Boğaziçi Üniversitesi'nde akademisyenle fotoğraf çektirmeyen öğrenciye skandal ceza
Boğaziçi Üniversitesi mezuniyet töreninde, Felsefe Bölümü mezunu Hasan Özdağ'ın atama yöntemiyle gelen rektör döneminde görevlendirilen akademisyen Yasin Ramazan Başaran ile fotoğraf çekilmek istememesi üzerine sahnede gergin anlar yaşandı. Akademisyen Başaran’ın "Fotoğraf çektirmeyeceksen diplomanı vermem" diyerek öğrenciyi cüppesinden çekip zorla döndürmeye çalışması salonda büyük tepki topladı.
▪️ "Şovun Parçası Olmak İstemedim": Tanımadığı ve ders almadığı bir hocanın şovuna alet olmak istemediğini belirten Özdağ, diplomasını kendi hocalarından almak istediğini söyledi.
▪️ Mezun Kartı İptal ve 5 Yıl Yasak: Törenin ardından skandal bir gelişme yaşandı; rektörlük kararıyla çift anadal öğrencisi Hasan Özdağ'ın mezun kartı iptal edildi ve kampüse girmesi 5 yıl süreyle yasaklandı.
Boğaziçi Üniversitesi'nde mezuniyet coşkusuna gölge düşüren olay! 🎓
Diplomasını kendi hocasından almak isteyen öğrenciye, Bölüm Başkan Yardımcısı'ndan şoke eden tepki: "Fotoğraf çektirmezsen diplomayı vermem." Sahnede diploması elinden alınmaya çalışılan Hasan Özdağ yaşadığı o gergin anları Sözcü Televizyonu'na anlattı.
📺 Ali Selim Yamanlı'nın imzasını taşıyan bu özel haber ve detayları Serdar Cebe ile Sözcü Ana Haber'de!
Bugün Felsefe mezuniyet töreninde bir arkadaşımız paraşüt akademisyenden diploma alırken fotoğraf çekilmek istemedi. Bunun üzerine paraşüt Yasin Ramazan Başaran arkadaşımızın diplomasını vermek istemedi ve fiziksel olarak müdahale etti!
Yasin Ramazan Başaran derhal bölümden uzaklaştırılmalıdır.
Arkadaşımızın yanındayız, öğrenciler size boyun eğmeyecek!
Prof. Dr. Acar Baltaş'tan anne ve babalara altın değerinde uyarılar:
🔷 Anne babalara söyleyeceğim bir tek şey var; çocuklarınızın yapabileceği hiçbir şeyi siz yapmayın.
🔷 Çocukluk, kişinin ihtiyaçlarının annesi ve babası tarafından karşılanamayacağını anladığı zaman biter.
🔷 Eğer bu süreç tamamlanmaz ve çocukluk bitmezse, çocuk hayatındaki tüm başarısızlıklardan annesini ve babasını sorumlu tutar.
🔷 Yetişkinlik ise tam olarak yaşadığı hayat sebebiyle annesini ve babasını sorumlu tutmamaya başladığı zaman başlar.
🔷 Eğer siz bu birinci adımı atmaz ve çocuğun ihtiyaçlarını hep karşılamaya devam ederseniz, emin olabilirsiniz ki ileride memnun olmadıkları hayattan sizi sorumlu tutacaklar.
🔷 O gün geldiğinde anne ve baba da çaresizce "Ben daha ne yapayım, ne yapsaydım?" diyecek.
🔷 Bize hep "Daha ne yapayım ben bu çocuğa?" diyorsunuz ya; yapmayın, onun yapabileceği hiçbir şeyi siz yapmayın.
Günaydın dostlar.
Sabah uyandıktan sonra mideye giren ilk şeyin gün boyu sindirim, enerji ve metabolizma üzerinde düşündüğümüzden daha büyük etkisi olabileceğini anlatan ilginç bir video. İlk olarak su içmenin, kahveyi biraz geciktirmenin ve lif ile protein ağırlıklı bir kahvaltının bilimsel gerekçelerini sade bir dille açıklıyor. Sağlıklı beslenme ve bağırsak sağlığıyla ilgilenen herkesin izlemesini tavsiye ederim.
