Journalist - Writer & TV News Anchor-Prod - European Union Analyst - Milliyet/Sönmez Holding Medya S Grubu & TV E. Gnl Yay Md & Ynt Krl Üyesi /Gazeteci & Yazar
Arkadaşlar ısrarla soruyorsunuz neden yazmıyorsun, neredesin diye!
Medya grubumuz holding bünyesinden çıktıktan sonra satın alan ekibin yeni yöneticileri (siyasi temsilcileri) yazı başına 1000 tl gibi çok komik rakam önerdiler, hatta 5 gün yazdığımız yazıyı hafta da 3 güne düşürüp 12 bin liraya çektiler. Kibarcası '......' dediler...
Milliyet sonrası 1996'dan bu yana kuruluşundan sonra yer aldığım yönettiğim, genel yayın müdürlüğü yaptığım yönetim kurulu üyesi olduğum grupta eşimin tedavisi sonrasında son yıllarda sadece köşe yazıları yazıyordum.
Yeni gelenlerde devam etmek istediklerini söylediler ama sonra 'abi biz sana ' o rakamları veremeyiz' demişlerdi.
40 yıllık meslek hayatımda karşılaştığımı bir ilkti.
Mehmet Ali Birand'ın davetiyle Milliyet'te başladığım dünyanın her yerinden röportajlar yayınlar yaptığım sonrasında yıllarca içinde bulunduğu yayın grubunda el değişimi sonrası bunlara tanık olmak traji komikti. Tam klasik kasabalı kafası..
Dedim 'şu çay dağıtan arkadaşa' ne veriyorsunuz?'
-asgari ücret
Peki şu güvenlik...
-asgari ücret..
Tamam işte birine köşe yazdırın, diğerine tv programı. Çünkü bu yeni patronaj kültürü böyle bir bakış açısı doğurdu. Etraflarına oto bokua suya sabuna dokunmayan 3-5 adam toplayıp sözde gazetecilik özde yıka yağla ye yala yut demokrasisi.
Mesele bir yerlere yazıp çizmenin ötesinde.. İnternet medyası da kurarsın,. youtube da: O çakma başyazarlar gibi programda yaparsın da..
Ekonomisini idare etmek içinde kapı kapı yerel yönetim dolaşıp banner isteyeceksin. Ya da varsa cebinden harcayacaksın!
Neyse daha da vahimi: yerel yönetimlerden, basın ilandan beslen sonra tarafsız gazeteciyim diye dolaş ortada.
Bunun aksini iddia edenin alnını karışlarım. Ortalık bunlarla dolu. Ama en vahimi şu oldu.
El değiştiren medya grubumuz da bulunan tv sonra yine el değiştirdi.
Mustafa Bozbey operasyonuyla göz altına mütaahit bir grup, tv yi alanlarda gözaltına alındı.
Şimdi ne durumdalar, neyin hesabını yaptılar bilmiyorum. Ama elde tv gazete olunca kimse iktidara gelmiyor. Kim onlara o aklı verdiyse ellerinde patladı. Şehri bilmeyen, dengeleri bilmeyen insanlarla hiç bir şey yapamazsın. Hiç bir zamanda gelmedi. Sadece her zaman kullanıldı. Bu o eski 'Hasta Adam' manşetlerinden bugüne hala farklı yöntemlerle devam ediyor.
Yarına da bugünkülerden eser kalmaz.
Şu anda işte aklı sıra yöneten kontrol edenin 'daya asgari ücreti' 'ver 1000 lirayı' kültürü gelişmiş adına da gazetecilik diyorlar.
Siyasallaşan her şey bozuldu eridi gitti güvenini kaybetti.
Sorun bakalım o gazetelerin bayilerde ki gerçek satış rakamları kaç. Kendileri satın almıyorsa tabi! Bu durumda a'ya yazsan ne b'ye yazsan ne?
Şunu tüm kalbimle söyleyeyim. Sönmez medya grubu da bir holding medyasıydı.
Ama hiç bir zaman grubun patronu bir kere gelip 'sen bunu niye yazdın, ekranda bunu niye söyledin' demedi.
