Geçen paylaşılmıştı; gayrımüslimlere verilen hukuki ve ticari imtiyazlar özellikle de Islahat Fermanı'ndan sonra öyle avantajlı hâle geliyor ki İzmir'de 1830'da 30.000 (yani Türklerin 4'te 1'i civarı) olan Rum nüfus 1860'ta Türk nüfusu geçiyor. Türkler on yılı aşkın süren savaşlarda silahaltında mahvolurken, kendilerinin sırtlarını Avrupa devletlerine yaslamış beratlı tüccarları ise yedi kuşaklarına yetecek paralar kazanıyor. İkinci Dünya Savaşı nedeniyle, o da sadece bir kez "hesabın ödenmesi" istendiğinde de ne hikmetse beyefendiler için asrın trajedisi oldu. Bırak Varlık Vergisi için Türklerden self-shame vs. beklenmesini, Şükrü Saraçoğlu'nun heykeli dikilse az gelir.
JUST IN: 🇺🇸 Foreigners in the U.S. for the World Cup have refused mandatory tips at bars and restaurants.
"Don't bully us for tips, pay your workers better!"
In the Ottoman Empire, taxes for Christians were so low that in the 1800s, Greeks settled in Western Anatolia and became the majority in Turkish cities like Izmir. Because they paid insignificant taxes in proportion to their incomes and could afford to raise larger families.
@IraTzourou@delskero Hukuki bir hakki yoksa ablacim sana ordan bir sey kalmaz ben sana soyleyeyim. Sen o samostaki evlerle idare edicen baska care yok. Neyse hic yoktan iyidir bence onu da bulamayan var
Eşi doğum yapacak olan Jeremy Doku, Dünya Kupası'ndan ayrıldı.
Gazeteci France Pierron: "Dünya Kupası'nda oynama şansına sahipsin. Yüzlerce futbolcu senin yerinde olmak için canını verir. Bu fırsat hayatında belki de bir daha asla karşına çıkmayacak…
Ve sen çocuğunun doğumuna katılmak için tüm bunları bırakıp gidecek misin?
Doğum, babanın hiçbir işe yaramadığı rezalet bir andır. Babanın oradaki rolü sadece bir figürandan ibarettir.
Elini tutarsın ve bir fotoğraf çekersin. Bebek her halükarda orada olacak, doğumuna gitmesen bile...
Sen ise (giderek) 10 saat kaybedeceksin, duygusal bir patlama yaşayacaksın, yorgunluktan tükeneceksin.
Dünya Kupası kaçırılmaz.
Bazı adamlar (Dünya Kupası'nı izlemeye) gelebilmek için belki kredi çekti, belki her şeylerini feda etti; sen ise bir göbek bağı kesmen için orada olmayacaksın."
Kanal, Pierron'un görevine son verdi.
Yunanlıların azınlık olduğu Selanik'i vatan haini bir Arnavut paşa yüzünden savaşmadan Yunanlılara verdik.
Yunanlılar bugün bile İzmir, İstanbul gibi şehirleri geri alma hayalini paylaşırken Türklerin Selanik'in geri alınmasından hiç bahsetmemesi utanç verici.