sürekli karşılaştığım 'Çocuğa kim bakacak?' veya 'İkinci çocuğu düşünüyor musunuz?' gibi sorular ise cabası. Bu sorular, yeteneklerimi ve deneyimimi gölgede bırakarak beni sadece 'anne' kimliğim üzerinden değerlendiriyor. Bu durum beni gerçekten çok sıkıyor.
Kariyerime verdiğim iki yıllık aranın ardından yeniden iş hayatına dönme çabalarım maalesef sonuçsuz kalıyor. Bugün yine olumlu geçtiğini düşündüğüm bir pozisyondan, o tanıdık ve üzücü red mesajını aldım: 'Niteliklerinizin takdirle karşılanmasına karşın şu an için size olumlu
Bütün şartlar yerine gelmiş gibi görünse de bir türlü olmuyor. Sanki görünmeyen bir duvar var önümde.
Ne yazık ki iş dünyasında kadının karşılaştığı o acı gerçekle yüzleşiyorum. Önce evlen baskısı, ardından çocuk sahibi olunca geri dönmenin zorlaştırılması...
@korkmazmelisa_ Central Hospital evimin yakınında diye her zaman gittiğimiz ve anabilimde her gün önünden geçtiğimiz bir kurum. Çok dikkatli olmak lazım.
"Gerçekten iyice delirdiniz! Biri tepki göstermediği için oyununu iptal ediyor, diğeri tepki gösterdiği için kadrodan çıkarıyor. İlla bir tarafın içinde mi yer almak zorundayız? Sadece insan olarak kalmak mümkün değil mi?"
Hiçbir şey doğru düzgün olmuyor ya… Ben starbucks boykotuna anlam veremediğim gibi Espressolab’ıda anlayamıyorum. Espressolab’da anladığım kadarıyla konuyu anlamamış😂 Mado’ya kocaman bir Atatürk posteri asılmış.