Vaktiniz yoksa son dört dakikasını izlemeniz bile çok faydalı olur.
https://t.co/ZGexeBmsjU
Timur Soykan: "Mansur Yavaş'ın projeleri onaylanmadı değil mi? Mansur Yavaş'ın bütün başvurularına bir imza atılmadı ki projesini uygulayabilsin.
Mansur Yavaş sürekli hedef alındı değil mi? Erdoğan tarafından, iktidar tarafından.
Şimdi Mansur Yavaş bir açıklama yaptı, diyor ki 'yıllardır özlemini çektiğimiz koordinasyonla çalıştık'
Niye? Trump gelecek Mansur Başkan lazım.
Trump geleceği zaman 'aman başkan yetiş' derler. O zaman koordinasyon kuralım derler, birlikte çalışalım derler. Halk için yapmazlar halkın ne önemi var ya biz onları paravanla örtüyoruz zaten"
Bahar Feyzan: (Dilan Polat’ın Can Polat vurulduğunda paylaşım yapması hk.)
“Birilerinin yakınına bir şey oluyor, biri vuruluyor, bir olay yaşanıyor… Ya ambulans ararsınız, koşturursunuz. Video çekmezsiniz herhalde.
Gerçekten bir yere kapatılıp tedavi olması gereken insanlar sosyal medyada video çekiyor. Bilmiyorum arkadaşlar…”
AKP'li Terme Belediye Meclisi Üyesi Rümeysa Eker,
“Bu ülkede pezevenkler Kemalisttir. Uyuşturucu tacirleri Kemalisttir. Elletirim, belletirim diyenler Kemalisttir. Sex Shop işletenler Kemalisttir.”
ifadelerinin yer aldığı alçakça bir paylaşım yaptı.
Atatürk düşmanı Rümeysa Eker’in derhal Belediye Meclis Üyeliği iptal edilmelidir.
Şahıs hakkında suç duyurusunda da bulunacağız.
Yürüyerek her türlü yağ eritilir. Göbeğinizdeki, kalçanızdaki yağın iç organlarınızda olmadığını sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Vücudunuz yağlanmaya başladığında iç organlarınız da, damarlarınız da yağlanmaya başlar…
Polat ailesine baş sağlığı dilerim.
Ancak bu ailenin üzerine ne yazık ki biraz daha konuşmamız gerekiyor. Normal şartlarda herhangi bir televizyon kanalında yayınlanan bir BBG evi olsa çoktan yasaklanacak ve ağır cezalara çarptırılacak bir reality şovu, sosyal medyanın denetimsizliğini fırsat bilerek herşeye rağmen ısrarla devam ettiriyorlar. Hem mağduru hem de mağruru oldukları ticaret ile yoğrulan içinde pek çok davanın, bitmek bilmeyen skandalın ve cinayetlerin yoğrulduğu, dünyanın en tuhaf realty şovunu biraz da sosyal medyadaki denetimsizlik fırsatını kullanarak bir ülkenin üzerine boca ediyorlar. İtiraf edelim ne yazık ki toplumsal bir alıcısı ve karşılığı da var!
Bu şov ne yazık ki -biliyoruz ki- bu cinayetle BİLE son bulmayacak. Tam tersi daha çok, daha çok, daha çok storylerle çeşitlenecek.
Freni patlamış bir kamyon Türk toplumunun üzerine doğru yokuş aşağı gaza basarak story story geliyor...
https://t.co/RRNwMUaHFc
#varolusgunlukleri@ecapa_aklinizi
Bir ülkenin çöküşü her zaman gürültüyle başlamaz. Kimi zaman bir üniversite sıralamasında sessizce düşer. Bir laboratuvarda ışıklar daha erken kapanır. Bir hocanın odası boşalır. Bir öğrencinin gözündeki merak, sınav sisteminin dar koridorlarında yavaşça söner.
ODTÜ’nün 85’inci sıradan 801’e,
Boğaziçi’nin 139’dan 601’e,
İTÜ’nün 165’ten 801-1000 bandına düşmesi... sadece akademik bir veri değildir.
Bu, memleketin akıl damarlarında yaşanan tıkanmadır. Çünkü üniversite dediğin yer yalnızca diploma veren bina değildir; bir ülkenin geleceğiyle yaptığı en ciddi sözleşmedir. O sözleşme bozulduğunda, geriye yalnızca kalabalık sınıflar, yorgun hocalar, ezbere sıkışmış öğrenciler ve kendine güvenini kaybeden bir toplum kalır.
