Kendini unutacak kadar çok sevdiğin herkesi kaybedersin. Çünkü hayat, her zaman önceliğin sen olması gerektiğini sana hatırlatmak için, kendi değerini unutacak kadar sevdiğin herkesi hayatından alıp götürmek zorunda kalır
Şanlıurfa’nın Bozova ilçesinde bir marangoz atölyesi, 15 yaşındaki bir çocuğun işkence gördüğü bir karanlık odaya dönüştü…
Muhammed K., okulda olması gerekirken atölyenin acımasızlığına emanet edilmiş bir çocuk işçiydi…
Kalfalar onu bağladı, pantolonunu zorla çıkardı ve makatına yüksek basınçlı hava sıktı…
Bu yapılanın adı ne şaka, ne de yaramazlık, …
Bu yapılana insanlık suçundan daha hafif bir kelime yoktur…
Çocuk yere yığıldığında iç organları parçalanmıştı…
Hastane hastane dolaştırıldı, son olarak Harran Üniversitesi Hastanesi’nde yoğun bakıma alındı…
Doktorlar iç organlarında ciddi hasar olduğunu söyledi…
Yani 15 yaşındaki bir çocuk, bir atölyede gördüğü vahşetin bedelini yoğun bakımda ödüyor…
Peki ya failler?…
Kalfa Habip A. adliyeye sevk edildi ve sonra adli kontrolle serbest bırakıldı…
Evet, bu ülkede bir çocuğun iç organlarını parçalasan bile elini kolunu sallayarak dışarı çıkabiliyorsun…
Arada bir gidip imza vermen yeterli görülüyor…
Çocuğun babası kapı önünde “Sorumlular cezalandırılsın” diye feryat ediyor…
Bu feryat sadece bir babanın değil, bu ülkede hâlâ vicdanı olan herkesin çığlığıdır…
Çünkü çocuk işçiliği görmezden gelen düzen, çocuklara mezar olan atölyeleri hâlâ doğru düzgün denetlemiyor…
Ve işkenceyi “şaka” diye yumuşatmaya çalışan zihniyet, bu ülkede suçları büyüten en büyük mikrop hâline geldi…
Sonra çıkıp utanmadan “Gençler neden umutsuz?” diye soruyorlar…
Cevap işte burada: Çünkü bu ülkede çocuklara işkence edenler ceza almazken, o çocuklar yoğun bakımda can çekişiyor…
Cevap burada: Çünkü cezasızlık, suçluları büyüten bir kompresör gibi toplumun vicdanını patlatıyor…
Bu dosya kapanırsa, bu utanç yalnızca iki caninin değil, onları serbest bırakan sistemin de alnına kazınır…
Çocuk işçiliğini unutanların, denetimsizliği kader gibi sunanların, adaleti mağdura değil sanığa göre ayarlayanların ortak günahıdır bu…
Unutma: Bir ülkede çocuklar işyerlerinde işkence görüyorsa, o ülkenin geleceği değil, bugünü çoktan çökmüş demektir…
Ve bu olayın adını doğru koymadan, gerçek failler hak ettiği cezayı almadan hiçbir “düzeliyoruz” cümlesi bu kanı temizleyemez…
Bu olay hepimizin yüzüne çarpılmış bir gerçektir:
Çocuğunu sahip çıkamayan bir toplum, geleceğini de kaybetmeye mahkûmdur…
#BursaYanıyor | Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu:
"Sabah gün açmasıyla hava araçlarının uçma kabiliyeti yakaladığı andan itibaren tekrar havadan da etkin bir şekilde müdahale etmeye devam edeceğiz"
https://t.co/WjNL7INSkr
Özgür Özel'i, İmamoğlu'nu, Özdağ'ı falan bırakın. Derhal şu videoya bakın.
İstanbul Beyoğlu'nda 2 şahıs, gencecik bir kızı köşeye sıkıştırıp alenen taciz ediyor.
Şahsın 4 suç kaydı var ve elini kolunu sallayarak sokakta geziyor. Tüm cesareti bundan!
https://t.co/TbCytVIWom
Bolu'da imam nikahıyla evlendirilen 11 yaşındaki kız çocuğunun sekiz aylık hamile olduğu ortaya çıktı.
Samsun'da otomobil çarptı diye koma halinde hastaneye getirilen 14 yaşındaki kız çocuğunun, imam nikahlı eşi tarafından odunla dövüldüğü, sonra da kaza süsü vermek için ++
Madem emniyet şeridi kullanacak acelen var, polis olduğunuzu görünce korkup susan gence niye erkeklik yaparak vakit kaybediyorsun? Resmi ekip de durmuş, sen görevine yetiş?
Bu genç bir savcı çıksaydı, böyle lanlı lunlu konuşup emir verip ezmeye çalışabilecek miydin?
Hani çarşaf yasaklanmıştı? Başörtü yasaktı?
Başörtülü, çarşaflı hanımlarımız yerli ve millî uçaklarımızın tanıtımında uçağa bindirilip gezdiriliyor.
Eşsiz bir lidersin Atatürk!
Gördüğünüz bu reklam filmi İstanbul’da faaliyet gösteren Alterna Gıda tarafından ilave şeker ve katkı maddesi içermeyen Züber ürünlerine ait. Reklam filminde yapay aroma verici, yapay tatlandırıcı, rafine şeker ya da türevleri ile nişasta bazlı şekerler içermeyen Züber ürünlerinin “gerçek atıştırmalık” sloganıyla tanıtımı yapılıyor. Film boyunca özellikle yaşadığımız dönemdeki yapay filtrelere, sosyal medyadaki sahte paylaşımlara, influencerların yapay hayatlarına ve reklam klişelerine de göndermeler yer alıyor.
Bu reklam filminin yayınlandığı anda, birileri bundan rahatsız oluyor. Türkiye’nin en zengini diye ortalarda dolaşan fakat fındıklı diye sattığı ürünlerine fındık aromalarını, çikolata aromalarını da hatta yoğurt aromalarını yakıştıranlar bu filmi durdurmak için harekete geçiyor.
Soluğu da daha önce Gıda Dedektifi’ni şikayet ederek orantısız ve dayanaksız ceza kestirdikleri Ticaret Bakanlığı Reklam kurulu’nda alıyor!
İşte bugün, bu reklam filmi Ülker’in şikayeti üzerine resmen durduruluyor! Gerçek olamaz demeyin.
Gerçek tam karşınızda!
İçerik okuyun, daha iyisini talep edin ve bilinçlenin, yoksa gerçeklerle yüzleştiğinizde çok geç olabilir.
#NeYediğiniziBilin