Yayına bakan gelir, onu da yayında görürdü... Böyle de gerçekten samimi özgür demokrat bir patronaj kültürü vardı. O günlerden şimdi dibe batan bir kültürü geldik.
Ayrıca grupta ki son iki yazı başlığımdan biri.. Yazılarına son vermeden önce ki..
Protestoların DNA’sı, kromozonların tepkisi, mesajlar !..
Digeri de..
15 milyon ne demek istedi? Sandıktaki oy bir neden-sonuç ilişkisi değil mi?
Halkın iradesinin şekillendiği her sandık, sadece rakamlardan ibaret değildir..
Sonra da zaten yazılara son verdiler..
Bugüne kadar mesleki açıdan herkese eşit mesafa de durmayı, bir siyasi partiye üye ya da sempatizanı olmadan mesleğimizi icra etmek her zaman keyifliydi. Biz o eski milliyet kültürüyle yetiştik. tek derdimiz haber, bilgiydi.. Her zaman önceliğimiz de fikir ve karşıt fikre aynı anda söz hakkı tanımak.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan şiiir okuyup yasaklı duruma düştüğünde ceaevine girmeden önce ki gece yaptığı son tv yayınından tutunda..
Avrupa Parlamentosu Başkanı Pat Cox'un, Erdoğan yasaklıyken 'Strasbourg'da 'ne isteyeceksiniz Erdoğan görüşmenizde' diye sorduğumda 'Zana'nın Özgürlüğünü' açıklamalarına yer verirken de önceliğimiz sadece bilgiydi.
Bugün bunu yapmak yerine ekranlar pozisyon alan, 'bende sizdenim' diyen günün çakma dijital aktivist ve aparatlarıyla doldu. Hem iktidar cephesinde hem muhalif kesimde.
Çok teklif öneri aldım.. Yazı, yöneticilik vs vs vs. Eşimin sağlığı gerekçesiyle de reddattim. İyi ki reddettim. En önemlisi son nefesine kadar eşimin yanında durabilmekti. Şükürler olsun. Vefatı sonrasında da arayan soran 'ne yapıyorsun'diyen çok oldu. Çizgi ve mesafemizi hep koruyoruz. Bizden çakma yazar, başyazar, programcı olmaz.. Bizde malzeme bu.. Ama dosta iyi dost oluruz. Kötü günümüzde yanımızda olanın yanında oluruz. Hiç önemli değil kimliği o su bu su.. Önce insan olalım gerisi boş:
(Aysun Karlı)
#GeceyeBirSöz #geceye #GeceYazıları #yorum #toplum #human #insan #siyaset #ekonomi #maaş #memur #emekli #zam #market #temmuz #enflasyon #haziran #yaz
Mesele gerek ve yararlı olup olmayacağı. Gerisi her daim barbunya pilaki. Sık limonu gitsin..
Bazı sorunlar çözülür.
Bazıları ise zamanla anlamını yitirir.
#GeceyeBirSöz#geceye#GeceYazıları#yorum#toplum
Rahmetli eşimin bugün vefatının tam 6.ayı. Bu altı aya yılbaşı, evlilik yıldönümümüz, doğum günü, Anneler Günü, iki bayram bu hafta sonu da şimdi babalar günü ekleniyor. Takvim yaprakları hızla akarken, o derin boşluk hiç değişmiyor. Evde tek başına hepsi çok zordu. Hepsi üst üste geldi.
Hayatın içindeki tüm özel günler, sensiz eksik ve sessiz...
Mekânın cennet olsun, huzur içinde uyu Ülker'imiz.
Sevgin, hatıran ve bıraktığın güzellikler hep bizimle...
Çok mücadele ettin; çok direndin. Allahıma şükrediyorum ki; son nefesine kadar bana her daim yanında durabilme gücü kuvveti verdi. Senin son günün öncesi ellerimden tutup ‘hakkım milyon kez sana helal olsun’ dediğin an söylediğim gibi benimde milyonlarca kez helal olsun. İyi ki vardın hayatımızda. Her daim saygı sevgi özlemle olacaksın.