Ekonomi bozulur, yeniden toparlanabilir. Para yanar, yeniden kazanılır. Sistem çöker, değiştirilebilir. Hukuk yara alır, irade varsa onarılabilir. Ama eğitim başka bir şeydir. Çünkü eğitim, insanın içindeki zamanı biçimlendirir. Bir çocuğun merakını, bir gencin düşünme biçimini, bir toplumun hakikatle kurduğu bağı şekillendirir. Yanlış verilen eğitim sadece bugünü bozmaz; yarının aklını da sakatlar.
Üniversiteden mezun olmuş birine dönüp “Senin eğitimin eksikti, baştan başlayalım” diyemezsin. Liseyi bitirmiş bir genci yeniden çocukluğuna gönderemezsin. İnsan ömrü geri sarılan bir kaset değildir. Kaybedilen her yıl, yalnızca takvimden kopan bir yaprak değil; zihinden, hayalden, üretimden ve karakterden eksilen bir parçadır.
Asıl mesele sıralama kaybetmek değil. Asıl mesele, düşünmeyi öğretemeyen bir düzenin insanı sadece yarışmaya, ezberlemeye ve hayatta kalmaya zorlamasıdır. Oysa eğitim insanı özgürleştirmelidir. Soru sormayı, itiraz etmeyi, bağ kurmayı, üretmeyi, yanılmayı ve yeniden denemeyi öğretmelidir.
Bugün Türkiye’nin en derin yarası bütçe açığı değil, bilinç açığıdır. Çünkü ekonomi kasadır, hukuk terazidir, siyaset sahnedir; eğitim ise insanın kendisidir. İnsan bozulduğunda bütün sistemler eninde sonunda aynı karanlığa düşer. Bir ülkeyi gerçekten ayağa kaldırmak istiyorsan önce sınıfa bakacaksın. Orada ışık yoksa, gerisi sadece dekor olur.
33 yıllık bir aile hekimi şaşırtıcı bir gerçeği paylaşıyor:
Şeker:
Eğer herkes sadece 30 günlüğüne şekeri hayatından çıkarsa, şikâyetlerin yaklaşık %80’i adeta sihir gibi ortadan kaybolur.
D Vitamini:
Eğer herkes vücut ağırlığının her 11 kilosu için 1000 IU D vitamini alsa, muhtemelen muayenehanemde neredeyse hiç hasta kalmazdı.
Omega-3:
Eğer herkes her gün yeterli Omega-3 alsa, vücuttaki iltihapların yarısını görmezdik.
Magnezyum:
Eğer insanlar düzenli olarak magnezyum bisglisinat alsa, migren neredeyse geçmişte kalırdı.
Bağırsak Sağlığı:
Eğer herkes bağırsak sağlığını sistemli şekilde onarsa, muhtemelen SUV aracımı satmak zorunda kalırdım.
💥 Merkez Bankası'nda çöküş... İki saatte 14 milyar dolar gitti. Borsa'daki 2 trilyon liralık çöküş... Yarın bitmez.
🇬🇧 Londra'da BBVA'nın Türkiye Yatırım Konferansı'nda Mehmet Şimşek'in yüzüne bakıp salonu terk etti banka ve fon müdürleri.
💢 "Bizimle alay mı ediyorsunuz? Siz burada konuşurken, Türkiye'de ana muhalefet partisine kayyım tayin edildi." dediler ve salonu terk edip gittiler.
💡 Şimşek yerin dibine geçti.
💵 Yarın evdeki gümüşlere kadar satacaklar. Zecri tedbirler (Polisiye) de masada. Herkese geçmiş olsun.
Londra'da mutlak butlan şoku: Yatırımcılar Şimşek ve Karahan'ı masada bıraktı
TBMM'de kabul edilen ve yabancı fonlara vergi avantajı sağlayan yeni düzenlemenin ardından Londra’ya giren Şimşek ve Karahan, toplantı esnasında CHP’ye yönelik "mutlak butlan" kararı haberlerinin düşmesiyle büyük bir şok yaşadı.
