Günaydın ☀️
“Başlamak için mükemmel olmak zorunda değilsin; ama mükemmel olmak için başlamak zorundasın.” — Zig Ziglar
#GoodMorning#ChàoBuổiSáng#BuenosDías
Huzurlu, güzel ve keyifli bir gün olsun. ☕
Günaydın ☀️
“Başlamak için mükemmel olmak zorunda değilsin; ama mükemmel olmak için başlamak zorundasın.” — Zig Ziglar
#GoodMorning#ChàoBuổiSáng#BuenosDías
Huzurlu, güzel ve keyifli bir gün olsun. ☕
Günaydın ☀️
“Başlamak için mükemmel olmak zorunda değilsin; ama mükemmel olmak için başlamak zorundasın.” — Zig Ziglar
#GoodMorning#ChàoBuổiSáng#BuenosDías
Huzurlu, güzel ve keyifli bir gün olsun. ☕
Mutlu pazarlar ☕
Kendimize ayırdığımız zaman, boşa geçen zaman değildir. Bugün biraz kendiniz için yaşayın; dinlenin, okuyun, gezin, ne iyi geliyorsa onu yapın
Mutlu pazarlar ☕
Kendimize ayırdığımız zaman, boşa geçen zaman değildir. Bugün biraz kendiniz için yaşayın; dinlenin, okuyun, gezin, ne iyi geliyorsa onu yapın
MİLETOS MU, ATİNA MI? UYGARLIK HELLAS’TA DEĞİL, ANADOLU’DA DOĞDU: YUNAN TANRILARININ VE MİTLERİNİN İZLERİ BİLE YÜZYILLAR ÖNCE ANADOLU’DA VARDI
Yıllarca Batı tarih yazımında uygarlığın, felsefenin, sanatın ve mitolojinin sanki bir anda Antik Yunan’da ortaya çıktığı anlatıldı. Hatta buna zaman zaman “Yunan mucizesi” denildi.
Oysa Yunan mitolojisinde karşımıza çıkan birçok tanrı ve anlatının benzerlerini, Yunan dünyasından yüzyıllar önce Anadolu ve Hurri-Hitit metinlerinde görüyoruz:
Anu — Uranos
Kumarbi — Kronos
Teššub/Tarhuntaš — Zeus
Šauška — Afrodit
Appaliunaš — Apollon
Ullikummi ve kaos-canavarı geleneği — Typhon benzerlikleri
Özellikle Anu–Kumarbi–Teššub ile Uranos–Kronos–Zeus anlatıları dikkat çekici. Tanrı kuşaklarının birbirini devirmesi, gökyüzü egemenliği için mücadele etmesi ve Kumarbi–Anu anlatısındaki hadım etme motifi, daha sonra Kronos–Uranos anlatısında karşımıza çıkıyor.
Bir de Troya bağlantısı var. Hitit metinlerinde Wiluša adıyla geçen ve bugün büyük ölçüde Troya ile özdeşleştirilen krallıkla ilgili antlaşmada Appaliunaš adlı bir tanrı geçiyor. Appaliunaš ile Apollon arasındaki olası bağlantı uzun süredir araştırılıyor. Homeros’ta Apollon’un Troyalıların yanında yer alması da dikkat çekici.
Peki sadece mitoloji mi?
Felsefenin ilk büyük isimleri arasında sayılan Thales, Anaksimandros ve Anaksimenes Miletoslu. Herakleitos Ephesoslu, Anaksagoras Klazomenaili.
“Tarihin Babası” dediğimiz Herodot, Halikarnassos’ta, bugünkü Bodrum’da doğdu.
Antik dünyanın en önemli coğrafyacılarından Strabon, Amaseia’da, bugünkü Amasya’da doğdu.
Tıp tarihinde Knidos (Datça) Tıp Okulu önemli merkezlerden biriydi. Antik tıbbın en etkili isimlerinden Galenos ise Pergamonlu, yani Bergamalıydı. Eserleri Avrupa ve İslam dünyasında tıp eğitimini yüzyıllarca etkiledi.