🙏💐🙏
YALAN.. (Bu gecenin yazısı...)
Resmen tünel kazıyoruz hayatın ta içine.
Hatta direkt içine ediyoruz bu al takke ver külahlarla..
Gerisi aşağıda..
Yalan !
En babasını beceririz...
Dolan !
Ooooo ustasıyız bayılırız hele ki arkadan dolanmaya...
Dalavere !
En önde gideriz bunu yaparken...
Üçkağıt !
Direkt kitabını yazarız...
Herkes kendince üstüne alınabilir.
Hiç itirazım yok.
Çünkü şu sözünü ettiğim şu konu başlıkları mutlaka bir yerinden bulaşmıştır paçamıza...
Kendimizden bir şeyler buluruz mutlaka...
Hiç mi yalan söylemedik hayatta?
Aynaya baksak burnumuz uzar.
Pinokyo dolanı verir arkamızdan..
Üstüne yazı veririz en üç kağıdından bir dalavere senaryosu.
En basiti bu.
Hele ki bugünlerde.
Önümüze her konulana inandığımız bir süreçten geçerken.
Bazen acıyorum gülünecek hallerimize.
Bunun neresi adamlık neresi madamlık Allah aşkına.
Resmen tünel kazıyoruz hayatın ta içine.
Hatta direkt içine ediyoruz bu al takke ver külahlarla.
Onca ablası, abisi...
Bir yığını el açarken yukarıya kime inanacağımı şaşırdım.
Kimin duası makbul.
Kim gerçekten makbule.
Aklım fıtık olmuş, ince ince vuruyor belime.
O zırt pırt gelen sms mesajlarında ki kışkırtıcı kremler bile fayda etmez çok şeye.
Tıkkkk bile yok ruhumda. Kanka olmuşum bedenimle.
Çoğumuzun yalandan kıçı, lop et (birikmiş beyin artıkları babında) olmuşken...
Bizi harbiden galiba bu gidişle teneşir paklayacak.
Hazreti google'e sorsanız kelime anlamını dökecek önünüze bir yığın açıklamayla.
Ama açılımı net.
Galiba iş dönüp dolaşıp omurga meselesine dayanıyor.
Yine aklımda o omurgasızlık tanımı...
Yani gerçek omurgasızlarla, sonradan olmalar arasında ciddi farklılık ortada.
Önemli olansa gerçeklerin farkına varabilmek.
Peki nedir gerçek?
Yalandan ibaret olmayan mı?
Kimin neye inandığı yada sizin nelere inanmak istediğiniz mi?
Yorulmadık mı oynamaktan?
Şu toplumla oynaşmaktan.
Bıkmadınız mı önümüze her gün yeni hikayeler koymaktan.
Sürekli yeni kahraman ve senaryolarla kurşun askercilikten. Birilerinin ucuz kahramanı olmaktan.
Şoven şovalyecilikten.
Hadi herkes biraz kendisi olsun da asıl toplum yazsın bundan sonra ki senaryoyu.
Bırakalım ilik açıp düğme dikmeyi.
Her güne yeni sesler üretmeyi.
Ama.. Alışkanlık işte tüketemiyoruz ki yalanı.
Dolan ve dalavere yine sırada bekliyor.
Yorum: Aysun Karlı
#GeceyeBirSöz #geceye #GeceYazıları #yorum
#toplum #human #insan #siyaset #ekonomi #maaş #memur #emekli #zam #market #temmuz #enflasyon #haziran #yaz @kilicdarogluk@eczozgurozel@nurhayataltaca@KAYIHANPALA@eczburhan
Güzel bir etkinlikti. Kitaplarımızı imzaladık, dostları gördük.
@kadikoybelediye sade, temiz bir organizasyon yapmış
#KadıköyKitapGünleri stant alanları belediye bahçesine kurulmuş ve düzenli bir planlama yapılmış. Ellerinize, aklınıza sağlık 🙏
Büyüyerek sürmesi dileğiyle kutlarım @mesutkosedagi@kadikoybelediye #kitap #kültür #kentmirası #tarih
Bu kızlar 4 4’lük.