İngiliz ekonomist Timothy Ash, yargı kararı sonrası yabancı yatırımcıların görüşmeyi terk ederek ofislerine döndüğünü belirtti.
💥 “80 yaşında yeniden cumhurbaşkanı adayı olmak için yırtınıyor. Durmuyor, utanmıyor!”
Fatih Altaylı’dan Kemal Kılıçdaroğlu yazısı:
👉🏻 “Çok merak ediyorum. 80’ine merdiven dayamış, hepsini kaybetse de 13 seçime girmiş bir adamın bir tane bile dostu olmaz mı?
Belli ki yokmuş. Olsaydı, ‘Tarihe böyle bir leke ile mi geçmek istiyorsun?’ demez miydi?
Şimdi ben bunları yazıyorum diye çevresindeki iktidar destekli yalaka taifesi bana tüm güçleri ile saldıracaklar.
Umurumda değil.
Kemal Kılıçdaroğlu’nu uzun yıllar destekledim. Doğru yaptım, yanlış yaptım. Bilemem.
Bir kaset skandalı sonrası boşalan CHP’nin genel başkanlık koltuğuna oturması için destekledim.
Olsa olsa siyasal İslamcı bir partinin cumhurbaşkanı adayı olabilecek Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday yaptığında içimizden çok kızsak da, “Tıpış tıpış vereceksiniz” cümlesini hakaret gibi algılasak da, Ekmeleddin İhsanoğlu’nun “Ekmek için Ekmeleddin” saçmalığı konusunda basın danışmanı Özlem Gürses’i uyarsak da destekledik.
Muharrem İnce’yi aday gösterdikten sonra yapayalnız bıraktığını, parti olarak arkasında durmadığını, sanki parti içindeki bir genel başkan adayından kurtulmak için aday gösterdiğini hissetsek de destekledik.
Altılı Masa’yı kurduğunda da “çoğulcu bir yaklaşım” diye onay verdik ama parti içindeki kimileri cumhurbaşkanı adayı olması için goygoya başladığı zaman olacakları hissederek Mayıs 2022’de ve Eylül 2022’de kendisini iki kez uyardım. “Sakın aday olmayın. Kaybedersiniz” dedim.
İkinci uyarımdan sonra kendisinin ağır hakaretlerine maruz kaldım.
O seçimi de 13. seçim olarak kaybetti ve CHP içinde haklı olarak bir muhalefet çıktı, “Yeter artık” dedi.
O gün bugündür o koltuğa yeniden dönmek, 80 yaşında yeniden cumhurbaşkanı adayı olmak için yırtınıyor.
Durmuyor, utanmıyor, bununla ilgili yaptığı paylaşımın altına yazılan on binlerce eleştirel yorumu bile okumuyor.
Dostu, arkadaşı, düşüneni, seveni yok görüyoruz. Yanındaki güruhun büyük bölümü, onu rezil etme pahasına partide güç ve imkan kazanmak, bunu da avantaya tahvil etmek isteyen bir grup asalak, dostu falan değil.
Ama yine de birisi söylesin kendisine.”
Yüksek tansiyon yaşla başlamaz.
İltihaplanma, insülin direnci ve düşük nitrik oksitle başlar.
Kan basıncınızı doğal yollardan düşürmek için işte 8 doktor sırrı:
1. Yiyebildiğin kadar lanet olası sarımsak ye.
Ümit Özdağ, ölmeden görmek istediği şeyleri sıraladı:
• İstanbul Havalimanı’nın tekrar Atatürk Havalimanı olduğunu.
• Kuleli Lisesi’nin açıldığını.
• Deniz Kisesi’nin açıldığını.
• GATA’nın açıldığını.
• Suriyeli ve Afganların döndüğünü.
• Devlet Planlama Teşkilatı’nın kurulduğunu.
• Öğrencilerin tek kişilik odalarda kaldığını.
• Bursla zorlanmadan 1 ayı geçirebildiklerini.
• Tiyatro ve sinemaya gidebildiklerini.
Yüksek kortizol, insülin direncinin asıl nedenlerinden biri olabilir.
Eğer insülin direncini ilaç kullanmadan tersine çevirmek isteseydim, her gün şu 8 şeyi yapardım:
1. Günün ilk öğününü geciktirirdim
(Protein açısından çok zengin değilse)