Listeye bakınca tablo daha da belirginleşiyor:
Thales — Miletos (Aydın)
Anaksimandros — Miletos (Aydın)
Anaksimenes — Miletos (Aydın)
Herakleitos — Ephesos (Efes/İzmir)
Anaksagoras — Klazomenai (Urla/İzmir)
Herodot — Halikarnassos (Bodrum/Muğla)
Strabon — Amaseia (Amasya)
Galenos — Pergamon (Bergama/İzmir)
Bunlardan binlerce yıl geriye gittiğimizde ise Göbeklitepe ve Taş Tepeler karşımıza çıkıyor. Yaklaşık 12 bin yıl önce bu coğrafyada anıtsal yapılar, gelişmiş sembolik anlatım ve büyük toplulukları bir araya getirebilen bir sosyal örgütlenme vardı. Sonras��nda Troya, Hititler, Luviler ve Anadolu’nun sayısız kültürü geliyor.
Benim itirazım tam olarak burada. Uygarlık tarihini “önce Yunanistan vardı, uygarlık orada doğdu ve dünyaya yayıldı” diye anlatmak bana göre artık mümkün değil.
Arkeoloji ilerledikçe görüyoruz ki Hellas ortaya çıkmadan binlerce yıl önce Anadolu ve çevresinde büyük bir kültürel birikim zaten vardı. Yunan dünyası da boşlukta ortaya çıkmadı; Anadolu ve Doğu Akdeniz’in çok daha eski kültürleriyle sürekli etkileşim içinde gelişti.
MİLETOS MU, ATİNA MI? UYGARLIK HELLAS’TA DEĞİL, ANADOLU’DA DOĞDU: YUNAN TANRILARININ VE MİTLERİNİN İZLERİ BİLE YÜZYILLAR ÖNCE ANADOLU’DA VARDI
Yıllarca Batı tarih yazımında uygarlığın, felsefenin, sanatın ve mitolojinin sanki bir anda Antik Yunan’da ortaya çıktığı anlatıldı. Hatta buna zaman zaman “Yunan mucizesi” denildi.
Oysa Yunan mitolojisinde karşımıza çıkan birçok tanrı ve anlatının benzerlerini, Yunan dünyasından yüzyıllar önce Anadolu ve Hurri-Hitit metinlerinde görüyoruz:
Anu — Uranos
Kumarbi — Kronos
Teššub/Tarhuntaš — Zeus
Šauška — Afrodit
Appaliunaš — Apollon
Ullikummi ve kaos-canavarı geleneği — Typhon benzerlikleri
Özellikle Anu–Kumarbi–Teššub ile Uranos–Kronos–Zeus anlatıları dikkat çekici. Tanrı kuşaklarının birbirini devirmesi, gökyüzü egemenliği için mücadele etmesi ve Kumarbi–Anu anlatısındaki hadım etme motifi, daha sonra Kronos–Uranos anlatısında karşımıza çıkıyor.
Bir de Troya bağlantısı var. Hitit metinlerinde Wiluša adıyla geçen ve bugün büyük ölçüde Troya ile özdeşleştirilen krallıkla ilgili antlaşmada Appaliunaš adlı bir tanrı geçiyor. Appaliunaš ile Apollon arasındaki olası bağlantı uzun süredir araştırılıyor. Homeros’ta Apollon’un Troyalıların yanında yer alması da dikkat çekici.
Peki sadece mitoloji mi?
Felsefenin ilk büyük isimleri arasında sayılan Thales, Anaksimandros ve Anaksimenes Miletoslu. Herakleitos Ephesoslu, Anaksagoras Klazomenaili.
“Tarihin Babası” dediğimiz Herodot, Halikarnassos’ta, bugünkü Bodrum’da doğdu.
Antik dünyanın en önemli coğrafyacılarından Strabon, Amaseia’da, bugünkü Amasya’da doğdu.
Tıp tarihinde Knidos (Datça) Tıp Okulu önemli merkezlerden biriydi. Antik tıbbın en etkili isimlerinden Galenos ise Pergamonlu, yani Bergamalıydı. Eserleri Avrupa ve İslam dünyasında tıp eğitimini yüzyıllarca etkiledi.