Yine kazandık.
Sevgi saygı ile ayakta alkışlıyoruz sizleri.
Emeğinize yüreğinize sağlık.
Sallayın tüm ironik ve politik mesajları.
Bu ülkenin ROL MODEL kadınlarısınız #FileninSultanları
🇹🇷 TÜRKİYE 3 - 2 ÇİN 🇨🇳
#VNL2026#FileninSultanlarına 🇹🇷👏🧿💐🙏❤️🇹🇷
Hayatımın anlamı; yaşam sebebim canım oğlum iyi ki senin babanım ; iyi ki varsın.
Gözbebeğim. Sabah sesini duymak çok güzeldi.
Az kaldı uzun yoldan geliyorsun; son 40 dakika hazır baba oğul kahvemiz. Heyecanla bekliyorum seni.
Anneciğinin gözbebeği, biriciğimiz.. Annensiz bu ilk babalar günümüz.Son 6 aya çok şey sığdı. Zordu, ama seninle el ele yan yana aşacağız herşeyi🙏🧿❤️🙏☕️☕️
Helal olsun size #FileninSultanları 🇹🇷❤️🇹🇷
2-0 geriye düştüğü karşılaşma da Almanya’yı 3-2 ile ezip geçtiler. 👏
Sizler bu ülkede yarının gençlerinin rol model kadınlarısınız. İnanç, azim, mücadele ve duruşunuzu saygıyla alkışlıyorum.
#MilliTakım 🇹🇷🇹🇷❤️❤️ #Türkiye #kadınıngücü
#TürkiyeninMaciVar @TVForgtr
#DünyaDuysunBizBurdayız
Hem de nasıl Sena hanım. Her ekranda konuşup laf üretenler ‘o soru sorulur mu?’ diyorlar. Çokta iyiydi sorular. Beslenmeyen gazeteci sorar sormalı kimsenin dijital aktivisti olmamalı. 6 lı masa bu kafa etrafında nasıl toplanmış? Hala aklım almıyor! Yazık hem de çok. ‘Kayyum istemem’ demek zaten bilgi sahibi olduğunu gösteriyor!
Son dönemlerde sözde gazetecilik adına özde ekran şovalyeliği yapan, çakma yazar, çizer, yorumcuyla içimiz iyice daralmıştı.
Meslek adına çok şeyi tartışırız. Ama en azından bu gece @kilicdarogluk na sorulması gereken her şeyi soran arkadaşlar diplerde ki sektör adına çok iyi iş çıkardılar.
Gün içinde dediğim gibi 'ne sorarlarsa sorsunlar siyaset sadece söylemek istedğini söyler' ama sorular netti, açıktı. O yüzden hiç tanımasam da sevgili meslektaşlarıma işlerini yaptıkları için teşekkür etmeliyim. En azından ben CHP'de neler olduğunu aldığım yanıtlarla anladım..
@ilgazsenem@aslikurtuluss@baristerkoglu
Aynen katılıyorum sevgili @SermiyanMidyat ın bu yorumuna; anlayan beri gelsin; anlamayan zaten kendince kurmuş oyunu!
Kendi çalıp kendi söylüyor..
Şunu hep unutuyorlar..
1- Herşeye rağmen toplumu
2- Siyaseten gelen, siyaseten gider!
‘Kayyum yazarlarsa
kabul etmem dedim’ bu sözün üzerine zaten ne desek boş!
Vs vs vs
Kılıçdaroğlu röportajında…
Ben onu onun için söylemedim.
Ben onunla onu kast etmedim.
Ben o şekilde demek istemedim vs diyerek…
Ne demek istiyor?
Anlayan varsa beni de aydınlatabilir mi lütfen?
Ya tek bir şey söyleyeceğim…
‘Verilen oy’u geri alabiliyor muyuz?’
Yok abi; ben bırakacağım gazeteciliği siyasete gireceğim.
Bugüne kadar hep geri çevirdim. Bunu en iyi eski genel başkanlar bilir! Ama insan bu siyasette erir gider!
#GeceyeBirSöz#geceye