Listeye bakınca tablo daha da belirginleşiyor:
Thales — Miletos (Aydın)
Anaksimandros — Miletos (Aydın)
Anaksimenes — Miletos (Aydın)
Herakleitos — Ephesos (Efes/İzmir)
Anaksagoras — Klazomenai (Urla/İzmir)
Herodot — Halikarnassos (Bodrum/Muğla)
Strabon — Amaseia (Amasya)
Galenos — Pergamon (Bergama/İzmir)
Bunlardan binlerce yıl geriye gittiğimizde ise Göbeklitepe ve Taş Tepeler karşımıza çıkıyor. Yaklaşık 12 bin yıl önce bu coğrafyada anıtsal yapılar, gelişmiş sembolik anlatım ve büyük toplulukları bir araya getirebilen bir sosyal örgütlenme vardı. Sonrasında Troya, Hititler, Luviler ve Anadolu’nun sayısız kültürü geliyor.
Benim itirazım tam olarak burada. Uygarlık tarihini “önce Yunanistan vardı, uygarlık orada doğdu ve dünyaya yayıldı” diye anlatmak bana göre artık mümkün değil.
Arkeoloji ilerledikçe görüyoruz ki Hellas ortaya çıkmadan binlerce yıl önce Anadolu ve çevresinde büyük bir kültürel birikim zaten vardı. Yunan dünyası da boşlukta ortaya çıkmadı; Anadolu ve Doğu Akdeniz’in çok daha eski kültürleriyle sürekli etkileşim içinde gelişti.
KAÇAKÇILAR BU SEFER DERSİNE ÇALIŞMIŞ 😂
Bu görüntüleri bir arkadaşım gönderdi. Ağrı'nın Patnos ilçesinde tarihi eser operasyonunda ele geçirilen iki lahit, Kars Arkeoloji ve Etnografya Müzesi'ne götürülünce sahte çıktı.
Ama yapan kaçakçıların hakkını yemeyelim; adamlar iki taş keselim, lahit diyelim dememiş. 😂 Kabartmalar, alınlık, insan başları, hayvan figürleri… Roma lahitlerinden bayağı ders çalışmışlar. Gerçek olsalardı üslup olarak insanın aklına MS 2.–3. yüzyıl Roma dönemi gelirdi.
Kaçakçılık kısmı rezalet ama işçilik konusunda ustalar müzeyi bile meşgul etmeyi başarmış. 😂
Sonuç: Roma dönemi değil, Patnos Sanayi Sitesi dönemi. 😄
KAÇAKÇILAR BU SEFER DERSİNE ÇALIŞMIŞ 😂
Bu görüntüleri bir arkadaşım gönderdi. Ağrı'nın Patnos ilçesinde tarihi eser operasyonunda ele geçirilen iki lahit, Kars Arkeoloji ve Etnografya Müzesi'ne götürülünce sahte çıktı.
Ama yapan kaçakçıların hakkını yemeyelim; adamlar iki taş keselim, lahit diyelim dememiş. 😂 Kabartmalar, alınlık, insan başları, hayvan figürleri… Roma lahitlerinden bayağı ders çalışmışlar. Gerçek olsalardı üslup olarak insanın aklına MS 2.–3. yüzyıl Roma dönemi gelirdi.
Kaçakçılık kısmı rezalet ama işçilik konusunda ustalar müzeyi bile meşgul etmeyi başarmış. 😂
Sonuç: Roma dönemi değil, Patnos Sanayi Sitesi dönemi. 😄
KAÇAKÇILAR BU SEFER DERSİNE ÇALIŞMIŞ 😂
Bu görüntüleri bir arkadaşım gönderdi. Ağrı'nın Patnos ilçesinde tarihi eser operasyonunda ele geçirilen iki lahit, Kars Arkeoloji ve Etnografya Müzesi'ne götürülünce sahte çıktı.
Ama yapan kaçakçıların hakkını yemeyelim; adamlar iki taş keselim, lahit diyelim dememiş. 😂 Kabartmalar, alınlık, insan başları, hayvan figürleri… Roma lahitlerinden bayağı ders çalışmışlar. Gerçek olsalardı üslup olarak insanın aklına MS 2.–3. yüzyıl Roma dönemi gelirdi.
Kaçakçılık kısmı rezalet ama işçilik konusunda ustalar müzeyi bile meşgul etmeyi başarmış. 😂
Sonuç: Roma dönemi değil, Patnos Sanayi Sitesi dönemi. 😄